Mehmet Ocaktan

Mehmet Ocaktan

Eleştiri iktidarları zayıflatmaz güçlendirir

Eleştiri iktidarları zayıflatmaz güçlendirir

Zaman zaman şikayetlerimiz olsa da esas itibarıyla Türkiye’nin son 15 yılda, yani AK Parti iktidarı döneminde ekonomiden demokrasiye kadar pek çok alanda önemli bir mesafe kaydettiğini biliyoruz. Aslında şikayet babında söylediklerimize daha yakından baktığımızda, bütün bunların zihnimizde Türkiye’ye biçtiğimiz rolün daha mükemmel olmasını istediğimizden kaynaklandığını görürüz.

Dolayısıyla eleştiriden korkmamak lazım. Eğer standartları yüksek, demokrasisi daha sağlam, ekonomisi daha güçlü, dış politikada diplomatik derinliği olan bir Türkiye istiyorsak, yapılanlar konusunda hakkı teslim etmek kadar, eleştirel bakmanın da çok değerli olduğunu bilmek durumundayız.

Nitekim Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kültür sanat ödülleri töreninde yaptığı konuşmada, kurucusu ve lideri olduğu AK Parti’nin özellikle eğitim ve kültür alanındaki icraatları konusunda bir bakıma eleştirel nitelik taşıyan çok önemli tespitlerde bulundu:

“Ülkemizin geçtiğimiz 14 yılda yaşadığı büyük dönüşümün en zayıf halkalarını ne yazık ki eğitim ve kültür oluşturuyor. Bu konularda hayal ettiğim düzeylere ulaşamamış olmamızdan fevkalade müteessirim. Bu bir özeleştiridir, ama gerçektir.”

Kuşkusuz bu tespitler, geçmişin muhasebesi açısından son derece kıymetlidir, ama daha da önemlisi gelecek için yol gösterici ve ufuk açıcı bir nitelik taşıyor olmasıdır. Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan bu özeleştiriyi yaptı diye AK Parti zaafa mı uğramıştır? Hayır, tam aksine güç kazanmıştır.

***

Şimdi yapılması gereken hiçbir komplekse kapılmadan, eğitim ve kültür alanında bugüne kadar nelerin yapılamadığı, bundan sonra hangi adımların atılması gerektiği son derece objektif ve zihni bir berraklık içinde masaya yatırılarak reformist adımların atılmasıdır.

Mesela eğitimde neden hala pek çok ülkenin gerisindeyiz, neden bir kalite standardı oluşturamadık?

Düşünün uluslararası eğitim değerlendirmesi testinde 72 ülke içinde 50. sıradayız. Singapur, Tayvan, Estonya, Vietnam ve Slovenya gibi ülkelerin bile gerisindeyiz. Oysa fiziki anlamda önemli yatırımlar yaptık, ülkenin her yerinde yeni okul binaları inşa ettik, araç gereçlerle donattık ama müfredatta sınıfta kaldık. İşte bütün bunları açık yüreklilikle tartışıp, eğitimin kalitesini artıracak ciddi yatırımlar yapmak zorundayız.

Dünyadaki sermaye hareketlerini ve değişik ülkelerin kalkınma hikayelerini iyi bilen bir iş adamı dostumuz Güney Kore’nin kalkınmasıyla ilgili önemli bir ayrıntıyı anlatmıştı. Diyor ki: “Dünya sermayesi belli dönemlerde belli ülkelere yönelir. 70’li yıllarda Asya ülkelerine önemli bir sermaye akımı olmuştu, Güney Kore ve Malezya gibi... O yıllarda Güney Kore ülkesine gelen bu paraları adeta eğitime gömmüştü. Amerika dahil pek çok ülkeye öğrenciler gönderdi, dijital mühendisleri, matematikçiler, inovasyon uzmanları yetiştirdi. Ve bugün Güney Kore’nin dünya çapında markaları var. Malezya ise o paraları betona gömdü, gökdelenler dikti. Aradaki fark ortada...”

***

Galiba bütün mesele, eğitime nasıl bir bütçe ayırıyoruz ve de hangi kaliteyi hedefliyoruz önemli olan bu... Yoksa görkemli okul binaları yaptırırız ama eğer kaliteli ve özgür düşünceli nesiller yetiştirecek bir müfredat hazırlayamazsak, yaptırdığımız görkemli binalar sadece beton duvarlar olarak kalır ve eğitimde hep geri sıralarda kalmaya mahkum oluruz.

Kültür sanat alanında ise daha içler acısı bir durumdayız. Büyükşehirlerimizin neredeyse hemen bütün mahallelerinde kültür merkezlerimiz var ama ne yazık ki dünya çapında ismi olan bestecilerimiz, ressamlarımız, romancılarımız yok. Ayrıca olanlara da pek ilgimiz olduğu söylenemez. AK Parti’nin geldiği kök itibarıyla baktığımızda, mesela son on beş yılda neredeyse bir tek Türk Sanat Müziği bestesi bile yapılmamış. Yine daha önce bir yazımda belirtmiştim, tekrar etmekte yarar var; 15 Temmuz bizim için bir milat özelliği taşıyor ama onun için bile dört başı mamur bir beste yapamadık. Bu gerçekten yürek sızlatan bir durum...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Ocaktan Arşivi