Abdulkadir Özkan

Abdulkadir Özkan

ABD Suriye’yi işgal mi edecek?

ABD Suriye’yi işgal mi edecek?

Esad’ın kimyasal silah kullanmasının ardından ABD tarafından bir askeri üssün vurulması çoğunlukla İslam dünyasından destek aldı. Bir bakıma böylece Suriye’nin içine yuvarlandığı çatışma ortamının ana sorumlularından birisinin ABD olduğu unutuldu/unutturuldu. Yine Afganistan’ın işgal altında olduğu, Irak’ın bölünmüşlüğünün tek sorumlusunun ABD olduğu da dikkatlerden kaçtı/kaçırıldı. Bir bakıma işgalci ve soykırımcı bir ülke kurtarıcı gibi alkışlanmaya başlandı. Bu arada bombaların anası derdikleri 10 tonluk bir bombayı Afganistan’da DEAŞ militanlarına karşı kullanıldığı, bunun sonucu 96 DEAŞ militanın öldüğü haberleri medyaya servis edildi. Ne var ki, militanlara yönelik 10 tonluk bir füzenin niçin kullanıldığı; bunun mantığının olup olmadığı sorgulanmadı. Bir adım daha ileri gidersek Suriye’de muhaliflerin kontrolündeki 2 kasaba ile Şam rejiminin kuşatması altındaki 2 kasabada bulunanların karşılıklı olarak tahliye edilmeleri anlaşması uygulamaya geçmek üzereyken tahliye edilenler saldırıya uğruyor ve 100 kişi hayatını kaybediyor. Kimse de mademki tahliyeler konusunda bir anlaşma olmuştur ve insanlar bu anlaşma çerçevesinde otobüslere bindirilmiştir, kimdir bunlara karşı saldıranlar diye sormadı? ABD ve Rusya Suriye’de her bakımdan etkili olduklarına göre anlaşmayı ihlal edenlere karşı neden ortak bir operasyon yapılmıyor? Her gün daha çok insanın ölmesi mi isteniyor? Çünkü, tahliyeye yönelik saldırı provokasyon olarak nitelendirildi ama bunu yapanlar bir türlü açıklanmadı, karşı saldırı da olmadı.
 
Bu noktada medyaya, “ABD’den Suriye’ye 50 bin asker” başlığı altında yansıyan habere dikkat çekmek istiyorum. Hemen belirtelim ki, ABD’nin Suriye’ye 50 bin asker göndermeyi planlaması, Suriye’nin işgal edileceği anlamına gelir. Aslında şu anda da Suriye ABD ve koalisyon güçleri ile Rusya tarafından işgal edilmiş olduğunu söylemek yanlış olmaz. İşgallerinin gerekçesi ise DEAŞ terör örgütü. İşin garip tarafı DEAŞ terör örgütüne yönelik tüm hava saldırılarına rağmen ABD ve Rusya başarılı olamıyor ya da olmuyor. Olmuyor demek daha gerçekçi olur. Çünkü ABD çevresinde 68 ülkenin yer aldığı koalisyon ve Rusya’ya rağmen DEAŞ terör örgütünün kökünün kazınamadığını düşünmek akla ters düşer. Bu arada bir de El Kaide ve DEAŞ’ın CIA tarafından üretildiği haberleri ve bilgileri de düşünüldüğünde İslam dünyasının üretilmiş tehlikelerle sindirilmeye çalışıldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu bakımdan DEAŞ’a karşı mücadele ediyor görüntüsü altında Suriye’nin işgalinin planlandığını söylemek yanlış olmaz. Kaldı ki, ABD’nin Suriye’ye yönelik 50 bin asker sevk etmesinin başka türlü izahı da olmaz.
 
ABD Irak’ın işgali sırasında Saddam’ın düzenli ordusuna karşı 50 bin asker cepheye göndermemişti. Meseleye bu açıdan bakıldığında ABD’nin Suriye’ye 50 bin asker göndereceği haberi gerçek ise meselenin sadece Suriye’nin işgali ile sınırlı kalmayacağını, işin daha ötesinde bir takım planların olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Kısacası görünen o ki, İslam dünyası bir takım iç sorunlarını kendi aralarında sürtüşme konusu yapmaktan kurtularak çevremizde cereyan eden olayların iç yüzünü sorgulamak durumundadır. Aksi halde iş işten geçmiş olabilir. Kısacası, sadece Türkiye olarak değil İslam dünyası olarak birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Kendi aramızdaki meseleleri sürekli tartışarak Haçlı ittifakının ülkemize ve İslam dünyasına yönelik hesaplarını göz ardı ettiğimizde yapılan ve söylenenlerin tümü kuru gürültüden ibaret kalacak, emperyalist sömürgeci Haçlı ittifakı meydanı boş bulmuş olacaktır. Çözüm ve çarenin adı her zaman tekrarladığım gibi İslam Birliği’dir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulkadir Özkan Arşivi