27 Temmuz 2017 Perşembe3 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:00Güneş 05:48Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:34Yatsı 22:14
    • 36°C Adana
    • 39°C Adıyaman
    • 32°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 40°C Amasya
    • 35°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 39°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 34°C Balıkesir
  • BIST: 108.410 1.12
  • Altın: 143,491 0.09
  • Dolar: 3,5304 -0.64
  • Euro: 4,1292 -0.05

Bunu nasıl başarırlar?

Zeki Ceyhan
Referandum sonuçları AKP’yi de “ikiye bölmüş” görünüyor.
Bir kısmı alınan sonucu beğenmeyip “buruk bir sevinç” yaşarken bir kısmı da, “Burukluğa, moral bozukluğuna hiç gerek yok” havasını estirmeye çalışıyor.
Moral bozukluğuna gerek olmadığını savunanlar bunun bir seçim değil referandum olduğunu ileri sürerek “yüzde 50 artı bir oyun” bile yeterli olduğunu ileri sürüyorlar.
“Buruk bir sevinç” yaşayanlar ise referandum sonuçlarından ders çıkarılmasını isteyerek “ötekileştirici ve ayrıştırıcı bir dil” kullanılmasından vazgeçilmesini diliyorlar.
 
Bu görüşü savunanlara hak vermemek elde mi?
Biz de bu görüşe katılıyoruz.
Referandum öncesinde “hayır” diyeceklere bir takım hoca efendiler “yabancılaşmış parça” muamelesi yapmasa daha güzel olmaz mıydı?
Ya da yine bir takım hoca efendiler “evet” demeyi “farz” gibi göstermeye çalışıp “evet” dememenin “vebal” olduğunu iddia etmese nasıl olurdu?
“Evet” diyeceklerin karılarını ve kızlarını kendilerine “helal” gören açıklamalar da işin tuzu biberi olmadı mı?
 
Böylesine ayrıştırıcı dilin alınan sonuçlar üzerinde etkili olmadığını söylemek mümkün mü?
AKP çatısı altında böyle düşünenlerin bulunması aslında memnuniyet verici bir gelişme olarak kabul edilmeli.
 
Ancak bir takım güçlükler çekebilirler.
Çünkü yakın bir tarihte Cumhurbaşkanı Erdoğan partilerine üye olacak ve Allah-u âlem kısa zamanda başlarına geçecek.
O zaman kendisine bu “tatlı dil” taleplerini iletmeyi nasıl başarırlar bilemiyoruz!
“Ey” diye başlayan cümleler kurmamasını ve “haddini bil” diye devam eden cümlelere son vermesini sağlayabilirler mi?
 
Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan onların “ötekileştirici ve ayrıştırıcı bir dil kullanılmaması” görüşünü paylaşır mı?
Yoksa “burukluğa, moral bozukluğuna hiç gerek yok” diyerek “aynı üslup ile tam gaz yola devam mı” der?
 
Bunu şimdiden kestirmek çok zor!
Hele bir taşlar yerine otursun ve referandum heyecanı ile söylenmiş sözlerin ortaya çıkardığı tablo sağlıklı bir biçimde ele alınabilsin!
Temennimiz AKP’ye akl-ı selimin hâkim olmasından başka bir şey değil.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.