Kemal Belgin

Kemal Belgin

Ceza tıraşı, başörtüler ve o fotoğraf...

Ceza tıraşı, başörtüler ve o fotoğraf...

Önce bizim müthiş Futbol Federasyonumuzdan başlayalım... Başakşehirspor’lu futbolcuların maç sonrası stadın çevresinde gazeteci veya televizyoncu pataklamalarının cezası kesilmişti hatırlarsanız. Olayın patlamasına sebep Emre sadece 50 lira ceza ile durumu atlatırken, kaleci Volkan da ayıp olmasın tarzından bir maçla yırtmıştı. Yalçın ve yedek kaleci Ufuk ise Disiplin Kurulu’nun hışmına(!) uğramış ve beşer maç almışlardı. Perşembe akşamı ekranlardan gecen alt yazı ile de Yalçın’la Ufuk’un cezalarında indirime gidildiği ve üçer maç ile neredeyse affedildikleri açıklanıyordu. Güzel! Güzel ama bu kafayla ülke futbolunun bir yerlere gideceğini sananlara ne denir acaba? Benzeri bir olay, çok kızdığımız Batı’da nasıl cezalandırılırdı? Hele hele kesilen cezalar acaba affa uğrar mıydı? Mesele sadece topu kaleye sokmakta değildir, aslı, o işle ilgili kim varsa onları medeniyet çizgisine çekmek, onlara iş ahlakı aşılamaktır. Yarın benzeri olaylar meydana geldiğinde siz ceza kesenler hafif isimler bulursanız nasıl da gaddar davranırsınız ben bilirim. Şimdiden ülkemizdeki bütün takımların futbolcularına sesleniyorum; bu Başakşehirspor cezalarını bir dosya olarak saklayınız ve başınıza benzeri bir olay gelirse savunmada kullanınız.
 
***
Ve de şu bizim ülkemizdeki bazı şerefsizlerin, insanlık dışı davrananların, medeniyetten bihaber gafillerin ve toplumu ikiye ayırma telaşındakilerin suratına inen, ne yazık ki, Batılı bir şamardan söz edeceğim... Hatırlarsanız, boksta başörtüsü izni çıkmıştı uluslararası maçlarda bile... Hadi boks vahşi spordur deyip bunun üzerinde durmadılar... Neredeyse işlerine bile gelmişti. Ama FİBA, yani uluslararası boks federasyonu da geçtiğimiz günlerde parkedeki kadın maçlarında kadınların sahaya başörtüsü ile çıkıp mücadele etmelerini uygun gördü. Yanlış hatırlamıyorsam Teak-Won-Do da böyle bir serbestlik tanınmıştı. Düşünebiliyor musunuz, Müslüman ülkede başörtülü kadınların kafasından başörtüsünü almak marifet sayılırken, hatta alkışlanırken, gâvur dediğimiz Batı’da birçok spor branşında serbestlik tanınıyor? Utansak mı, sıkılsak mı bilemem ama bu işlerin sorumlularının vicdanlarıyla baş başa bırakmak en iyisidir sanırım. Peki, bizdeki kafalara bir soru sormak isterim... Diyelim bizim kadın takımlarından biri, tuttu bir Avrupa maçında başı kapalı çıktı salona, ne olur? Hakemler de, saha komiserleri de hiçbir şey yapmazken, bizim sorumlular alelacele bu sporcumuza spor hayatını zindan ederler mi? Hayır diyenin alnını karışlarım. Ve inşallah yanılırım...
 
***
Öteden beri kafama bir konu takılıp duruyor. Üç gün önce yani, 3 Mayıs 1918 günü Atatürk’ün Fenerbahçe hatırat defterine yazdığı üzerinden kulübün kuruluşu anıldı. Dereağzı Tesisleri’nde Yüksek Divan Kurulu Başkanı ve bazı yönetim kurulu üyeleriyle birlikte bazı konuklar da katıldı. Konuşmalar yapıldı. Vefa Küçük muhteremleri de kürsüdeydi... Neyse... Peki, benim aklımın takıldığı yer neresi mi? Şurası; 1907 rakamından yürüyerek bazı muhteremler de 19 Temmuz’da Fenerbahçe’nin kuruluşunu kutluyorlar. Şimdi sormam mı ben, hangi tarih Fenerbahçe’nin asıl kuruluş tarihidir? Bakınız muhterem mucitler; Fenerbahçe’nin kuruluş tarihi sadece ve sadece 1907’dir. Günü ise asla ve asla belli değildir. Bu tarihi kulübün tarihiyle böyle oynamak hakkına sahip değilsiniz... Tabii ki başınızda, kenarınızda tarihi bilmeyen kıyamet gibi adam olursa...  Pardon unutuyordum; 3 Mayıs 1918’de Atatürk’ün hatıratı anılırken yanına da bir fotoğraf konulur... Atatürk’ün sanki kulübe gelişini anlatan... O tarihlerde Fenerbahçe Kulübü binası Kalamış’ta mıdır, yoksa Kuşdili çayırı ile Kurbağalıdere arasında mıdır? Yani yanan bina... Nereden mi biliyorum? Rahmetli dayımın rahmetli eşinin babasının orada, hemen yanan kulübe bitişik  bir kayıkhanesi vardı da... Ayrıca o fotoğrafta 1918’de şapka devrimi(!) yapıldığı da görülmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kemal Belgin Arşivi