26 Temmuz 2017 Çarşamba29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:58Güneş 05:47Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:35Yatsı 22:15
    • 34°C Adana
    • 36°C Adıyaman
    • 31°C Afyon
    • 30°C Ağrı
    • 33°C Amasya
    • 33°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 30°C Artvin
    • 33°C Aydın
    • 35°C Balıkesir
  • BIST: 107.489 0.42
  • Altın: 142,921 -0.42
  • Dolar: 3,5608 -0.08
  • Euro: 4,1464 -0.15

Fenerbahçe’nin kara, yenilerin ak günü...

Kemal Belgin
Önce Kadıköy Caferağa Salonu’nda idik. Kadınlar Basketbol Ligi final maçlarının sonuncusu oynanıyordu. Bundan önceki dört maç 2-2 berabere sonuçlanmış, dolayısıyla kupayı kaldırma günü gelip çatmıştı. Bir tarafta pahalı bir takım olan yılların Fenerbahçe’si, karşı tarafta ise yeni kurulmuş Yakın Doğu Üniversitesi takımı buluyordu. Fenerbahçe’nin kadrosun, ciddi ve alternatifli kullanılmak adına sekiz kişilik, rakibin ise kadrosu aynı özellikler bazında sadece dört kişi idi. Yani ilk iki maçı kaybetmesine rağmen Fenerbahçe mutlak favori olmalıydı. Ama tam bu önemli maçlar arifesinde Yunanlı koç kovulmuş, yerine kim olduğu bile bilinmeyen bir fotoğraf konmuştu. Uzatmayalım; Yakın Doğu Üniversitesi sınırlı kapasitesine rağmen elindeki usta koçla birlikte şampiyon oldu. Salonda ne tokatçı vardı, ne de onun has adamı küfürcü başı...
 
Oradan Saraçoğlu’na yöneldik. İki spor sahasının arası yürüyerek 10 dakika... Türkiye Kupası yarı final rövanş maçında yılların Fenerbahçe’si ve dünkü Başakşehirspor vardı. Hadi Belediyespor isminden bu yeni isme geçişi de sayarsak en fazla on yıllık bir kulüp...
 
Kupada ilk maç 2-2 bitmişti. Yani kâğıt üzerinde Fenerbahçe daha şanslı gibi görünüyordu finale çıkmak adına... Ama Fenerbahçe’nin öyle bir forveti vardı ki, getir ayağıma kadar atayım gibilerinden tek taraflı... Orta sahası pas tezgâhı dokumakta özürlü, sadece mücadeleci ve genelde de karşılayıcı. Savunması ön liberolarıyla iyi bütünleşirse kolay gol yemiyordu. Rakipte ise her türlü oyuna uymayı becerebilecek elemanlarla çoktu. Savunmada iyi orta alanda, rakipten çok çok iyi, önde de en kötü günlerinde olmalarına rağmen alış veriş yapabilen nitelikte oyuncular... Zaten Başakşehirspor iki defa öne geçti. Ancak ne var ki, “Biri çıkar bir vurur Fenerbahçe sevinir” kuralı bu maçta da geçti. Ve 2-2 berabere bitti gene maç. Artık kaderi penaltılar belirleyecekti. Uzadıkça uzadı ve sonunda dünkü kulübün takımı finale çıktı.
 
Özetle mi? Bir spor branşının kadınlar düzeyinde Fenerbahçe şampiyonluğu dünkü takıma kaptırdı. Diğer bir spor branşında erkekler de kupada final oynamayı 10 yıllık rakibine sundu. Bunun sırrı nedir mi? Eh siz tam lig biterken, tam playoff oynanmak üzeri iken hocanızı kovup yerine ismini kimsenin bilmediği bir şahsı onca pahalı takımın başına getirseniz... Devamla çuvalla paraya kurduğunuz ve yazbozunu çok sevdiğiniz futbol takımının başına da emekli birini getirseniz, sizi böyle üç günlük kulüplerin takımları bile alaşağı eder...
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.