20 Ağustos 2017 Pazar27 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • "Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir." Lokman,31/17
  • "Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur." (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, Şü’abü’l- İman”, 4/334)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:36Güneş 06:12Öğle 13:15İkindi 17:00Akşam 20:04Yatsı 21:33
    • 26°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 18°C Afyon
    • 16°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 25°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 19°C Balıkesir
  • BIST: 107.202 0.35
  • Altın: 145,263 -0.52
  • Dolar: 3,5161 -0.05
  • Euro: 4,1312 0.01

Bu ülkede Trump’a inanan kaldı mı?

Abdulkadir Özkan

Trump’ın danışmanlarından WalidPhares bir Türk gazeteciye, “Trump darbeye karşı Türk halkının yanında” demiş. Bu sözleri de gazetede manşet olmuş. Röportajın yayınlandığı gazete yönetiminin bu sözlere inanıp inanmadığı ve yayın politikasını kendileri bilirler ama manşet yapılan bir açıklamanın da inandırıcı olması gerekmez mi? Yani, Türkiye’de bunca olay ve gelişmeden sonra Trump ya da çevresindekilerin sözlerine inanacak bir kişi kaldı mı merak ediyorum. Bir başka ifade ile Trump yönetimindeki ABD’nin Türkiye’ye dostça yaklaşabileceğini, Türkiye’nin çıkarları aleyhine hareket edilmeyeceğini, bununda ötesinde ABD’den dostluk beklenebileceğine dair müspet düşünen kaldı mı? Hadi diyelim ki, dünya şartları gereği zaman zaman ülkeler söylediklerine uygun hareket edemeyebilirler. Birilerinin dediği gibi reel politika(!) gerçeklere ters düşebilir ve yöneticiler de bu tersliği ve çarpıklıkları bile bile yutabilirler.

Ancak, son yıllarda yaşanan iki olay Türkiye açısından ABD için turnusol kâğıdı görevi yapmıştır. Bu olaylardan birisi Suriye’de yaşananlar, ikincisi ise 15 Temmuz 2016 FETÖ darbe girişimi. Şimdiye kadar icat edilen bir takın suni tehditlerle ABD başta ülkemiz olmak üzere pek çok ülkeyi korkutarak yanında tutmuştur ama Irak’tan sonra Suriye’de yaşananlar ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından pek çok FETÖ mensubunun ABD’ye kapağı atmış olması, orada hiçbir takibata maruz kalmadıkları gibi terör örgütü başının iadesi konusunda ABD’nin hiçbir adım atmaması, koruyucu kanatları altında tutuyor olmasının ardından adı ister Trump ister bir başkası olsun ABD yetkililerinin inandırıcılığı kalmamıştır. Türkiye’nin çıkarlarını ve isteklerini bir kenara iterek Suriye’nin geleceğini bir terör örgütüne teslim etme çabaları ve söz konusu terör örgütü adına Suriye’nin önemli yerlerinin terör örgütüne tahsis etmek için işgal ediliyor olması karşısında bir takım açıklamalar yapılarak yalancılığı tescilli olanların doğru söylediğine inanmak mümkün mü?

Aslında ABD’nin Türkiye’ye karşı tavrında uzun yıllardan beri dostluktan çok düşmanlık hâkimdi. Bu bakımdan sadece Trump değil, Obama ve ondan önceki başkanların ülkemiz ve bölgemize yönelik eylemleri hatırlandığında fazla bir değişiklik olmamıştır. Tüm uygulamalar ülkemiz ve bölgemiz için zararlı olmuştur. Bir yandan işgaller, öbür yandan parçalanan ve ufalanan devletlerin oluşması yönünde adımlar atılmıştır. Bunun da ötesinde demokrasi ve özgürlük getirmek için(!) ülkeler işgal edilirken, öbür yandan halkın iradesi ile iş başına gelen yöneticiler ABD destekli darbelerle devrilmiş, darbeler girişim halinde kalmış, başarılı olamamış ise onlarda ABD ve yandaşları tarafından korumaya alınmıştır.

Dilimizde, ‘Yalandan kim ölmüş’ şeklinde bir söz vardır. Gazetede ‘Trump darbeye karşı Türk halkının yanında’ başlığını görünce bu söz aklıma geldi. Ardından da yalandan belki ölen olmamıştır ama, ‘Yalancıyı kurt yemiş kimse inanmamış’ atasözümüzü hatırladım. Yani yalancının cezasını ödemesi için artık yalanlara kananlar sıfırlanmasa bile çok azalması gerekiyor. Aksi halde söylenen yalanlara müşteri bulunabildiği sürece yalancının mumu yatsı çoktan gelmiş olmasına rağmen yanmaya devam edecektir. Bu bakımdan yalancıya kızalım, yalanını suratına vuralım ama bilerek onların yalanlarına çanak tutmamak gerekir.

Bunca gelişmeden sonra olsun ABD söz konusu olduğunda “dost ve müttefik” kelimelerini kullanmayalım. Son bir söz daha, Trump’ın danışmanının, “Trump darbeye karşı Türk halkının yanında” ifadesi üzerinde duralım. Acaba, Trump, Türk halkının yanında olmaktan terör örgütü başını ve mensuplarını korumayı mı anlıyor? Bir başka ifade ile darbenin başarılı olmasının halkımızın iyiliğine olacağını düşünüyordu da onun için mi terör örgütü başını ve elemanlarını koruma altında tutuyor. Son bir soru: Trump’ın danışmanı bu söz ile Trump Türk halkının yanında ama yönetimin değişmesini mi istiyor demek istedi. Yani, Türkiye’yi kimin yöneteceğine halkımız değil de kendilerinin belirlemesi gerektiğine mi inanıyor denilmek isteniyor?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.