Fatma Tuncer

Fatma Tuncer

Zümra’nın mezuniyet töreni

Zümra’nın mezuniyet töreni

Zümra 18 yaşında engelli bir genç kız. Bu yıl, kendisi için saçını süpürge yapan annesinin ve öğretmeninin desteği ile okulunu bitirdi ve büyük bir heyecanla beklediği diplomasını aldı. Bu belki sıradan bir çocuk için, sıradan bir heyecan olarak görülebilir. Fakat Zümra için öyle değil. Zira o, eğitim süresince adeta toprağı iğne ile kazdı ve büyük zorluklar yaşadı.

Engelli bir çocuğa sahip olmak yorucu bir maratona çıkmak gibidir. Böyle bir durumda, şefkatinizle beslediğiniz çocuğunuzun hiçbir zaman büyümeyeceğini ve daima size ihtiyaç duyacağını bilir ve bütün yaşamınızı buna göre düzenlersiniz. Artık iki kişilik bir dünyanız vardır. Siz çocuğunuzun gören gözü, işiten kulağı, yürüyen ayağısınızdır ve karşılaştığınız bütün meşakkatleri onunla birlikte aşacağınızın farkındasınızdır. O yüzden engelli çocuk annelerinin Allah katında özel bir yere sahip olduklarına inanırım.

Zümra’nın annesi kızı ile çıktığı bu yorucu yolu başarı ile tamamlayan annelerden sadece biri. Babanın yokluğunda kızına kol kanat geren ve onu şefkati ile besleyen fedakâr bir anne o. Kendisi bu konudaki duygularını şöyle ifade ediyor:

“Engelli çocuğun bakımı ile ilgilenmek oldukça yorucu bir iştir. Fakat Allah bakıma muhtaç olan bu çocuğu annenin nazarında o kadar sevimli kılıyor ki, sizin ona olan sevgi ve şefkatiniz büyüdükçe büyüyor ve yaşadığınız zorlukların üstesinden gelebiliyorsunuz”

Zümra’nın mezuniyet törenine manevi ablaları ile birlikte katılma fırsatı buldum. Bu Zümra için olduğu kadar benim için de özel bir gündü. Büyük zorluklar karşısında elde edilen başarılar, insanın motive duygularını harekete geçiriyor ve pozitif enerji empoze ediyor. Büyük mücadelelerin sonucunda elde edilen başarıdan diğer insanlar da pay alıyor. Bu bir gerçek!

Bizler manevi ablaları olarak Zümra’yı bu özel gününde yalnız bırakmadık. Bu onu o kadar mutlu etti ki, gözlerinde güneşler açtı. O akşam onun gözlerindeki mutluluğu görünce, mezuniyet merasimini düzenleyen arkadaşımıza özel teşekkür ettim ve bu örnek davranışın herkesin zihninde ve kalbinde yer etmesi için dua ettim. Zira mutluluk denen şey küçük ayrıntılarda gizlidir fakat insanlar bu ayrıntıları hep es geçerler, dikkate almazlar. Bazen küçük bir tebessüm ya da bir söz kırılan kalbinizi onarır ve size direnç kazandırır. Küçük bir sürpriz, küçük bir ayrıntı hayatınızı bahara çevirip sizi mutluluklar ülkesine taşıyabilir. Fakat nedense insanoğlu mutluluğu çok ötelerde arıyor. Mutluluğun kaynağı olan sevgi ve şefkatini paylaşmakta cimri davranıyor, verici olmaktansa alıcı olmayı tercih ediyor. Bu kişiler mutluluğun gizlendiği ayrıntıları dikkate almadıklarından ne yaparlarsa yapsınlar kendilerini iyi hissedemiyorlar. Onlar mutluluğun para ile mümkün olabileceğini düşünüyorlar. Oysa mutluluk bu insanların kayda değer görmedikleri o küçük ayrıntıların içinde gizlidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fatma Tuncer Arşivi