20 Kasım 2017 Pazartesi2 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:20Güneş 07:50Öğle 12:57İkindi 15:26Akşam 17:50Yatsı 19:14
    • 15°C Adana
    • 14°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 16°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 105.492 -0.70
  • Altın: 162,101 0.48
  • Dolar: 3,9029 0.82
  • Euro: 4,6006 0.73

Kol saati, öyle mi?

Ahmet Kekeç

17/25 Aralık hadisesinin, “yolsuzluk” susturuculu bir darbe girişimi olduğu biliniyor... Asıl hedefin yolsuzluk iddiaları üzerinden Erdoğan’a ulaşmak (Erdoğan’ı indirmek) olduğu da biliniyor...

Hele, soruşturmanın en önemli cüzünü oluşturan Halkbank meselesinin, doğrudan Amerika’yı ilgilendirdiği ve “ambargoyu delmek” suçlamasının Türkiye’de yasal bir takibatı gerektirmediği de biliniyor.

Bunları bile bile, “kol saati” diye yazılar yazıp, o günkü iddiaların bir başka veçhesiyle “haklılığına” işaret etmek, en hafif ifadesiyle, ayıptır.

Ki, ambargoyu delmiş mebzul miktar Amerikan firması varken, burada “suç”vehmedenlerin değirmenine su taşımak ya da suç varmış da üzeri örtülüyormuş gibi bir algı oluşturmak, “ayıp”ın da ötesinde bir tutuma işaret eder.

Ben yoruldum “içimizdeki” elemanlarla cebelleşmekten.

Bunun adını da siz koyun...

Efendim, dönemin Başbakanı “Aklanın da gelin” demiş...

Eski TBMM Başkanı, “Evet, aklansınlar da gelsinler” demiş...

Peki, dönemin Başbakanı ve TBMM Başkanı, o delillerin nasıl oluşturulduğunu bilmiyor mu?

Para sayma makinelerinin, ayakkabı kutularının, montajlanmış ses kayıtlarının, ortalığa saçılmış tapelerin ve bilumum kirli varakanın bir mizansenin “tamamlayıcı aparatları”olduğunu bilmiyor mu?

Kaldı ki, “aklanın gelin” diyen dönemin Başbakanı, bir de, durumdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haberdar olduğunu, hatta onun iznini aldığını söylemişti. Yani, yanlış bilgi vermişti.

Burada bir problem yok mu?

FETÖ’nün iddialarına karşı mı aklanıp geleceklerdi?

FETÖ muhasarası altındaki bir yargı organından mı “temiz kâğıdı” alacaklardı? (Temiz kâğıdı verecek kurumun bazı üyeleri şu an FETÖ’den dolayı tutuklu bulunuyor.)

Efendim, “kol saati” ile sembolize olan yolsuzluk dosyalarını içimize sindirmemizin “istenmesi” içimize sinmiyormuş... 

Böyle yazıyor bir arkadaş...

Evet, Amerika'da bir yerlerin Erdoğan'la, Türkiye ile hesaplaşma halinde olduğuna inanıyormuş... Bu, bütün İslam dünyasına yönelik hesaplaşmanın bir uzantısıymış... O dönemde Türkiye-İran ilişkileri de, Amerika'nın hesabını bozan niteliğiyle boy hedefiymiş... Bu davanın (Amerika’daki davanın) böyle bir hesaplaşma boyutu varmış ama... Yine de, bir “milli mesele”yi öne çıkarıp, kol saatiyle sembolize edilen yolsuzluk dosyalarını içine sindirmesini istemeleri, arkadaşın içine sinmiyormuş.

Şu an Amerika’da görülmekte olan davanın, 17/25 Aralık hadisesiyle ne alakası var ki, içine sinmiyor? 17/25 Aralık soruşturması “akim bırakıldığı”, yolsuzlukların üzerine gidilmediği, Bakanların Yüce Divan’da aklanıp gelmelerine fırsat verilmediği, Erdoğan buna direndiği için mi Amerika durumdan vazife çıkarıp, bizim adımıza gerekli soruşturmayı yapıyor?

Bazıları, “FETÖ başaramadı, belki Amerika başarır” derdinde.

Sizler de bu ajandaya göre mi konuşuyorsunuz?

Hem, bir “milli mesele” olarak karşımızda duran ABD tazyikini, neden “kol saati”yle sembolize edilen sözde yolsuzluk dosyalarıyla “irtibatlandırarak” anlamaya ve açıklamaya çalışıyorsunuz ki?

Başka örnek mi kalmadı?

HAMİŞ

15 Temmuzhadisesinin birçok şeyi açığa çıkardığı, FETÖ mamulü bütün soruşturmaların ve iddiaların altını boşalttığı fikriyatı, en muhalif kesimler tarafından bile kabul görüyor ama içimizdeki elemanlar hâlâ ve ısrarla içinde “yolsuzluk dosyaları” geçen cümleler kuruyor. Ne tuhaf!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.