Yiğit Bulut

Yiğit Bulut

'NBŞ, Nişasta Bazlı Şeker' ve kanser!

'NBŞ, Nişasta Bazlı Şeker' ve kanser!

Sevgili dostlar, 10 yıldır bu konuyu Türkiye’de GÜNDEMDE tutmaya çalışıyorum, BU SENE İLK DEFA KOTA ARTIŞINA İZİN VERİLMEDİ… Bugüne kadar destek olanlardan Allah razı olsun…

Aylar önce şöyle yazmıştım; NBŞ lobisi hareketli, ANKARA’YA KAMP KURMUŞ “ABİLER”! GÖRDÜLER KAMPI!! Bundan sonra bu ülkede bunlara “su yok”!

Yıllardır “nişasta bazlı şekerimsilerin” başta çocuklar olmak üzere hepimizi nasıl tehdit ettiğini yazıyorum, bugün YİNE YAZACAĞIM…

Detaya geçmeden sizlerden çok gelen “neden yapıyorlar, bu ürün kullanılıyor” sorusuna uzmanların cevabını aktarmak istiyorum; “Mısırdan yüksek fruktoz içerikli mısır şurubu yapımına 1970’lerde başlandı. 1980’lerde yılda 3 milyon ton olan üretim, günümüzde 20-30 milyon tonun üzerine çıktı Nişasta glikoz moleküllerinden oluşan birleşik bir şeker. Mısır şurubu, mısır nişastasının kimyasal işlemden geçirilmesiyle elde ediliyor. Nişasta parçalanarak glikoza, ardından glikoz fruktoza dönüştürülüyor. Bazı ürün paketlerinde mısır şurubuna “nişasta bazlı sıvı şeker” adı veriliyor; kısaca “NBSŞ” dendiği de oluyor. ABD’de HFCS olarak isimlendiriliyor. Mısır şurubu, şeker pancarından elde edilen şekerden daha tatlı ama daha ucuz ve taşınması daha kolay. Bu da gıda üreticileri için daha düşük maliyet ve daha yüksek kâr anlamına geliyor. Mısır şurubunun içinde yüzde 90’lara varan fruktoz (meyve şekeri) bulunur. Şeker pancarından elde edilen sakkaroz (çay şekeri) yarı yarıya fruktoz ve glikoz içerir. Sakkaroz: 100 birim, glikoz 74 birim, fruktoz 173 birim tatlılığa sahip”...

Konuya “dünya ve Türkiye’deki bazı örnekler” ile devam etmek istiyorum...

1-“...Kanser hücrelerinin büyümesini hızlandırıyor... Bugüne kadar yapılan pek çok araştırma, doğalın dışına taşmış şeker metabolizmasının pankreas kanserine neden olduğunu gösterdi. ABD’de 88 bin 802 kadının katılımıyla gerçekleştirilen ‘Nurses Health Study’ adlı araştırmada, 18 yıllık takip süresinde 180 kişide pankreas kanseri saptandı. Bu çalışmaya göre çay şekeri (sükroz) pankreas kanseriyle ilişkili bulunmadı. Buna karşılık özellikle vücut kitle indeksi yüksek olan ve artmış ensülin direnci bulunan bireylerde, yüksek glisemik yük ve fruktozdan (mısır şurubu şekeri) zengin diyet, pankreas kanseri olasılığını istatistiksel anlamlı bir biçimde artırdığı görüldü. Multiethnic Cohort adlı çalışmada ise diyetteki glisemik yük (bir yiyeceğin bir porsiyondaki gerçek karbonhidrat miktarı), eklenen şekerler ve karbonhidratların pankreas kanseri oluşturma riski araştırıldı. ?8 yıl izlenen 162 bin denekten 434’ünde pankreas kanseri ortaya çıktı. Analiz sonucunda nişasta bazlı şekerde bol miktarda bulunan fruktozun pankreas kanseri ile istatistiksel anlamlı ilişkili olduğu gösterildi... . ABD KOTA KOYDU... Los Angeles Üniversitesi araştırmacıları yayınladıkları çalışmalarında, fruktozun pankreas kanseri hücrelerinin çoğalmasını hızlandırdığını ortaya koymuştu. Pankreas hücre soylarında yapılan bu araştırmaya göre, fruktoz kanser hücreleri tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabilmekte. Araştırma ABD’de ciddi tartışmalara neden oldu”...

2-“...CERRAHPAŞA Tıp Fakültesi Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkan Prof. Dr. Mehmet Aydın, bilimsel çalışmaları şöyle anlattı: ‘Fazla fruktoz tüketen deney hayvanları üzerinde çalışmalar yapıldı. Fruktozun, diyabet, koroner kalp hastalığı, karaciğer yağlanması ve hipertansiyona yol açtığı görüldü. Son 30-40 yıldır çay şekeri yerine mısır şurubunun kullanılması, şişmanlığın ve şişmanlıkla ilgili hastalıkların bir salgın haline dönüşmesini kolaylaştırdı. Ayrıca obezite, hipertansiyon, diyabet, karaciğer yağlanması, depresyon ve böbrek yetersizliği olan hastalar üzerinde yapılan incelemede, kanlarındaki ürik asit oranının yüksek olduğu belirlenmiş. Deney hayvanlarına fruktoza eşdeğer miktarda glikoz ya da laktoz (süt şekeri = Glukoz + galaktoz) verildiğinde ise bu hastalıklar görülmüyor’...

3- “Prof. Dr. DİZDAR, NBŞ ile ilgili bilimsel araştırmaları da şöyle anlatıyor, Mısır şurubunda elde edilen yüksek fruktoz içerikli şeker, iç organlarda ve karın içinde yağlanmanın en önemli nedenlerinden birisidir. Yağlanma sonucu oluşan metabolik sendromla; siroz, karaciğer kanseri, karaciğer rezeksiyonu (karaciğerin bir kısmının ameliyatla alınması) ve transplantasyonu gereken hasta sayısı da artmaktadır. ‘Steatozis’ olarak adlandırılan yağlanma, özellikle son 10 yıl içerisinde artış göstermiştir. Alkolik olmayan insanlarda da karaciğer yağlanması sık görülür oldu. Bu yağlanmayla diyabet ve kanser gelişmesi olasılığı artmakta. Taşsız safra kesesi iltihabı, akut pankreatit tablolarındaki artış yüzlerce cerrahi ve dahili tedavi girişimi ile sonuçlanıyor.”

Sevgili dostlar, BU SATIRLAR SONRASI TEKRAR EDİYORUM; ÇOCUKLARINIZIN YEDİĞİ BİRÇOK ÜRÜNDE VE GÜNDE DEFALARCA İÇMESİNE İZİN VERDİĞİNİZ İÇECEKLERDE NİŞASTA BAZLI ŞEKER OLABİLİR... PAKETLERİN, KUTULARIN ÜSTÜNÜ İYİ OKUYUN VE VARSA MUTLAKA TÜKETMESİNE ENGEL OLUN! 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yiğit Bulut Arşivi