18 Kasım 2017 Cumartesi29 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:18Güneş 07:48Öğle 12:56İkindi 15:27Akşam 17:51Yatsı 19:15
    • 26°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 14°C Afyon
    • 12°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 15°C Ankara
    • 23°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 106.239 -0.69
  • Altın: 161,321 1.64
  • Dolar: 3,8713 0.09
  • Euro: 4,5671 0.28

Özbekistan

M. Şevket Eygi

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyef Ankara ’ya geldi, iki ülke arasında 22 ayrı anlaşma imzalandı. Merhum Turgut Özal zamanındaki darbe teşebbüsünden sonra, iki ülke arasında büyük soğukluk ve gerilim olmuştu. Buzların erimesi sevindiricidir. İslam Kerimof’un yerine geçen Şevket bey, yurt dışında yaşayan muhaliflere vatanınıza dönün çağrısı yaptı, onlara garanti verdi, bir kısmı döndü. İslam Kerimof zamanındaki kadar baskı olmasa da, Özbekistan’da din hürriyeti hâlâ hayli kısıtlıdır. Hapishanelerde büyük sayıda Müslüman ve İslamcı bulunmaktadır. Duyduğuma göre, cezası biten bazı Müslümanlar salıverilmiyormuş. Bu olumsuzlukların giderilmesini bir Müslüman olarak temenni ediyor, mağdur ve mazlum kardeşlerime sabır temenni ediyorum… Gençlerin dindar olmasına, namaz kılmasına, camilere gitmesine karşı çıkılmamalıdır. İsteyen Özbek hanımları tesettüre bürünebilmelidir. Devlet elbette terörle, radikal İslamcılarla, din sömürüsü ile mücadele edecektir ama bu, din hürriyetini kısıtlamak suretiyle yapılmamalıdır. Terörün, radikalliğin en büyük ilacı tasavvuftur, tarikatlardır. Özbekistan Nakşiliğin ana vatanıdır, orada tasavvufa baskı yapılmamalıdır… Yine duyduğuma göre, hoparlörle ezan okunmasına izin verilmiyormuş. İşte bunu alkışlıyorum… Diktatör İslam Kerimof ve eşi Özbek değillerdi. Şevket bey Özbektir… İngilterede Din Devlet birliği ve işbirliği olduğu gibi Özbekistan’da da, diğer dinlere de hürriyet verilmek şartıyla İslam-Devlet işbirliği olmalıdır. Din, inanç, ibadet, inandığı gibi yaşamak yasaklanmamalı; din sömürüsü, terör, radikalizm yasaklanmalıdır. Şu hususu da belirtmek gerekir ki, İslam baskıyla durdurulamaz. Din hizmetleri alim, fazıl, bilge, yüksek ahlaklı, yüksek karakterli, mürüvvetli, fütüvvet ahlakına sahip, ihlaslı, ziyalı kimselere verilirse olumsuzluklar ortadan kalkacaktır. Özbek halkının büyük kısmı, Sovyet neo-kolonyalizminin ve Marksist-Leninist ideolojinin tahribatına rağmen bozulmamıştır. Müslüman Özbekler, kumaş ve tahtaları kıymetli, cevherli vasıflı güçlü insanlardır. İstanbula çalışmak için gelen Özbeklerin büyük kısmı zeki, akıllı, gerçek dindar, namuslu, haysiyetli, faziletli, başarılı insanlardır. Cenab-ı Hak, Şevket Mirza ve ekibine hayırlı başarılar nasip etsin. Diktatör Kerimof zamanında yapılan zulümlerin yaraları inşaallah sarılsın. Özbek halkı, din konusunda İngiltere Müslümanları kadar hür olsunlar; İslam dünyasına ışık tutsunlar, insanlığa hizmet etsinler. Şevket beyi kösteklemeye çalışan, dindarların baskı altında tutulmasını isteyen Kerimofçuların başarısızlığı için dua ediyorum.

***

İTHAL ET

Ucuz et konusunda fırtınalar kopartılıyor… Türkiyemizin tarımının ve hayvancılığının, çökmüş veya çökertilmiş olması maalesef büyük ve çetin bir realitedir.

Et çok pahalı… Bunun çaresi ve çözümü dışarıdan et ithal etmek değildir. Asıl çare et tüketimini azaltmaktır.

Sağlıklı beslenmek için çok et tüketmek şart değildir.

Çok az et tüketerek de sağlıklı beslenebiliriz.

Pirzola, biftek yiyeceğimize, kıymalı yemek yiyelim.

Yeşil mercimek, nohut, gıda maddesi olarak etten kıymetlidir.

Kaliteli olmak şartıyla sık sık makarna yiyelim.

Kepekli tam buğday ekmeği, etten üstündür.

Dikkat buyurunuz, hiç et yemeyin demiyorum, et tüketimini azaltınız diyorum.

Balık mevsiminde bol bol ucuz balık yiyelim.

İthal edilen etlere büyük paralar vereceğiz. Bu, israftır, günahtır. Zaten büyük borçlara batmış vaziyetteyiz.

Bundan elli altmış yıl önce esnaf lokantalarında mercimek, patates yemeği bulunurdu. Şimdi yok, çünkü kimse yemiyor. Fakirler de yemiyor. İlle de et…

Aslında ülkemiz tahıl ve hayvancılıkta, iç ihtiyacı karşıladıktan sonra dünyaya ihracatyapabilir ama kötü politikalar yüzünden yapamıyor.

Türkiye Müslüman bir ülkedir. Müslümanlar, yeme içmede israf etmeseler, kanaatli bir hayat sürseler berekete kavuşurlar ama bunu yapamıyorlar.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.