18 Kasım 2017 Cumartesi29 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:18Güneş 07:48Öğle 12:56İkindi 15:27Akşam 17:51Yatsı 19:15
    • 26°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 14°C Afyon
    • 12°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 15°C Ankara
    • 23°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 106.239 -0.69
  • Altın: 161,321 1.64
  • Dolar: 3,8713 0.09
  • Euro: 4,5671 0.28

Rusya... Ve biz!

Haşmet Babaoğlu

Dünyayı iyi okumak zorundayız.
Klişeleri bir yana bırakıp belki her gün baştan düşünmek, tartmak, anlamak için...
Aksi takdirde, dünyayı, bölgemizi, ülkemizin başına gelenleri kavrayamayacak ve bizi oraya buraya çekiştirenlerin ardından sürükleneceğiz.
Şuradan başlayalım...
Cumhurbaşkanı Erdoğan bir yıl üç ay gibi kısa bir süre içinde Rusya Devlet Başkanı Putin'le sekizinci kez bir araya geldi.
Olağanüstü bir durum bu.
Net. Hiç tartışmasız.
Büyük savaşlar öncesinde liderler arasında diplomatik trafik yoğunlaşır. Ama o zaman bile yüz yüze görüşmeler bu kadar sıklaşmaz.
O halde bir büyük uluslararası kriz ve dönemecin eşiğinde, hatta içinde olduğumuzu bilmeliyiz.
S-400 konusu falan...
Bunlar esasın çevresindeki detaylar.

***
Peki Erdoğan'ın sürekli görüştüğü Putin, hangi Putin?
Yüzde ellinin üzerinde oy alarak ilk kez Başkan seçildiğinde, yani 2000 yılında şöyle demişti Putin: "Rusya'nın kültürü onu Avrupa uygarlığına bağlıyor."
Erdoğan'ın muhatabı o Putin değil.
Hangisi? Tabii ki, son başkanlık dönemine 7 Mayıs 2012'deki şu konuşmasıyla şekil veren Putin: "Büyük bir millet olma onuruna yeniden vardık... 21. yüzyılda Rusya'nın milli öncelikleriher şeyin üstündedir."
Fark etmişsinizdir...
Benzer bir süreci yaşayan...
Benzer karakterde siyasi imtihanlardan geçen...
Ve benzer sonuçları, hatta cümleleri hayata geçirmeye çalışan iki lider.
Bunlar on yıl önce söylense, güler geçerdik. Şimdi tamamen gerçek.
***
Ancak tam burada durup bir daha bakmalıyız.
Rusya'yla bir süredir anlaşıyor, birlikte politika üretiyoruz ama benzemeyen yanlarımız da çok kritik özellikler taşıyor.
Rusya eli her yere uzanan devasa bir nükleer güç ve ekonomi.
Üstelik sadece şimdi değil, hep kuşatma altındaydı.
Bir bakarsınız...
Tıpkı Sovyetler Birliği gibi, çok sıkışırsa büyük rakipleriyle "detant" (yumuşama/ gerginliği durdurma/ harita ve çıkarları mevcut haliyle koruma) politikasına geçiverir.
Türkiye öyle değil.
Batıyla uzun yıllara dayanan stratejik ortaklığı sallanıyor. NATO sinsi bir düşmana dönüştü.
Türkiye kendisine kurulan tuzakları "durarak" atlatamayacağının bilincinde. Aynı anda birçok hamleyi birden yapmak zorunda.
İşte bu yüzden Erdoğan'ın Rusya, Kuveyt ve Katar ziyaretleri hayati önemde.
Çünkü bölgedeki istikrarı korumak aynı zamanda kendimizi korumak anlamını taşıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.