Ahmet Kekeç

Ahmet Kekeç

Sen Fuat Avni’nin çantacısı mısın?

Sen Fuat Avni’nin çantacısı mısın?

FETÖ’nün ürettiği “kirli malzemeler” onda toplanıyor, niyeyse...

Onun aracılığıyla servise konuluyor...

İsmi Kemal Kılıçdaroğlu.

CHP’nin genel başkanı.

Bu makama nasıl kurulduğunu biliyorsunuz... FETÖ mamulü bir kasetle, normal bir insanın ar duyacağı bir yöntemle, geldi, beleş tarafından o koltuğa oturdu.

Şimdi koltuğunun hakkını veriyor.

Hatırlar mısınız, bilmem... 51 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Reyhanlı saldırısından sonra kameraların karşısına geçti ve “Bu insanların katili Recep Tayyip Erdoğan’dır” diye bir açıklama yaptı.

Başlangıçta bunun, herhangi bir “açıklama” olduğunu düşündük.

Muhalefet icabı böyle şeyler söyleyebilir, inanmasa da muarızını kriminalize edebilir ve buradan siyasi bir fayda devşirir. Siyaset biraz da böyle bir şeydir.

Hayır, bu herhangi bir açıklama değildi.

Karartma işlevi görüyordu.

Bunu daha sonra, MİT TIR’ları baskınının teferruatı ortaya çıktığında öğrendik.

Sanki bir “işbölümü” söz konusuydu.

İstihbaratçılar görevini yapmayacak, ilgili savcı terör saldırısının peşine düşmeyi bırakıp MİT TIR’larını kovalayacak, Kılıçdaroğlu da Erdoğan’ı suçlayarak araya yabancılaştırma efekti sokacaktı; yani dikkatleri dağıtacaktı.

Elimde bir veri bulunmuyor ama “karine” yoluyla ulaştığım gerçek bu...

Kılıçdaroğlu, normal siyaseti bıraktı, hep “koltuğunun hakkını” vermeye çalıştı.

Bu konuda mahir olduğunu söyleyebilirim.

MGK’nın “terör örgütleri” listesine aldığı PDY’nin (“Paralel Devlet Yapılanması”nın) biricik savunucusu oldu ve 15 Temmuz’da darbe yaparken suçüstü yakalanan örgütün “tevziat memuru” gibi çalıştı.

Bir genel başkan düşünün ki, “müddei” oldukları konularda siyaset yapmayı bırakmış, bir terör örgütünün servis ettiği illegal dinleme kayıtları ve “kirli varaka” üzerinde tepiniyor. Hem yasaların, hem ahlakın “suç” saydığı bu fiili işliyor. Bunu da “siyaset yapmak”sanıyor.

Bir de yalancı.

Mütemadiyen yalan söylüyor ve kaç kez suçüstü yakalandığı halde bunu “namus meselesi” yapmıyor. Aynı zamanda pişkin...

Müddei olduğu konulardan biri “yolsuzluk...”

Başkalarına “Yolsuzluk yapmadığınıza ilişkin belge getirin. İftiramın, iftira olduğunu kanıtlayın” diyor ama kendi cürümlerin hatırlatıldığında kulağının üstüne yatıyor.

Mesela, emzikteki torunu SGK üyesi yapıldı... İki çocuğu, öğrencilik yıllarında “erken emeklilikten” yararlanmak için bir işadamı tarafından SGK çalışanı gösterildi... Mütevazi bir geliri olan kızı, Buz Rezidans’ta milyon dolarlık daire satın aldı.

Bunlar nasıl oldu?

Buz Rezidanstaki dairenin fiyatı, Erdoğan’ın yurtdışına kaçırdığı iddia edilen paradan daha yüksek...

Bu arada ilginç bir ayrıntı:

Kemal Kılıçdaroğlu’nun “yolsuzluk belgesi” diye sunduğu sahte varaka, geçen yıl, Said Safa adlı firari FETÖ’cünün sosyal medya hesabından paylaşılmıştı. Bir “üretim”le karşı karşıyayız sizin anlayacağınız...

Peki Said Safa kim?

İsim tashihine giden (Muhammet Said Solak olan ismini Said Safa diye değiştiren) bu sahtekâr, “Fuat Avni” hesabının kurucusu ve isim babasıdır.

Bir “hain”dir!

Bir dönem (darbeden birkaç gün öncesine kadar) Halk TV’nin değişmez konukları arasındaydı.

Katıldığı programlarda, “çok yakında bir şeyler olacağını, Erdoğan’ın gideceğini”müjdeliyordu. Program partnerleri de, bu ifşaatı sırıtarak izliyordu.

Kılıçdaroğlu, işte bu adamın “çantacısı” olmuş.

Kendisini bu durumlara düşürmüş.

Yazık!

Çok yazık!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Kekeç Arşivi