M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

Böyle aksırık

Böyle aksırık

Hazret aksırır, onu kâinatın mihveri olarak gören holigan bağlılar haykırır: Cihan cihan olalı böyle şahane aksırık görmemiştir.

**

Yirmi ciddî kimse toplandılar, bir buçuk saat ciddî konuları ciddî ciddî konuştular. Sonra vedalaşıp ayrıldılar. Sohbetin özet de olsa tutanağı tutulmamıştı. Sözler uçmuş gitmişti. Nerede kaldı bu işin ciddiyeti?

**

Üçüncü dünya savaşı yaklaşıyor. Kendini dünyanın en uzak görüşlü kimsesi sanan ve gösteren o zatın hiç umurunda değil. O, aslında dar görüşlü, ufuksuz bir kimsedir.

**

Hiç lüzumu ve ihtiyacı olmadığı halde her hastanın MR’ını çektirmek bir tür hırsızlık değil midir?

**

Atom bombasını, nükleer füzeleri icat eden Batı medeniyetine, siz, iyi ve fıtrata uygun bir medeniyet mi diyorsunuz?

**

O heriflerin ve karıların gözleri vardır görmezler, kulakları vardır işitmezler, akılları vardır anlamazlar idrak etmezler. Onlar günde 24 saat süren pek derin bir uykudadır. Öldüklerinde uyanacaklar ama çok geç kalmış olacaklar.

**

Elinde imkan, fırsat, hürriyet olduğu halde yıkıcı ahlaksızlıklarla mücadele etmeyenler, onları engellemeye çalışmayan neme lazımcılar var ya, asıl ahlaksızlar onlardır.

**

Ne garip mahluk!.. Üniversite bitirmiş, yüksek lisans yapmış, kültürlü ve aydın geçiniyor ama el yazısı oduncu, balıkçı, bulaşıkçı, hamal yazısı gibi.

**

Dört boyutlu gözlüğümü taktım, gıybet yapan o herife baktım. Dudaklarının iki kenarından kokmuş insan kanı sızıyordu.

**

Devamlı olarak ekmek israf edenlere: İsraf nimetin zevaline sebep olur. Gün gelir, bir dilim kuru ekmek bulamazsın. Nankör!..

**

Şapka devrimine karşı çıkanlar asıldı, böylece Türkiye çağdaş uygarlık ufuklarına füze gibi uçtu, her konuda Japonya’yı geride bıraktı.

**

Cehennemlikleri sevenler beğenenler onlarla birlikte haşrolur, onlarla birlikte Cehennemde yanar.

**

O kendini beğenmiş gururlu kibirli herifle yan yana durma; belli olmaz, üzerine gazap yıldırımları iner, sen de birlikte çarpılır yanarsın.

**

Kıtır kıtır fırından yeni çıkmış taze taze simit, biraz peynir, bir bardak çay, bir mandalina ile imtihan olunan zata: Bunları neş’e ile yiyip şükr mü edeceksin; yoksa, ah bunlara mı kaldım diye ağlayıp nankörce isyan mı edeceksin? Unutma bir sınav dünyasında yaşıyorsun?

**

Holigan tarikatçıyı ibreli bir alete bağlamışlar; bağlı olduğu sahte şeyhin ismini andıkları anda ibre çılgınca oynamış ve alet patlamış.

**

Kendini müctehid sanan cahil sersem, nargilesinden bir nefes çekmiş, o ayetin manası öyle değil, böyledir diye ahkam kesmiş. Ne olacak sümüklü müctehid!

**

Birgivî Vasiyetnamesini dikkatle okuyan gence: Size, haklı olarak aferin diyorum.

**

İlmihal, fıkıh, akaid bilmeyen tasavvufa tarikata girerse ne olur? Ayağı kayar. Önce Şeriat, sonra Tarikat. Şeriatsız tarikat olmaz.

**

Kendini beğenmek: Yaramazlığın başı.

**

Zengin adam ölüm döşeğinde oğluna vasiyet etmiş, beni kabre ayaklarımda çorap olduğu halde koy demiş. Oğlu cenaze imamına, babama çorap giydireceğim deyince imam izin vermemiş, dinimizde böyle şey yoktur diye itiraz etmiş. Ölüler bu dünyadan âhirete bir çift çorap bile götüremez. Sahih bir iman, ibadetler, hayır hasenat, zekat, salih ameller, selim bir kalp… Başka bir şey gitmez.

**

Kedimin benden üstün tarafları var. O yaşamak için mala, paraya muhtaç değildir.

**

O bir zombidir, hayat süren bir leştir, o yaşayan bir ölüdür.

**

Tesettürlü Müslüman kadın, erkeklerle birlikte bulunduğu kültür ve edebiyat sanat meclisinde çıngıraklı bir kahkaha attı, yer gök inledi. Böyle bir rezalet Sultan Abdülhamid devrinde cereyan etseydi, merhametli Padişah oradaki erkekleri ve kadının velisini Rodos adasına sürgüne gönderirdi.

**

Her gün imtihan ediliyorsun. Bugünkü imtihan nasıl geçti?

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi