Mehmet Şeker

Mehmet Şeker

Çok mezar lazım, çok...

Çok mezar lazım, çok...

Bugün Ergenekon davasından yargılananlar da, yargılanmayanlar da... Büyük ceza alacak olanlar da, salıverilip “haydi evine git paşa paşa otur, bir daha da böyle kötü işlere bulaşma” denilecek olanlar da...

Bu yazıyı yazan da, okuyan da...

Saydığımız saymadığımız kim varsa hepsi, yüz yıl sonra hayatta olmayacak.

Çoktan mezara girmiş, toprağa karışmış bulunacağız.

Eğer bu arada kıyamet kopmazsa ne âlâ.

* * *

“Gökyüzü yarıldığı zaman, yıldızlar döküldüğü zaman, denizler birbirine katıldığı zaman” henüz gelmemişse, birer ikişer vademizi dolduracağız.

Çoğunluk kara toprağa gömüldüğüne göre, yüz yıl sonra dünya üzerinde 6 milyar civarında mezara ihtiyaç olacak.

Bir kısmının inancı gereği gömülmeyip yakıldığını hesaba katmak şart...

* * *

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu tarafından hesaplara dayanılarak, kırk yıl sonra dünya nüfusunun 12 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Artış hızı yüksek fakat koca dünya, 1 milyar nüfusa, ancak 1802 tarihinde ulaşmış.

* * *

Malazgirt Muharebesi'nde Sultan Alpaslan'ın ordusu 50 bin kişilik.

Sonuçta mağlup olan karşı taraf ise daha kalabalık fakat o da topu topu 200 bin kişiden ibaret.

Mohaç'ta Kanuni'nin ordusu 100 bin neferden oluşmaktaydı.

Bugün haydi dense, İstanbul'un sade bir semtinden bu kadar asker çıkar.

* * *

Yani azizim, ileride mezar meselesi büyük problem haline gelecek.

Bugün bile her istediğin kabristandan yer bulmak mesele.

Araya adam koymalara, telefonla torpil aramalara kadar vardığını görüyoruz işin.

Mezara bir adam koymak için, daha önce mezarlıklar müdürlüğündeki yetkililerle görüşmek, araya bir veya birkaç adam koymak gerekiyor.

* * *

İnsanlar yakınları için görkemli mezarlar yaptırıyorlar da mezarlıkların giderek genişlediğini fark etmiyor gibi.

“Ben ölüp gittikten sonra başımın ucunda duracak taşı neyleyim?” diyenlere bile sonradan aynı muamele yapılıyor.

Ve mezar yerinin kaybolmasının, bilinmemesinin daha makul ve mantıklı olduğunu düşünüp ona göre davrananlara da kötü bir fikri savunuyorlarmış gibi bakıyoruz.

Mesela Aziz Nesin... Mesela mezarlara pek itibar etmeyen Araplar...

* * *

Boğaz manzaralı, Haliç manzaralı mezarlıkları görüp de içi gitmeyen müteahhit var mıdır?

Bir yandan da insan o tarafını merak ediyor.

İnşaat işlerine yeni girmiş bir arkadaşla İstanbul'u dolaşırken, Boğaz'a nazır kabristan civarına gelince öyle söylemişti.

“Burada yatanlar, arada bir kalkıp bu manzaraya bakacak değiller ya!”

O Boğaz sırtlarına ne güzel villalar, köşkler, modern siteler yapılabileceğini anlatmıştı.

* * *

Belki ileride yol geçecek, köprü yapılacak, tünel kazılacak gibi gerekçelerle mezarlıkların bazı kısımları tırpanlanıp kaldırılacaktır ama bizdeki bu mezar sevgisi, zaman içinde şehirlerin büyük bölümünü kaplar duruma gelebilir.

Yahya Kemal boşuna söylememiş: “Biz ölülerimizle beraber yaşarız.”.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Şeker Arşivi