Kemal Öztürk

Kemal Öztürk

Sol elle yemek ahkam mı, adap mı?

Sol elle yemek ahkam mı, adap mı?

Küçük yaşta bizlere en çok öğretilen dini ve kültürel kuralları bir hatırlayalım:

Sol elle yemek yenmez.

Ayakta su içilmez. Oturarak, üç yudumda içilir.

Ayakta çiş yapmak günahtır.

Tabakta yemek bırakılmaz, arkadan ağlar.

Çocukken ‘Sübhaneke, Elham, İhlas’ ezberlemek çok sevaptır.

Gece ıslık çalmak şeytan işidir.

Akşamları tırnak kesmek günahtır.

Yemekte konuşulmaz.

Ayak ayak üstüne atılmaz.

KÜLTÜREL KURALLAR, DİNİ KURALA DÖNÜŞÜNCE

Bunlar daha okula başlamadan, evimizde anne babamızın bize ilk öğrettiği şeylerdi. Sanırım bunların büyük kısmını biz de çocuklarımıza öğrettik. Aslında bunların tümü, sosyokültürel yaşamımızı düzene sokmak amacıyla yapılan şeyler.

Lakin en büyük hata, bunları yapmanın ‘günah’ olduğunu, hatta ‘büyük günah’ olduğunu söylemek olmuştur sanırım.

Bugün çocuklara öğretilen ve hayatımız boyunca büyük hassasiyet gösterdiğimiz çoğu yasağın günahla, sevapla bir ilişkisi yoktur aslında. Ayakta su içmenin, tabakta yemek bırakmanın, gece ıslık çalmanın günah olduğuna dair bir ayet olmadığı gibi, sağlam fıkhi altyapısı da yoktur. 

Bu kültürel davranış kurallarının amacı, kendi kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmak ve toplumsal uyumu, düzeni yapıyı korumaktır. Bu kurallardan yola çıkılarak bir millet kültürü oluşur. Bu kurallardan cennete girecek müminler topluluğu oluşmaz.

MESELE AHKAM MI, ADAP MI?

Adabı muaşeret sınıfında yer alacak birçok kuralın yapılmaması için zaman içinde günahla ilişkilendirilmesi, bu kuralın dini bir vecibe ya da kural haline gelmesine neden oluyor.

Hacca giden herkes görmüştür ki, bizim için şiddetle yasaklanan Kur'an-ı Kerim'i yere koymak, kıbleye doğru ayak uzatmak, namazda saçını, başını düzeltmek başka mezhepler için son derece normaldir ve günah da değildir.

Peygamber Efendimiz'in kabrine doğru el açıp Fatiha okumak da Suudlular için büyük günahtır ki, biz de buna şaşarız. 

Kültürel olmasına rağmen, dini kurala dönmüş bu davranış şekillerini yapmayan biri, günahkar olarak görülür. Tıpkı kültürel giyinme tarzının dini kurallar haline getirilmesi gibi.

Bugün tarikatlar arasında cübbe, şalvar, sarık, çarşaf giymenin dini bir vecibe gibi anlaşılması bundandır.

Tüm bunlar bir ahkam (dini kural) değil, adap meselesidir.

AKLI DEĞİL, EZBERİ KULLANMAK

Sorunumuz ayeti, hadisi, fıkhı, hukuku mantık olarak kavramayıp, ezberlemekten geliyor. Kur'an-ı Kerim’ın neredeyse her sayfasında “akletmiyor musunuz?” diye sormasına dikkat etmeyen zihin, sadece şekli şeylere odaklanıyorsa orada sorunumuz var demektir.

Fıkıh usulü, hadis usulü, tefsir usulü gibi uzmanlık isteyen alanlara girmek istemem. Bu alanda çok nitelikli hocalarımız, bilim adamlarımız var. Bize laf söylemek düşmez.

Bu alanda çalışmalarından çok yararlanabileceğiniz bir merkez var. Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu’nun yönettiği, Kur’an Araştırmaları Merkezi (KURAMER), son derece ilmi ve sağlıklı çalışmalar yapıyor. Sanırım sol elle yemek yeme meselesinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın verdiği fetvayla aynı görüşte değillerdir. KURAMER kitaplarını ve araştırmalarını tavsiye ederim.

Bu arada İslam din adamlarının özel ve dokunulmaz statüsüne karşıdır. Yani ruhban sınıfı yoktur. Bu yüzden bu konularda tek merci imiş gibi davranan, kendinden başka herkesi suçlayan, hurafelere esir olmuş sözüm ona ‘hocalara’ uyarsanız, sonunda ya sidik içersiniz ya da yanmayan kefen alır kazıklanırsınız. Ekranda dansöz oynatan sözde hocalar meselesine hiç girmiyorum artık.

SOL ELLE YEMEKTEN DAHA ÇOK DİKKAT EDİLECEK KONULAR

Son olarak şunu söyleyip kapatıyorum konuyu.

Biz Müslümanların hassasiyetlerine bir bakın. Sol elle yemeye gösterilen tepki ve duyarlılık, nedense haram yemeye, yalan konuşmaya, iftira atmaya gösterilmiyor?

Neden çocuklara ‘Subhaneke’yi ezberletmek için harcadığımız zamanın yarısını, dünyanın en güçlü sosyal düzen metni olan, Peygamber Efendimizin (SAV) Veda Hutbesi’ni öğretmek için harcamıyoruz?

Müslümanlar olarak sol elle yemeye gösterdiğimiz hassasiyeti bilim, fikir, matematik, teknoloji, adalet ve ahlak konularında da göstersek, İslam dünyasının sırtı yere gelmez.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kemal Öztürk Arşivi