Kemal Belgin

Kemal Belgin

Fatih Terim’in eseri!

Fatih Terim’in eseri!

BEŞİKTAŞ son 16 turunun ilk maçında Münih’te Bayern München’e 5-0 gibi çok açık bir farkla yenildi ve daha şimdiden kupaya veda etti.

Buraya kadarını da biz de biliyoruz, maçı izledik diyebilirsiniz. Ama benim bu cümle ile yazıya girişimin başka bir nedeni var. Sanıyorum ki kimse bunun üzerinde durmamıştır. Mesele mi?

Açalım... Başakşehirspor-Fenerbahçe maçından sonra yazdığım yazının ana fikri ve en çarpıcı yeri ev sahibinin oyuna çıkarken, hem de pres yemişken, ayağa pasla çıkma gayretini kapsıyordu. Tamam oyunu kurmak için pas gereklidir ama rakip sizi kendi ceza sahanız üzerinde baskı altına almışsa, yapacağınız tek şey uzun topla oynamaktır. Efendim top o zaman yüzü bize dönük rakibe gelir ve geri döner derseniz, o mesafe en azından 50 metredir ki, rakibi yorar siz ise en fazla on metre çıkmış kadar bir yorgunluk yaşarsınız.

Beşiktaş işte bu yanlış oyun anlayışının kurbanı olmuştur. 16. dakikada Atiba kazandığı bir topu illa de en yakın arkadaşına kullanmak için Vida’nın önüne bıraktı. Araya giren Levandovski topu aldı ve Vida tarafından düşürüldü. Böylece de Beşiktaş 10 kişi kalarak bu farkı yemiş oldu. Yani asıl suçlu takıma bu pas rezilliğini şart koyun hoca ve onu bilinçsizce uygulayan kişidir.

Sonra mı? Maç 3- 0 olmuş. Yani sizin için bitmiş. Zaten on kişi kalmışsınız... O zaman mı? Sizin beş gün sonra kendi liginizdeki kader maçınız var... Bu maçı kazanamazsınız Avrupa Kupalarına katılmayı hayal bile edemesiniz. Sadede mi geleyim? Tamam... Pazar günü için sizin olmazsa olmaz elemanlarınız kimlerdir? Ben bilmem ama siz bilirsiniz. Onları hemen kenara alır, pazar günkü maçta oynaması en uzak ihtimal kim varsa yedek kulübesinde onları sahaya sürerim... Onu da yapamadınız! Ben mi ne yapardım? Oyuncunun atılmasına sebep olan Atiba ve de beş gol yiyerek morali bozulmuş olan Fabri başta olmak üzere bazı oyuncuları oyundan alırdım. Vagner Love alındı, bakın o doğru idi...

Evet, teknik adamlık sadece takım çalıştırmak, sahaya on bir sürmek ve taktik vermekle bitmez. Gün tamam da, yarın daha da önemlidir. Şenol Güneş gibi öğretmen birinin bunları herkesten daha önce ve daha fazla bilmesi gerekmez mi? Hatta öylesine ki, affı beklenen Talisca’yı santrfor gibi bir eziyete sokmadan oyundan alırdım...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kemal Belgin Arşivi