H.Celal Güzel

H.Celal Güzel

Başbakan’a haksızlık ediyorsunuz

Başbakan’a haksızlık ediyorsunuz

Başbakan Erdoğan’ın ve AK Parti’nin Kürt politikasını ve bu konuda atılan adımları destekleyen bazı yorumcular, son bir hafta içerisinde tutumlarını değiştirdiler. Kürt meselesinde kendilerini ‘demokratik çözümcü’ olarak takdim eden bu çevreler, Başbakan Erdoğan’ın Kürt politikasını değiştirdiğini ve sertleştirdiğini söylüyorlar. Hattâ daha da ileriye giderek demokratik reformlardan, değişimden vazgeçtiğini ve askerin yanında yer aldığını öne sürüyorlar.
Bu iddialar üzerine, acaba gözümden kaçan bir şey mi oldu diyerek, Başbakan’ın yaptıklarını ve söylediklerini tek tek inceledim. Vardığım netice şudur: Başbakan, Kürt politikasında, önceki beyanlarının aksine bir söz söylememiş ve icraatta bulunmamıştır. Tam aksine, Kürt kardeşlerimizin yoğun şekilde yaşadığı illere ve ilçelere gidip açılışlar yapmış, hizmet götürmüş ve Kürt vatandaşlarına kucak açarak sahip çıkmıştır.
Açıkçası, DTP/PKK’nın oyununa gelerek Başbakan’a haksızlık edilmekte ve büyük bir açılıma gölge düşürülmektedir.
***
Başbakan’ın, son dönemde TSK ile birlikte hareket ettiği, ‘Paşası’nın Başbakanı’ olduğu iddiası da doğru değildir. Terör örgütünün her gün güvenlik güçlerimize kalleşçe saldırılar düzenlediği, arslanlar gibi Mehmetçikleri şehit verdiğimiz günlerde, ülkenin Başbakanı’nın, -ihmali dahi bulunmuş olsa- kendi ordusunun karşısına çıkıp terör örgütünü sevindirmesini düşünmek dahi, bu sözde demokrat yorumcuların devlet idaresinden ne derece nasipsiz olduğunun göstergesidir.
Ülkesinin güvenliği sözkonusu olduğunda bir Başbakan’ın ordusuyla yanyana olmasından daha tabiî bir şey yoktur. Bu durumdan, ancak terör taraftarları ve güvenlik ile militarizmi ayırt edemeyenler şikâyetçi olabilirler.
Aynı Başbakan, Genelkurmay’ın 27 Nisan 2007 Muhtırası’na, 1960 sonrasındaki darbeler döneminde ilk defa karşı çıkabilmiş kişidir. Siyasete müdahalesine ne kadar karşıysak, askere, kendi aslî görevini yaparken o ölçüde destek olmamız lâzımdır.
Bugün, TSK’nın talep ettiği ve bazıları geriye dönüş mahiyetindeki kanun değişiklikleri yapılmamış; sıkıyönetim ve olağanüstü hâl gibi uygulamalara gidilmemiş; en önemlisi de TSK’nın rejime müdahalesi olmamış ise, bunu Başbakan’ın gerçekçi politikasına borçluyuz.
Ne yazık ki hâlâ darbe tehdidinin Demokles’in kılıcı gibi başımızın üstünde sallandığı bir dönemde, CHP ve MHP tarafından PKK’nın işbirlikçisi olarak lânse edilmeye çalışılan bir Başbakan’ın, demokrasiden tâviz vermeden uygulamaya çalıştığı bir politikayı, desteklemek şöyle dursun, DTP/PKK ağzıyla eleştirmek, en hafif tâbiriyle basiretsizlik ve insafsızlıktır.
***
Başbakan’ın, kısır bir bakışla mahall... seçim mücadelesi olarak görülen Güneydoğu gezileri, DTP/PKK’nın ‘kurtarılmış bölge’ olarak ilân ettiği bölgeleri ve halkı sahiplenme ziyaretleridir. Bu ziyaretler, DTP/PKK tarafından terör eylemleri ve şiddet gösterileriyle sabote edilmeye çalışılmış ve bu eylemler Hakkâri’de Başbakan’a suikast düzenlemeye kadar vardırılmıştır.
Başbakan’ın geriye dönüş yaptığını iddia edenler, delil olarak onun iki sözünü gösteriyorlar. Birincisi, terör örgütüne hitap ederek ‘bırakıp gitsinler’ deyişi; ikincisi, PKK’nın İstanbul’daki terör eylemlerine karşı pompalı tüfekle ateş eden vatandaşın ‘sabrının taştığını’ söylemesi...
Başbakan’ı artık yakından tanıyoruz. Bazen ne yazık ki maksadını aşan sözler söyleyebiliyor. Lâkin, her iki sözün de de kastedilen yanlış anlaşılmış ve istismar edilmiştir. Bizzat DTP’lilerin de kabul ettiği gibi, daha önce ‘ya sev, ya terk et!’ sloganına şiddetle karşı çıkan Erdoğan’ın, buradaki muhatabı halk değil, terör örgütüdür. Sabrın taştığının ifadesi ise, vatandaşların kendi arasındaki kavgasının tehlikesine işarettir. Yoksa, ülkenin Başbakanı’nın bunu teşvik etmesi hiç düşünülebilir mi?...
Başbakan’ın iki cümlesine dayanarak Kürt politikasını sertleştirdiğini ileri sürmek, hele demokrasiden geriye dönüş yaptığını söylemek haksızlıktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
H.Celal Güzel Arşivi