24 Eylül 2017 Pazar3 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:20Güneş 06:46Öğle 13:03İkindi 16:25Akşam 19:07Yatsı 20:27
    • 21°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 104.123 0.12
  • Altın: 145,971 0.37
  • Dolar: 3,4910 -0.49
  • Euro: 4,1702 -0.46

Yerel yönetimde yeni yönelişler

Abdurrahman Dilipak

3 gündür İstanbul’da devam eden, “işbirliği stratejilerinin geliştirilmesi”ne yönelik, 1. Avrasya Yerel Yönetimler Kongresi dün sona erdi.
İlk günkü toplantıya Meclis Başkanı ve Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu da katılmıştı..
17 ülke ile ulusal ve uluslararası örgütün katıldığı konferans, Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya’nın başkanlığını yaptığı Türk Dünyası Belediyeler Birliği tarafından gerçekleştirildi..
Pendik Belediyesi’nde, belediyecilik konusunda çalışmalar yapan, bu konuda uzmanlaşmış iyi bir ekip var.. Gerek mevzuat, gerekse dünyadaki yeni yönelişleri zamanında izleyen, bu konuda girişimlerde bulunan, yayınlar yapan, makaleler yazan bir ekip bu.. Bu arada bir de Belediyecilik dergisi çıkartıyorlar kendi çabaları ile..
Hulusi Şentürk de bunlardan biri.. Benim kendisi ile ortak bir kitabım var, “Din Adına Siyaset” diye. O, özellikle Türkiye’de ilk uçak fabrikasını kuran Nuri Demirağ’ın Milli Kalkınma Partisi dönemini çalışmıştı.. Son kitabı ise “Seçmenin DNA’sı”.. Şentürk, şimdi AK Parti il yönetiminde başkan yardımcısı.. Türk Dünyası Belediyeleri, Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nin kurucusu ve başkanı Erol Kaya için ne kadar şans ise Şentürk de Kaya için o kadar şans..
Türk dünyasının Türkiye deneyiminden destek alarak kendi geleceğini üretmesi için bu birlik aynı zamanda bir okul görevi görüyor denilebilir..
Hele de bir zamanlar, bugün dünya devletlerinin yarıdan fazlasının İstanbul’la bir şekilde tarihi yakın ve sıcak işbirliği olduğu düşünülürse, bu birliğin önemi daha iyi anlaşılır.. Yani birliğin hedefinde 100’den fazla ülke var ve o ülkenin yerel yönetimleri..
Kuşkusuz tek başına bu çaba her şey için yeterli değil. IBF de olmalı bu işin içinde, üniversiteler de, meslek örgütlerimiz de, mediamız da, sanatçılarımız da, siyaset adamlarımız da..
Düne göre bu daha kolay. Artık internet var ve artık taşlar yerinden oynadı. Her şeyin, tüm kavram ve kurumların yeniden yapılandırıldığı bir zamanda yaşıyoruz.. Sahi, bu konferans neden internetten real time yayınlanmadı?. Mesela konferansa İBB Genel Sekreter Yardımcısı Muammer Erol da katıldı.. Eşzamanlı, katılımcı ülke sanatçılarının konser, ya da resim sergileri de açılamaz mıydı mesela?. Kaynaklarımızı, zamanımızı çok verimli kullanmalıyız.
Belki bu birliklerin, bu süreçleri diğer aktörlerle birlikte değerlendirmesi gerek.. Yani diğer örgütler için de bu zeminler birer platform oluşturmalı. Eşzamanlı, basın, iş, bilim, sanat forumları, en azından etkinlikleri düzenlenmeli..
Tabii, her şeyden önce bir araya gelip bunları konuşmamız gerekiyor.. Bu forumların en önemli yanı da bu..
Kongrenin ilk önemli gündemi merkezi yönetim ve yerel yönetim ilişkileri idi. Mali ve idari bir özerkliğin gerekliliğine vurgu yaptı konuşmacılar.. Mesela belediyeler kreş bile açamıyorlar.. Belediye Meclisi kararları vali tarafından veto edilebiliyor ve o konu kapatılabiliyor.. Hâlâ iki meclisle yönetilmeye çalışılıyor il belediyeleri.. Anakent ve ilçe belediyelerinin ilişkileri de ayrı bir konu..
İlk gün konuşulan bir diğer konu yeniden yapılanma ve reform çalışmaları idi..
3G ya da İnt 2 sadece teknolojik değişimin habercisi değil. Bu süreç insan davranışları, üretim-tüketim ilişkileri ve demokratik ilişkileri de yakından ve radikal bir şekilde etkiliyor..
Şimdi 3G belediyeciliğini tartışmamız gerekiyor. Sadece alt yapı ve üst yapı değil, insanların mutluluk ve refah katsayıları, başarıları, entelektüel kaygıları, çevresel sorunlar, kalite, estetik ve verimlilik, katılımcı, çoğulcu, şeffaf bir yönetim nasıl başarılacak? Asıl önemli olan bu..
Zaten bu amaçla e-belediyecilik uygulamaları da tartışılmış ama, bugünkü haliyle e-belediye ve e-devlet uygulamaları, kolaylaştırıcı örnekleri yanında bir başka yönü ile HW, SW, bilgi kirliliği üretmeye devam ediyor..
Kuşkusuz yerel yönetimler arası işbirliği ve karşılıklı değişim programları da gelecekte çok daha fazla önem kazanacak. Bu konu da kongrenin bir diğer forum başlığı idi..
Kongrede ele alınan diğer konu başlıkları şöyle: Uluslararası yerel yönetim kuruluşları ve işbirliğinin geliştirilmesi, Yerel kalkınma, katılım ve sosyal politikalar, Çevre yönetimi ve kentsel dönüşüm.. Yerel yönetimlerin yönetim kapasitelerinin güçlendirilmesi..
Aslında tam da yerel yönetim seçimleri arefesinde bu önemli kongreye oldukça iyi bir katılım vardı, ama ben daha fazlasını beklerdim.. Mesela idari bilimler, siyasi bilimler öğretim üyeleri, öğrencileri, neden bu konferanslara fazla ilgi göstermezler, anlamıyorum..
Sadece tebliğ sunulması değil, yuvarlak masa toplantıları ile, tüm katılımcılar, ele alınan konular çerçevesinde düşünce, öneri, niyetlerini müzakere edebilirler, 2009 için bir taslak eylem planı ve zaman planı oluşturabilirlerdi.. Çünkü ele alınan her konunun örgütlenmesi ve sonuçlarının izlenmesi gerekiyor.. Bu çabalar için ortak fon havuzları oluşturulması gerekiyor. Bu konuda, BM, AB, İKÖ, KEİK gibi uluslararası kuruluşlardan destek alınması gerekiyor..
İstanbul’un bir kongreler merkezi olabilmesi, biraz da bu kongrelerin başarısına bağlı.. Bu konu da İBB’nin etkin katılımı ile mümkün..
Yerel yönetim, yerinden yönetim, (ademi merkeziyetçilik) ve yönetişim.. 3. jenerasyon belediyeciliğe geçişte, mevzuatın doğru yapılanması ilk temel şart olsa gerek..
Selam ve dua ile..
NOT: “LO”; bizim, lakabı “Kalemlerin şövalyesi”, mesleği “Yazıkatürist” olan Lütfü Oflaz’ın kod adı. Lütfü Oflaz’ın, dün “Size kısaca LO diyebilir miyim?” başlıklı yazıma konu olan Obama ile uzaktan yakından bir alakası yoktur. Oflaz’ın Leman Yayınları arasında çıkan “LO” diye bir de kitabı var. Lütfü Oflaz’ı 1980 öncesinden tanırım. Türkiye’de çatışmanın önlenmesi için o zaman birlikte mücadele veriyorduk ve siyasi çizgi olarak farklı yerlerde duruyorduk. Hayatın cilvesine bakar mısınız, bugün aynı gazetede yazıyoruz.. Bizim o günkü birlikteliğimiz, Türkiye’nin yazılmayan tarihindeki ilginç bir çabanın hikayesidir.. Bu vesile ile kardeşlerim Abdulkadir Özkan ve Ferhat Koç’u özlemle anıyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.