19 Aralık 2017 Salı30 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:44Güneş 08:17Öğle 13:08İkindi 15:24Akşam 17:46Yatsı 19:12
    • 12°C Adana
    • 6°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 9°C Amasya
    • 6°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 13°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 110.248 0.84
  • Altın: 155,354 -0.35
  • Dolar: 3,8262 -0.97
  • Euro: 4,5259 -0.53

CHP değişiyor mu, seçimler yaklaşıyor ondan mı?

Abdulkadir Özkan

Yıllardan beri insanların kılık kıyafetlerine bakarak yargılamanın doğru olmadığını, herkesin düşüncesi ve inancı istikametinde yaşaması en tabii hakkı olduğunu yazar dururuz. Aksi düşünce ve davranışların çağdışı bir zihniyetin yansıması olduğuna vurgu yaparız. Bunu da CHP’nin özellikle başörtüsü konusunda yürüttüğü politikalar sebebiyle tekrarlarız ve CHP’yi inanç özgürlüğüne saygılı olmaya çağırırız. Ne var ki, CHP oldum olası insanların kılık kıyafetlerini laiklik, dolayısıyla rejim için tehlike olarak görmüş ve topluma böyle takdim etmiştir. Ne zaman toplumu derinden yaralayan kılık kıyafetle ilgili sınırlandırmaların giderilmesi için bir yasal düzenleme gündeme gelmişse CHP hemen ayağa kalkmış, rejimin koruyucularını harekete geçmeye davet etmiştir... Bununla da kalmamış eğer Meclis’ten bu yönde kanun geçmiş ise hemen Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak yasal düzenlemenin iptalini istemiştir.

Tüm bunlar yapılırken öylesine sert bir üslup sergilenmiştir ki dışarıdan bakanlar bu ülkede Meclis’in kabul ettiği bir yasa ile rejimin kökten değiştiğini sanır. Elbette bu kampanyanın başını çeken de CHP Genel Başkanı olarak Deniz Baykal olmuştur.

Aynı Deniz Baykal şu günlerde farklı bir üslup sergiliyor. Elbette bu üsluba karşı çıkıyor değiliz. Olması, gelinmesi gereken nokta buydu zaten. Şimdiye kadar insanları kılık kıyafetlerine bakarak yargılayan ve mahkum edenler yanlış yoldaydılar. Çağımızın demokrasi ve insan hakları anlayışı ile hiçbir bağlantısı olmayan bir tavır sergileniyordu.

Baykal öyle bir noktaya gelmiş ki, “Siyaseti artık yukarıya çekelim, kimseyi kılığı kıyafeti ile yargılamayalım. Herkes eşittir. Senin gibi liberal olacağına, vatanını seven onun gibi mutaassıp olsun” diyor... Halbuki bu ülkede mutaassıplık CHP tarafından hep dışlanmış, aşağılanmıştır...

Bu arada elbette Baykal partisine katılan çarşaflıları bağrına basarken liberalleri vatan haini ilan ediyor ki bunun mantığını anlamak mümkün değildir... Belli ki ne olursa olsun Baykal kendisini ayrımcılık ve dışlayıcılıktan bir türlü kurtaramıyor. Halbuki bu tür dışlamalardan kurtulamadan toplumsal kucaklaşmayı gerçekleştirmek mümkün olmaz.

Elbette bu arada akla gelen bir başka husus ise Baykal’ın bugün söylediklerinin sonuna kadar arkasında durup duramayacağıdır... Söz gelimi mahalli seçimlerin ardından bugün yakasına CHP rozeti taktığı hanımlardan CHP’den istifa edip gidenler olursa o zaman da bu kanaatini koruyacak mıdır? Yoksa kılık kıyafet takıntısından Baykal’ın kurtulması için CHP’ye yeni çarşaflıların katılması mı gerekecek?

Baykal gerçekten “Kimseyi kıyafetiyle yargılamayalım” düşüncesinde ısrarlı ve kalıcı olacaksa daha pek çok çarşaflı CHP’ye giriş yapabilir. Ancak, çarşaflıların bu partide kalıcı olmaları girişleri kadar kolay olmaz sanıyorum. Çünkü, CHP içinden yoğun eleştiriler gelmeye başlamış ve Baykal da tam bir savunma psikolojisine bürünmüştür. Aslında olması gerekene arka çıkan Baykal’ın savunmaya çekilmesi gösteriyor ki, CHP içinde bir kesim Baykal kadar çarşaflıları içlerine sindirme noktasında değillerdir.

Çarşaflılara gösterilen hoşgörü oy hesabı ile de olsa yeni bir açılımın kapısını aralayabilirse sanıyorum yıllardan beri problem olarak ortada duran pek çok sorun kendiliğinden çözüme kavuşabilecektir. Çünkü, “Kimseyi kıyafetiyle yargılamayalım” sözü yıllardan beri oluşturulan siz-biz ayrımını yıkıp atabilir. Yeter ki bu sözün sahipleri söylediklerinin arkasında durabilsinler, farklı kesimler de bu yönde atılmış adımı iyi değerlendirsinler.

Her siyasi partinin oy hesabı ile bir takım hamleleri olabilir. Bunun yadırganacak bir yanı yoktur... Elbette samimiyet çok önemlidir. Ancak, hemen Baykal’ı samimiyetsizlikle suçlamak işin kolaycı yanıdır. Bunu zaman gösterecektir. Eğer Baykal partisinden gelen tepkilere direnebilir ve son birkaç gündür söylediklerinin arkasında durmayı sürdürebilirse demokrasi yönünde önemli bir adım atılmış olacaktır... Bu arada Baykal’ın bu çıkışları bana “Başörtüsü sorununu biz olmadan çözemezsiniz” mealindeki açıklamalarını da hatırlatıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.