24 Ekim 2017 Salı3 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:53Güneş 07:18Öğle 12:55İkindi 15:49Akşam 18:19Yatsı 19:39
    • 14°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 3°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 107.303 -1.09
  • Altın: 153,156 -0.04
  • Dolar: 3,7141 1.19
  • Euro: 4,3624 0.88

Kriz olmadan asla!

Mehmet Şeker

Evi kiraydı, çoluk çocuğu vardı, bir öğretmen maaşıyla geçinmesi zordu. Memleketten gelen ana kokulu tarhana bulgur olmasa, her akşam tencerenin kaynaması imkânsızdı.

Kayınpederi de torba torba kuru fasulye ile nohut gönderiyordu ama yine de büyük şehirde yaşamak, öyle bakliyat meselesini halletmekten ibaret değildi.

* * *

Düşündü, taşındı.

Daha ucuz bir eve gittiler.

Çocuklar büyürken, evler küçülüyordu.

Bir daha düşündü ve epeydir kafasında döndürüp durduğu ek iş konusunu kararı bağladı.

Boyacılık yapacaktı.

Lise yıllarında ve üniversitede okurken, yazları boya badana işiyle para biriktiriyordu.

Öğretmen olduktan sonra bırakmıştı.

Şimdi yeniden fırça, kova, rulo, merdiven ve boya ile buluşmaktan başka çare kalmamıştı.

* * *

Okul çıkışı kıyafetini değiştiriyor, malzemelerini yükleniyor, götürü aldığı boş dairelerde geç vakte kadar çalışıyordu.

Tek çekindiği, o boyalı kıyafetler içinde işe gidip gelirken, bir öğrencisiyle, velilerden biriyle veya bir öğretmen arkadaşıyla karşılaşmaktı.

Şapkasının gölgeliğini indirip gözlerini gizlemesi bu yüzdendi.

* * *

Bir akşam Ankara Abidinpaşa'daki evinden çıktı, yaklaşan taksiye el etti.

Önünde duran taksinin bagajına malzemelerini yükledi; geçti oturdu.

Daha biner binmez şoförün de ek iş yapan bir öğretmen olduğunu anlamıştı.

Lafı döndürüp dolaştırıp ona söyletmeye kalmıştı iş.

Şoför, sözlüdeki öğrenci gibi, sonunda istenen cevabı verdi.

"Ne yapayım, başka türlü olmuyor, yetiremiyorum" dedi.

Bu sefer bizimki sohbetin tadını çıkarmaya niyetlenmişti.

* * *

Kendisinin de öğretmen olduğunu söylemeden, yüklenmeye başladı.

"Siz öğretmenler" dedi "hep böyle yapıyorsunuz, biz esnafın ekmeğine el uzatıyor, kazancımızı bölüyorsunuz..."

Müşterisini boya ustası zanneden direksiyondaki öğretmen savunmaya geçti.

Sonunda boya ustası gerçeği açıkladı.

İkisi birden kahkaha patlattı; güle güle gittiler.

* * *

Aradan yıllar geçti. Hatırasını bizimle paylaşan boya ustası öğretmen, daha sonra üniversiteye geçti. Doktorasını verdi.

Şimdi profesör. (Lâkin boya kokusunun genzinden gittiğini hiç sanmıyorum.)

Bütün hayatı boyunca kaç ekonomik kriz, kaç siyasi kriz gördüğünü sorsanız, sayamaz.

Kaç defa sıkıntıya girdi, çıktı; bilemez.

Onun da benim de sizin de bildiğiniz bir şey var; bu dünyanın ne krizi biter, ne kerizi.

* * *

Şu gün itibariyle tek tek gidip araştırılsa...

Kaç öğretmen boyacılık, kaç öğretmen şoförlük, kaç öğretmen garsonluk yapmaktadır, kim bilir!

Ekonomik kriz geliyormuş! Pöh!

"Nur topu gibi bir kriziniz oldu" diye getirip kucağımıza kundak mı bırakacaklar yine?

Ne vakit krizsiz yaşadık ki!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.