25 Temmuz 2017 Salı29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:57Güneş 05:46Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:36Yatsı 22:16
    • 34°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 32°C Afyon
    • 30°C Ağrı
    • 31°C Amasya
    • 32°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 36°C Aydın
    • 39°C Balıkesir
  • BIST: 107.041 0.31
  • Altın: 143,194 -0.24
  • Dolar: 3,5623 0.16
  • Euro: 4,1506 0.29

İslâmî Kesimde Kirlilik

M. Şevket Eygi

BU memlekette maalesef nâdir istisnâlar dışında her şey kirlenmiştir. Tekrar ediyorum: Her şey...

Müslüman kesimde de kirlenme olmuştur.

Bu kirlenmenin çeşitli sebepleri vardır.

*Birincisi: İktidar nimetleridir.

*İkincisi: İlim ve kültür seviyesinin çok düşük oluşudur.

*Üçüncüsü: Ahlâk ve karakter zaaflarıdır.

*Dördüncüsü: Lüks, israf, aşırı tüketim, gurur, kibir, gösteriş hastalarının para hırslarıdır.

*Beşincisi: Benliklerin, nefs-i emmârelerin frenlenememesi, kontrol edilememesidir.

*Altıncısı: Dinin, imanın, mukaddesatın ticaret vasıtası, zenginlik aleti haline gelmesidir.

*Yedincisi: Birtakım ajanların, casusların, provokatörlerin Müslüman kesime sızarak dehşetli tahribat yapmalarıdır.

*Sekizincisi: Ulemâ-i sû’ denilen icazetsiz, yetersiz, ahlâksız, faziletsiz, hikmetsiz birtakım düşük kimselerin ektikleri fesat tohumlarının yeşermesidir.

*Dokuzuncusu: Emr bi’l-mâruf ve nehy ‘ani’l-münker farzının yeterli şekilde eda olunmamasıdır.

* Onuncusu: Müslümanları çekip çevirecek, onlara ışık tutacak, doğru yola kılavuzlayacak, terbiye edecek ciddî kurumların ve olgun kadroların olmamasıdır.

Şu anda Müslüman kesimde büyük bir akıl karışıklığı ve çekişme hüküm sürmektedir.

Örnekler vereyim:

Birileri Cemalettin Afgani’yi Müslümanları kurtaracak, İslâm’ı yüceltecek büyük önder, büyük imam, büyük mânevî lider, büyük rehber olarak gösteriyor; bu zatın içyüzünü bilenler ise onu takiyeci olmakla, kendisini Şiî olduğu halde Sünnî gibi göstermekle, İranlı olduğu halde Afgan gibi tanıtmakla, Masonluğun en dinsiz şubesinin üyesi olmakla ve daha bir sürü kötülükle suçluyor.

Mezhep ve fıkıh konusunda da Müslümanlar arasında büyük ihtilâflar bulunmaktadır. Benim gençliğimde Türkiye Müslümanları bu konularda çekişmiyordu. Din kitaplarında dört hak mezhep (fıkıh ekolü) olduğu yazılıydı ve Ümmet ibadetlerini, muamelâtla alakalı işlerini fıkha göre yapıyordu. Şu anda öyle bir kesim türemiştir ki, mezhepleri neredeyse küfür ve şirk olarak görüyor, mezhepli Müslümanlara akıl almaz hakaretler yapıyor.

Adına Derin Devlet mi, Ergenekon mu, resmî ideoloji mi dersiniz, işte o gizli güç Müslümanları birbiriyle tartışan, çekişen ve tepişen bir sürü kampa, kesime, fraksiyona ayırmıştır. Bunun sonunda Ümmet parçalanmış, birlik ve beraberlik kalmamış, güç yitirilmiştir.

Bir kısım kimseler bu toz duman, bu bulanıklık içinde dini, para kazanma, servet edinme, köşeyi dönme, voli vurma aleti ve vasıtası haline getirmiştir.

Ülkemizi saran kokuşma pisliğinden evet Müslümanlar da paylarını almıştır.

“İslâmî kesim elbette kendi burjuvazisini oluşturacak” bahanesiyle akıl almaz yolsuzluklar yapılmış, kirli ve pis servetler edinilmiştir.

Haram yeme yaygınlaşmıştır.

Haramla beslenen beyinler ve zekalar dumura uğramış ve sapıtmıştır.

Müslümanlar zekâtlarını Kur’ân’a, Sünnete, Şeriata, fıkha uygun şekilde dağıtsalar, bu memlekette bir tek sefalet içinde sürünen Müslüman kalmazdı. Şimdi öyle midir?

İslâm dinini bozma, Müslümanları sapıtma hareketleri o dereceye varmıştır ki, “İslâm tek hak din değildir, Ehl-i Kitab da kurtuluşa erecek ve Cennet’e girecektir” bozuk akidesi büyük sayıda saf ve cahil vatandaşa aşılanmıştır.

Evcil, ılımlı, uysal bir İslâm türetmek isteyen dış düşmanlar, gerektiğinde Müslümanların başına geçirecekleri sahte Halife adaylarını şimdiden hazırlamışlardır.

İş o kadar zıvanadan çıktı ki, “Kur’ân, Yahudileri ve Hıristiyanları İslâm’a çağırmıyor” diyen ilâhiyatçı bile görüldü.

Uzun yıllardan beri İslâm’a hizmet için Müslümanlardan yüz milyarlarca dolar toplandı. Bu paralar, ciddî bir plan ve programla, yerli yerinde sarf edilmiş, gereken hizmetler yapılmış olsaydı, Türkiye Müslümanları düze çıkmış olmazlar mıydı?

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem haber vermiş, “Siz ne halde iseniz öyle idare olunursunuz” buyurmuş. Bu uyarıcı hadîsteki derin mânâları anlayan ve algılayan kaç kişi çıkar?

Bozuk bir toplum olgun ve âdil idarecilere sahip olmaz.

Uluslararası anket ve araştırmalara göre temizlik ve şeffaflık notu 10 üzerinden 4 olan bir ülke nasıl adam olur?

Hem dindar Müslüman geçinen, hem de haram rant peşinde çılgınlar gibi koşan kimselere hangi güç dur diyecektir?

Türkiye Müslüman bir ülkedir, burada Müslümanlar çoğunluktadır ve dominant unsurdur. Türkiye’nin kurtulması ve yücelmesi için öncelikle Müslümanların tertemiz olması gerekir.

Müslüman kesim nasıl temiz ve şeffaf (saydam) olacaktır?

Rantçılığın, haram yemenin, kirli ve necis servet edinmenin önüne nasıl geçilecektir?

Kâfirlerin kemik yalaması tabiîdir ama Müslümanların haram yemesi kesinlikle tabiî değildir.

Müslüman halkı hangi kurumlar ve kadrolar eğitecek, aydınlatacak, daha ahlâklı ve faziletli hale getirecek, birleştirecek, nizama sokacaktır?

Türkiye’nin İmam Şâmil’i, Abdülkadir’i, Selahaddin’i yok mudur?

Keyfiyetsiz ve vasıfsız kemmiyetin faydasız olduğunu ne zaman anlayıp algılayacağız?

Bu satırları ümit kırmak için kaleme almadım. Uyarmak, düşündürmek, tedbir almaya yöneltmek için yazdım.

Fâsıkların, fâcirlerin, münâfıkların, yalancıların, mürtedlerin, haram yiyicilerin, dalkavukların, yalakaların, hokkabazların, rantçıların cirit attığı, bin türlü dolap çevirdiği bir toplum nasıl iflâh olacak?
Kur’ân bizi aydınlatıyor, uyarıyor; Sünnet uyarıyor, ondört asırdır gelip geçen büyükler hep uyarmış, öğüt vermiş. Onları niçin dinleyip nasihatlerini hayata uygulamıyoruz?

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.