03 Aralık 2016 Cumartesi3 R.Evvel 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Allah’a güven vekil olarak Allah yeter. (Ahzab, 3)
  • Ebu Zerr radıyallahu anh demiştir ki: “Eğer kılıncı şuraya koysanız -eliyle ensesini göstermiştir- ben bu esnada, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan işitmiş bulunduğum bir hadisi, sizin işimi bitirmezden önce söyleyebileceğime kanaatim gelse onu mutlaka söylerim.”Buhari, İlim 10
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:32Güneş 08:05Öğle 13:01İkindi 15:22Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 3°C Adana
    • -2°C Adıyaman
    • 3°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 5°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 73.391 1.20
  • Altın: 133,161 1.00
  • Dolar: 3,5219 0.77
  • Euro: 3,7585 1.12

Aleviler ve zorunlu din dersleri

Hayrettin Karaman

Alevîlerin talepleri (2)


Çeşitli tarihlerde Alevîleri temsil ettiklerini ifade eden kişi ve kuruluşların ileri sürdükleri ve demokratik dedikleri taleplerin öne çıkanları şunlardır:

Zorunlu din dersleri kaldırılsın.

Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın.

Cami görevlilerine bütçeden maaş ödenmesin.

Cemevleri resmen ibadethane olarak tanınsın.

Alevi köylerine cami yapılmasın.

Madımak Oteli müze yapılsın.

Alevîlik bir ilim konusu olarak incelensin ve bu amaçla enstitüler kurulsun.

Bazı Alevi kuruluşları bunlara ek olarak başörtüsünün serbest bırakılmasına ve İmam Hatip mezunlarının üniversitelere girmelerine de karşı çıkmaktadırlar.

Bu talepleri hukuk, insan hakları ve demokrasi bakımından inceleyelim.

Zorunlu din dersleri:

Zorunlu din derslerini ne bu iktidar koydu ne de demokratik seçimle gelmiş başka bir iktidar. 12 Eylül darbesini yapanlar, başta komünizm tehlikesi olmak üzere o günün şartlarında gerektiren diğer sebepleri de göz önüne alarak bu dersi hem de Anaysa'ya koydular. Şu halde dersin kalkmasını isteyenlerin muhatabı iktidar değil, meclis olmalıdır.

Ayrıca bu dersin kaldırılması talebi insan hakları ve demokrasinin gereği de değildir. Çünkü birçok batı ülkesinde zorunlu din dersi vardır. Aradaki tek fark, isteyen velinin başvurarak çocuğunu bu derse sokmama hakkının bulunmasıdır. Türkliye'de de bu yapılmalıdır; ancak bunu yapabilmek için önce anayasanın, hem de laiklikle ilgili 24. maddenin biraz değiştirilmesi gerekecektir. Hem Alevî hem de Sünnîlerin bu değişiklik için ikna etmeleri gereken muhatap ise "böyle bir değişikliği, değişmez maddelere dokunma sayan ve parti kapatma sebebi olarak gören" kesimlerdir. Bana göre de laiklikle ilgili madde mutlaka, çağdaş insan hakları ve din özgürlüğü standardına göre değiştirilmelidir. Laikliği kaldırmak başkadır, katı laikliği din özgürlüğü ilkesi ile bağdaştıracak değişiklik başkadır; birincisi, Anayaysa göre mümkün değildir, ikincisi pekala mümkündür.

Din dersi konusunda yapılması gereken önemli iki husus daha vardır: 1. Zorunlu din dersi müfredatının ve kitaplarının yeniden ele alınması (Bu konuda da önemli adımlar atılmıştır, atılmaktadır). 2. Zorunlu din dersi dışında, her din ve mezhebin öğretim ve eğitiminin verilmesine imkan sağlayan derslerin konması ve düzenlenmelerin yapılası (Bu da mevcut Anayasa'da bulunduğu halde yıllardan beri uygulanmamıştır).

Diyanet İşleri Başkanlığı:

Başkanlığın kaldırılması talebi, mevcut şartlarda ve zaman diliminde "Olmayacak duaya amin demek" kabilindendir. Bu konuyu ayrıca tartışmak gerekir. TESEV'in bu konu ile ilgili olarak yaptığı çalışma meseleyi bütün boyutlarıyla kavramak bakımından kayda değerdir.

Kaldırma talebi yerine ya Diyanet çerçevesinde diğer İslam yorumlarının da temsiline ve bunlara yönelik hizmetlere imkan vermek veya Diyanet'i, ülkenin kahir ekseriyetini teşkil eden Sünnî Müslümanlara bırakıp diğer İslami yorumlardan isteyenlere farklı temsil kurumları oluşturma imkanı vermek daha makuldür ve uygulanabilir gözükmektedir.

Bu yazıyı, konumuzla ilgili bir haberi aktararak noktalayalım:

"…Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde böyle bir yapılanmanın olanaklı görünmediğini belirten Çamuroğlu'na, Erdoğan ve Yazıcıoğlu da hak verdi. Gelinen aşamada, Diyanet veya buna paralel bir yapı yerine, tamamen ayrı bir yapılanma getirilmesi görüşü ağırlık kazandı. Cemevlerine aktarılacak bütçenin, "inanç kültürlerinin desteklenmesi" çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı'na verilebileceği belirtildi. İktidar yetkilileri, Anayasa değişikliği gerektiren veya henüz AKP içinde uzlaşma sağlanamayan "zorunlu din dersinin kaldırılması" gibi daha zor girişimler yerine, öncelikle yasa değişikliğiyle atılabilecek adımların hayata geçirilmesine karar verdi. Bu çerçevede camilerde olduğu gibi cemevlerinin de elektrik, su giderleri karşılanacak. Cemevlerinde görev yapan dede, zakir ve hademelerin maaşlarının bütçeden ödenmesi de değerlendiriliyor."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.