30 Mart 2017 Perşembe3 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Ey îmân edenler! Allâh’tan ittikâ edin ve sâdıklarla berâber olun!” (Tevbe, 119)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk’a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:16Güneş 06:44Öğle 13:16İkindi 16:46Akşam 19:34Yatsı 20:55
    • 22°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 9°C Ağrı
    • 20°C Amasya
    • 19°C Ankara
    • 23°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 21°C Balıkesir
  • BIST: 89.466 0.22
  • Altın: 146,241 -0.51
  • Dolar: 3,6463 -0.22
  • Euro: 3,9145 -0.39

Krizin hesabı ABD'den sorulmalı

Abdulkadir Özkan

Bu köşede çeşitli kereler ABD'nin sıkıştıkça para basıp piyasaya sürdüğünü, böylece hiçbir karşılık ödemeden dünyanın tüm zenginliklerini sömürdüğünü yazarız. Çünkü, dolar denen paranın kağıt parçasından öte bir değeri olmadığı halde kurulan mekanizmalar sebebiyle tüm dünya dolarla alışveriş yapmaya mahkum edildiği için, ülkeler sürekli olarak ellerinde dolar biriktirme ihtiyacı hissediyorlar. Öyle ki artık ihtiyacı olmasa bile ülkeler rezerv olarak Merkez Bankaları'nda belli miktarlarda dolar biriktirmeye kendilerini mecbur hissediyorlar.

Çoğu zaman da çeşitli yollardan faiz karşılığı borç olarak alınan paralarla söz konusu rezervi oluşturuluyor. Diyebiliriz ki dünya ekonomisini dizayn edenler tüm dünyayı hiçbir değeri olmayan dolara mahkum etmiş durumdalar. Bir bakıma ABD istediği zaman dolar basıyor, ihtiyaçlarını gideriyor ya da tüm dünyaya bir karşılığı olmayan paraları servis ediyor. Kıymetsiz para ile dünyayı teslim alıyor.

Ancak işler her zaman tıkırında gitmiyor. Bazen tıkanmalar oluyor ve bu tıkanmanın adına da global kriz diyorlar. Aslında kriz ABD'nin krizi olmakla birlikte dünyanın dolara mahkum hale getirilmiş olması sebebiyle ABD'de başlayan kriz tüm dünyayı etkisi altına alıyor. Bu bakımdan özellikle son krizin hesabının ABD'den sorulması gerekiyor. Birinci derecede sorumlu ABD'dir.

Şimdiye kadar basıp basıp dünyaya pompaladığı trilyonlarca dolar yetmiyormuş gibi ABD son krizi aşmak için de resmi rakamlara göre 800 milyar dolar daha basmış. Hiçbir karşılığı olmayan para elbette değersiz paradır. Hele bu ABD dolarının değeri ancak sıfır ile ifade edilebilir.

Bu noktada ülkelerin içişlerine karışılmaz, ister karşılıksız para basar ister sıkı para politikası uygularlar denebilir. Elbette sadece bu karşılıksız para basımı ABD ekonomisini ilgilendirse ve kendi halkına değersiz para aktarmasından ibaret kalsa kimseyi ilgilendirmeyebilir. Ancak, ABD'nin ki öyle değil. O karşılıksız ve değersiz paralarla tüm dünyayı kontrol altına alıyor. Söz gelimi Türkiye para basmaya kalkışsa hemen IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası finans kuruluşları ayağa kalkıyor ve buna itiraz ediyorlar. Ama sıra ABD'ye geldiğinde nedense dünyanın sesi pek çıkmıyor. Sanki tüm dünya ABD'nin ekenomik sömürgesi haline gelmiş. Bu sömürüye rıza göstermenin sonunun felaket olduğu artık açıkça görülüyor. Bu bakımdan son global krizin hesabının da ABD'den sorulması, hesap sormanın yolunun bulunması gerekiyor. Bu yol ise dünya üzerinde özellikle petrol zengini ülkelerin içinde bulunduğu yeni bir blok oluşturup dolar ve Avro gibi yeni bir alternatif para birimi oluşturmaları gerekiyor. Yani bu petrol zengini ülkeler oluşturacakları ortak para biriminin ardından petrolü dolar ile değil kendi para birimleri ile satacaklarını ilan etmeliler. ABD'nin karşılıksız ve değersiz doları karşılığında ellerindeki zenginliği tüketmekten böyle kurtulabilirler. Böyle bir durum gerçekleştiğinde artık ABD'nin değersiz parası piyasada işe yaramayacak, petrol almak isteyen ülkeler başta ABD olmak üzere bu yeni paradan biriktirmek zorunda kalacaklardır.

Aksi halde dolara mahkumiyet devam edecek, bunun sonucu ise belli sürelerle dünyanın yeni krizlerle karşılaşması kaçınılmaz olacaktır.

Bunun için ilk adım müslüman ülkelerin bir araya gelmesi olabilir. Unutulmamalıdır ki müslüman ülkelerin aralarındaki sorunlar kesinlikle Avrupa Birliği'ni oluşturan ülkelerin geçmişte aralarında var olan düşmanlıklardan daha derin değildir. Bunun için 1945'de İkinci Dünya Savaşı'nın bittiğini ve aradan 14 yıl geçtikten sonra savaş sırasında biribirleni yakıp yıkan, ülkelerini harabeye çeviren devletlerin bir araya gelerek bugünkü Avrupa Birliği'nin temelini attıklarını hatırlamak yetecektir. 1960'lı, 1970'li yıllarda Avrupa'nın ortak bir para birimi olacağı söylendiğinde pek çokları için bir hayal sanılıyordu ama gerçekleşti.

Bu örneği İslam ülkelerinin bir birlik oluşturmalarının imkansız olmadığını belirtmek için hatırlatıyorum. Çünkü ABD'nin sömürüsünden kurtuluşun yolu buradan geçiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.