26 Eylül 2017 Salı6 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:23Güneş 06:48Öğle 13:03İkindi 16:22Akşam 19:04Yatsı 20:23
    • 28°C Adana
    • 31°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 22°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 22°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 23°C Balıkesir
  • BIST: 103.929 1.62
  • Altın: 148,575 -0.66
  • Dolar: 3,5497 0.03
  • Euro: 4,1792 -0.57

29 Mart: AK Parti için seçimden de öte...

Hüseyin Gülerce

Adayların belirlenmeye başladığı şu günlerde, bir soru öne çıkıyor: AK Parti'nin geleceği, 29 Mart yerel seçimlerinden ne ölçüde etkilenir?

Bu sorunun cevabını ararken, AK Parti'yle ilgili temel meseleyi yeniden hatırlayalım. Bu parti, bürokratik vesayet sistemine karşı, sivilleşmeyi, özgürlüklerin genişlemesini, kanun devleti yerine hukuk devleti özlemini, demokratikleşmeyi işaret ettiği için iktidar oldu. Askerî bürokrasinin temsil ettiği ve yönlendirdiği vesayetçi yapı, kendinden başka iktidar gücüne tahammüllü olmadığı için, AK Parti iktidarı daha en başta meşru sayılmadı. Yüksek yargıdan, üniversitelerden, medyadan ve uluslararası sermayenin temsilcisi iş dünyasından estirilen rüzgârlar, hep gayrı meşruluğu fısıldadı. Bu fısıltılar zaman zaman kulakları sağır eden bir koronun bildik resmî ideoloji konserlerine dönüştü. Bir cumhurbaşkanlığı seçim krizinden sonra, AK Parti'nin ikinci defa seçim kazanması ve eşi başörtülü bir cumhurbaşkanının Çankaya'ya çıkması, vesayetçi hakim azınlık tarafından bir hesaplaşma olarak görüldü. Ve daha da bilendiler.

Ancak, AK Parti'nin Parlamento çoğunluğu karşısında yapabileceği fazla bir şey yoktu. Daha önce Adalet Partisi ile Anavatan Partisi'ne başarıyla uygulanan içten parçalama metodu sökmüyordu. Denemeler yapıldı mı? Potansiyel liderlere kuryeler gönderildi mi? Bu soruların cevapları, belki de ileride tarihe bir not olarak kayda geçebilir.

Parti bünyesinde bir operasyon yapılamayınca, bütün dünyayı hayrette bırakan bir hamle ile kapatılma davası gündeme geldi. Akıl alacak gibi değildi. Görülmüş şey değildi. İktidar partisi, seçim dışında bir yol ile alaşağı edilecekti. "Hadi canım sen de, hiç öyle şey mi olur?" derken olan oldu. İnce bir hesapla AK Parti kapatılmayı hak etmiş gibi cezalandırıldı. "Kapatılması, ülkeye istikrar ve ekonomi açısından büyük zarar verir." denilerek, sistem ihsanda bulundu. Ama "Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğunu ilan ediyoruz." demeyi de ihmal etmeden...

Verilen mesaj açıktı: İstediğimiz an ikinci bir dava ile işinizi bitiririz...

Şimdi önümüzde bir yerel seçim var. Vesayetçi yapı, partiyi içeriden bölemedi. Ağır yaraladı ama partiyi kapatmadı. 29 Mart yerel seçimleri, onlara ilk defa "meşru" bir fırsat sunuyor. AK Parti, yerel seçimlerde başarısız olursa bunu, yeni ve topyekûn bir saldırı için fırsat bilecekler. Şu anda fırtınadan önceki sessizlik var.

Demek ki, önümüzdeki seçimler AK Parti için hayatî önemde. Hiçbir yerde aday belirlemede hata yapma lüksleri yok.

Temel ile Dursun'un fıkrasını hatırlayalım. İkisi de idam sehpasında. Temel'e son arzusu soruluyor. "Annemle görüşmek istiyorum." diyor. Dursun'a dönüyorlar: "Senin son arzun nedir?" Dursun, hiç tereddüt etmiyor: "Temel, annesiyle görüşmesin..." Muhalefet partileri, pek çok yerde kendi adaylarının kazanma ihtimali yoksa, AK Parti adayının kazanmaması için birlikte hareket edebilirler. Çünkü AK Parti'nin başarısız olması ancak, önümüzdeki dönemde siyasette taşları yerinden oynatabilir. CHP için de, DTP için de bu seçimler çok ciddi gelişmelere kapı aralayacaktır. Ama daha da önemlisi AK Parti'nin, kapatma davasının ardından milli iradeden yeni bir destek alması, güven tazelemesidir.

Bu güven tazeleme, AK Parti'ye, demokrasi ve değişim adına destek olmuş çevrelere de yönelik olmalıdır. Zira bu çevrelerin desteği en az seçmen desteği kadar değerlidir.

Önemli bir unsur da ekonomik krizin, seçim sonuçlarına tesir gücüdür. Elektrik faturalarındaki artış bile seçmenin "vefa"sını ortadan kaldırabilir. Seçime daha 4 ay var. Ve şu anda anketlerin gösterdiği gibi en yüksek oran, kararsızların oranıdır.

Bürokratik vesayetin direnci, buna karşılık toplumun değişim ve demokrasi talebindeki kararlılık mahalli seçimlere daha farklı bir mesaj yüklüyor.

29 Mart, AK Parti için, seçimden de öte bir anlam taşıyor...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.