29 Mart 2017 Çarşamba1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 11°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 5°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 147,216 0.93
  • Dolar: 3,6478 0.95
  • Euro: 3,9515 0.65

Beyaz Saray ihalesi: Kimler satın alacak?

İbrahim Karagül

4 Kasım'da yapılacak ABD başkanlık seçimlerini kimin kazanacağına ilişkin şu aşamada bir tahminde bulunmak elbette çok zor. Demokrat ve Cumhuriyetçi adaylar arasındaki ön seçim yarışını kimler kazanacak? Ardından Demokrat aday mı yoksa Cumhuriyetçi aday mı Beyaz Saray'a oturacak? Seçimin sonucu Türk-Amerikan ilişkilerine, bölgemize, uluslararası krizlere yansıması ne olacak? Bütün bunları zamanı gelince tartışacağız.

Ancak bugünden net olan bir durum var ki, aslında ABD'yi kimlerin yöneteceğini gösteriyor. Hangi aday kazanırsa kazansın, hangi parti kazanırsa kazansın Beyaz Saray onların kontrolünde. Hep öyle oldu, şimdi de öyle olacak. Bu yönüyle Amerikan seçimleri demek Beyaz Saray'ın ihaleye çıkarılması demek. Her seçim döneminde bu ihale yenilenir, ihaleyi alanlar bir dahaki seçim dönemine kadar ABD'yi dolayısıyla da dünyayı yönetir. Ancak gariptir, her dönem ihaleye katılanlar aynı güçlerdir. Liste pek fazla değişmez.

Hazır başkanlık seçimleri yaklaşmışken bu konuya eğilmenin bu yıla özel bir sebebi daha var. Malum, geçtiğimiz yıl dünya Amerikan ekonomisinin geleceğini tartıştı. öyle görünüyor ki, tartışma bu yıl çok daha sıcak geçecek. Dev finans kuruluşlarının yüz yüze bulunduğu kriz, bu krizin dünyaya nasıl fatura edileceği, ekonomik durgunluğun yol açabileceği siyasi ve sosyal sonuçlar 2008 yılında belki de savaşlardan daha çok konuşulacak. Bu yüzden ABD seçimleri, partiler ve adaylar ile sıkıntılı bir döneme giren şirketlerin bu seçimlerdeki rolüne ilişkin birkaç not aktarmak istiyorum.

Cumhuriyetcilerin favori adayı John McCain, Mormon tarikatı mensubu Mitt Romney, kendini çoktan liderliğe hazırlamış Hillary Clinton ya da dün Müslüman olmadığını resmen açıklayan Barack Obama… Hangisi ABD'nin yeni lideri olacak? Aslını sorarsanız hiç biri. Sistem, onları birer figürana dönüştürüyor. "İktidar" onların dışında bir güç. O güçler şimdi bu isimler üzerinden büyük ihaleye giriyor. "Büyük para"nın büyük ihalesi. İsimler değişse de ihaleye girenler pek değişmiyor. O zaman bakalım kimler kimleri destekliyor:

John McCain: Blank Rome LLP, Citigroup, Bank of New York Mellon, Merrill Lynch, Goldman Sachs, JP Morgan Chase, Credit Suisse, Lehman Brothers, Morgan Stanley, MGM Mirage ve Univision.

Mitt Romney: Bain Capital (kendi şirketi), Goldman Sachs, Merrill Lynch, Citigroup, Marriott, Kirkland & Ellis, Morgan Stanley, PriceWaterhouse, JP Morgan, UBS ve Lehman Brothers.

Rudy Giuliani: Ernst & Young, Credit Suisse, Merrill Lynch, Citigroup, Bear Stearns, Lehman Brothers, Bracewell & Guiliani (kendi şirketi), Morgan Stanley, UBS, Milbank Tweed, Goldman Sachs, JP Morgan ve Bank of America.

Her adayı finanse eden şirketler hemen hemen aynı. Diyelim bu aday adayları Cumhuriyetçi, bu nedenle arkalarında aynı şirketleri görüyoruz! O zaman Demokrat adaylara bakalım:

Hillary Clinton: DLA Piper Goldman Sachs, Morgan Stanley, Citigroup, National Amusements, Emily's List, JP Morgan, Kirkland & Ellis, Skadden Arps, Merrill Lynch, Time Warner, Lehman Brothers, Bear Stearns, Ernst & Young ve Blank Rome LLP.

Peki karşıtlarına göre Müslüman, Endonezya'da medrese eğitimi almış olan ve neredeyse El Kaideci ilan edilecek olan Barack Obama'nın finansörleri biraz farklı olmalı değil mi? Hiç de öyle değil. Yine aynı şirketler.

Barack Obama: Goldman Sachs, Lehman Brothers, National Amusements, JP Morgan, Citigroup, Citadel Investments, Credit Suisse, Skadden Arps, Morgan Stanley, Time Warner, UBS ve Harvard University..

Bazı farklar dışında, adayların siyasi düşüncesine bakılmaksızın finansörleri temelde aynı şirketler. Yani parayı veren, kim kazanırsa kazansın, düdüğü çalacak. "Büyük para" işi şansa bırakmıyor ve her adaya oynuyor. Peki seçimleri kim kazanacak! Sormaya ne gerek var. Elbette bu şirketler. özellikle bu yıl, ciddi oranda stres altındalar. Bu yüzden Beyaz Saray ihalesi her zamankinden daha önemli. İhale yapılmadan kazanan belli: Derin Amerika!

ABD seçimleri ve para ilişkisine detaylı bakmak isteyenler http://www.opensecrets.org adlı sitede küçük bir gezinti yapabilirler.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.