20 Temmuz 2017 Perşembe26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:50Güneş 05:42Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:40Yatsı 22:23
    • 27°C Adana
    • 30°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 22°C Ağrı
    • 20°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 26°C Aydın
    • 23°C Balıkesir
  • BIST: 106.736 -0.63
  • Altın: 140,992 0.33
  • Dolar: 3,5210 -0.02
  • Euro: 4,0955 0.94

Bir zamanlar Başbakanlar pijamayla karşılanırdı

Mehmet Şeker

Dengeler değişirken çıkan gürültü

Bayram öncesi Ekrem Dumanlı, İskele Sancak'ta önemli bir noktaya işaret etti. Ki o konu hep kafamı kurcalamıştır ve “Nasıl oluyor da oluyor” sorusu üzerine düşünmeye sevketmiştir.

Dünyanın başka ülkelerindeki sağ ve sol tanımlarını bir yana bırakalım...

Ve bizdeki seçmenin genel eğiliminin tasnif edilmiş halini, basit bir tablo şeklinde ifade etmeye çalışalım. Şu sonucu görürüz:

Yüzde 70 civarı sağ partiler... Yüzde 30 civarı sol partiler oy alır.

***

Ancak, basın sektörüne baktığımızda, tam tersi bir manzara ile karşılaşırız.

Medyada çoğunlukla sol zihniyet hâkimdir.

Aslında 'dir' yerine 'di' demek daha uygun.

Çünkü denge nihayet yavaş yavaş kırıpdayıp değişim göstermeye başladı.

***

Medyadaki sağ-sol dengesi yıllar itibariyle yavaşça kıpırdamış, değişme hafiften olmuş diye düşünüp, güneşin usulca yükselmesini andırdığını sanmayın.

Sancılı bir süreç bu.

Üstelik epey gürültülü.

***

Gürültü derken başkanım...

Sokaktaki çöp varilinin yuvarlanmasından epeyce farklı sesler çıkardığını da belirtmemiz gerekir.

Can yakan, keyif kaçıran, moral bozan, etik değerleri alt üst etmekten çekinmeyen, çıkar hesabından başka kaygı gütmeyen...

Daha sayalım mı? Gerek yok.

İşte böyle bir yapının çoğunlukta olduğu ortamdaki dengeler sarsılmaya başladığında, zuhur eden gürültüden bahsediyoruz.

***

Kendi kendinin gazına gelerek, medyanın “birinci güç” olduğunu açıkça söyleyenleri unutmayın.

Ne demek birinci güç?

Millî iradenin tecelli ettiği TBMM'den...

Seçilmişlerin iktidar olduğu hükümetten...

Bağımsızlığı kaçınılmaz olan yargıdan bile daha önce geldiğini ifade etmişlerdi basının.

Patron öyle söyleyince, medyanın leşkerleri de “Vay anasını, biz neymişiz be abi!” diyerek “self servis” gaz alıp vermeye devam ettiler.

***

Hükümet devirme çabası, başbakanı pijamayla karşılamak falan sıradan işlerdi bir zamanlar.

İstediğini yargısız infazla yok etmek, istediğinin üstünü örtmek, istediğinin altını oymak... Kimini allayıp pullayıp parlatmak, kimini karalayıp yerin dibine batırmak...

Bir gün ak dediğine bir gün kara demek...

Kendilerini yasama, yürütme ve yargının önünde görürken, askerden geride görmek...

Buna rağmen demokratlık taslamak...

***

Omzu kalabalık apoletli abilerden gelen talimatları sektirmeden uygulamak...

Seçimde manipülasyon yapmak. “Şu kazanır bu kaybeder” tahminleriyle seçmenin kafasını kurcalamak. İsabetli tahminde bulunanlarla da dalga geçmek...

Sonra da sonuçları görünce şapa oturmak... Şapın üstündeyken milleti hakir görmek, “Bu aşağılık herifler bir şeyden anlamıyor” diye yakınmak...

İşte, değişen dengelerin yapısını anlamakta zorlananlar için, manzaranın bir bölümüydü bu.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.