Telefon kayıtları Baykal’ı yalanlıyor

Telefon kayıtları Baykal’ı yalanlıyor
Ergenekon medya ayağına yönelik operasyonlar kapsamında açılan davada savunmasını tamamlayan İklim Ayfer Kaleli’den Akit’e çarpıcı açıklamalar.

Taciz olayının basında yer almasından sonra Deniz Baykal ve avukatının yaptığı ‘Baykal komployu sezdi iletişimi kesti’ açıklamasının gerçeği yansıtmadığını belirten Kaleli, “Taciz olayının benim komplo girişimim olduğunu iddia ediyorsa, bunu fark eder etmez, görüşmenin yapıldığı 25.01.2011 tarihinde veya takip eden 1-2 gün içerisinde; bir açıklama vs. yapması gerekmez miydi? Neden bu açıklama 44 gün sonra olayın medyaya yansıması üzerine yapıldı. Komplo kurulduğunun farkındaysa ve yakın çevresine haber verdiyse olaydan sonra görüşme ısrarı neden devam etti. Kendisi ile daha sonra 5 defa daha görüştük. Bunlar ek delil klasörlerinde var” dedi.

“KOMPLONUN FARKINDAYSA NEDEN 44 GÜN BEKLEDİ”

Odatv Muhabiri İklim Ayfer Kaleli, Hürriyet yazarı Soner Yalçın’la yaptığı görüşmede CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın 25 Ocak 2011’de CHP Genel Merkezi’nde kendisini taciz ettiğini söylediği ortaya çıkmıştı. İddia edilen görüşmeden 44 gün sonra, olayın basına yansımasıyla CHP cephesinden yapılan açıklamada ise Baykal’ın röportaj için gelen İklim Ayfer Kaleli’den şüphelendiği ve kurulan komployu sezerek muhabirle iletişimi kestiği belirtilmişti. Önceki gün Odatv davasının görüldüğü İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaptığı savunma sonrası Akit’e konuşan Kaleli, taciz mağduruyken medya desteği ile tacizciye dönüştürüldüğünü savundu. Baykal’ı açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ifade eden Kaleli, “Görüşme anında durumun farkına vardıysa neden derhal harekete geçmedi de 44 gün bekledi. İlk ve son görüşmemizin 25 Ocak tarihli görüşme olduğu iddia ediliyor. Oysa iddianamede yer alan tape kayıtları iletişimin daha sonrada devam ettiğini, Baykal’ın olumlu tavrından hiçbir şey kaybetmediğini ortaya koyuyor’ şeklinde konuştu.

 TACİZ-KOMPLO OLAYI SONRASI GÖRÜŞME DEVAM ETMİŞ

Baykal’ın avukatının 08.03.2011 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada “Baykal’ın o gazeteciyle gerçekleştirdiği tek görüşme budur. Bu görüşmeden önce veya sonra onu ne telefonla ne de elektronik ortamda aramamıştır, mesajlaşmamıştır, bir daha da karşı karşıya gelmemiştir. Buna karşılık o gazeteci Deniz Baykal’ı ev telefonundan gözaltına alınıncaya kadar defalarca aramıştır. Bu telefon görüşmelerinde yapılan buluşma talepleri, gece gündüz evine çağırma girişimleri Deniz Baykal’ı evinde ziyaret etme istekleri kararlılıkla reddedilmiştir.” denildiğini söyleyen Kaleli, “Oysa tam tersine 25.01.2011 tarihindeki görüşmeden 15 gün sonra 09.02.2011 tarihli görüşmede ve 12 gün sonra 21.02.2011 tarihindeki telefon görüşmesinde de Baykal, komplo ve şantaj tuzak kaygısı olmaksızın gayet samimi ifadeler kullanarak ve uzunca sohbet etmiştir. Ayrıca görüşmenin yapıldığı günün ertesi günü olan 26.01.2011 tarihinde saat 21:24’de 105 sn ve 21:26’da 361 sn cep telefonundan ve 21:46’da da 55 sn ev telefonundan görüştüğümüz Turkcell kayıtlarında mevcuttur” diye konuştu.

 “YA SEN DE ARAMIYORSUN, EV KADINI VAR BİLMEM NE KARMAKARIŞIK”

Baykal’ın “kararlılıkla reddettiği” görüşmelerin iddianame ek delil klasörlerine de girdiğini söyleyen Kaleli 09.02.2011 tarihli telefon görüşmesinde Deniz Baykal’ın “Ya sen de aramıyorsun. Ay hayrola ya nerde çok iyiydin o gün böyle bir ışıl ışıl manzara. Halbuki sağlıklı olup ta hayatın hakkını vermen için bütün şartlar müsaitmiş. İnsan o zaman bi açar bi telefonla hal hatır.. Ya ne bileyim kayboldun gittin.” şeklinde konuştuğunu, 21.02.2011 tarihli diğer görüşmede ise “Sağol çok teşekkürler ne var ne yok. Bugün uyuyacak mısın? Bugün mü daha sonra görüşelim... Ya ev kadını var bilmem ne karmakarışık. Geldiğinde ben şey yaparım veyahut da sen orası uygun olduğunda haber ver veya orası uygun olduğunda haber ver bakalım tamam, oldu hadi görüşürüz.” dediğini vurguladı.

“MEDYA ŞANTAJCI YAPTI DEDİM, SHOW TV VE SKYTÜRK HAKİMLER DİYE DEĞİŞTİRDİ”

Mahkeme huzurunda kayıt altına alınan ifadelerinin dahi çarpıtıldığını söyleyen Bayraktar, savunmasında söylediği, “Ben gazeteci olduğumu sanıyordum, medya beni şantajcı yaptı” şeklindeki sözlerinin aynı akşam SHOW TV ve SKYTÜRK ana haber bültenlerinde çarpıtılarak “gazeteci olduğumu sanıyordum, hakimler beni şantajcı yaptı” diye verildiğini ifade etti.



YENİ AKİT / MURAT ALAN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.