Tek Dertleri Şeriat
PYD Lideri Salih Müslim’in Suriye’de laikliğin garantisinin kendileri olduğunu, bölgeye şeriat getirilmesine engel olacaklarını açıklamaları BDP’lilerin daha önce bu yönde yaptıkları açıklamaları hatırlattı. Geçmişte bu yönde açıklama yapan BDP’lilerden olan Hasip Kaplan, “Şunu herkes çok iyi bilmeli ki, biz olmasak Güneydoğu'da şeriat öne çıkar. Laikliğin gerçek kalesi bizleriz.” demişti. Kendini ‘laikliğin kalesi’ olarak görenlerin alternatif cuma namazı kıldırmaları ve Avrupa’da kurdukları PKK camileri ise kirli oyunlarını ortaya çıkarıyor. Durumdan şikayetçi olan dindar Kürtler ise, terör örgütü PKK ve yandaşlarının kirli ellerini İslam’ın üzerinden çekmesini istiyor.
PYD: SURİYE’DE LAİKLİK İSTİYORLARSA BİZİ DESTEKLEMELERİ LAZIM
PYD Lideri Salih Müslim, Suriyeli Kürtler ile El Nusra arasındaki savaşta batı dünyasının desteğini almak için şeriat tehlikesinin arkasına sığınıyor. El Nusra’nın bölgede İslam emirlikleri kurmak istediğini öne süren Salih Müslim, kendilerine destek verilmemesi halinde bölgeye şeriat düzeni getirileceğini savundu. Toplumlarının laik olduğunu, bunları bozmak isteyenlerin bulunduğunu öne süren Müslim, “ABD, Türkiye ve diğer Batılı ülkeler Suriye’de demokrasi ve laiklik istiyorlarsa bizi desteklemeleri lazım. Biz Amerikalı yetkililerle görüşmek istiyoruz mesela ama kabul etmiyorlar.” dedi.
DOĞU’DA DA LAİKLİĞİN GARANTÖRÜ BDP’YMİŞ
PYD Lideri Müslim’in açıklamaları önceki yıllarda BDP’li yöneticilerin yaptıkları açıklamaları gündeme getirdi. BDP’li Hasip Kaplan, eski partileri DTP’nin kapatılması öncesinde yaptığı bir açıklamada, partilerinin olmaması durumunda Güneydoğu’ya şeriat geleceğini söyleyerek, partilerinin kapatılması durumunda bölgede dindarlığın hakim olacağını ifade etmişti. TSK yönetiminin laiklik anlayışı ile kendilerinin ve Öcalan'ın laiklik anlayışları arasında fark olmadığının belirten Kaplan, “Şunu herkes çok iyi bilmeli ki, biz olmasak Güneydoğu'da şeriat öne çıkar. Laikliğin gerçek kalesi bizleriz. TSK'nın laiklik söylemi ile bizim laiklik söylemimiz örtüşmektedir. Doğu ve Güneydoğu Bölgesi'nde DTP laiklik konusunda bir sigorta görevi görmektedir. DTP kapatılırsa, etkisizleşirse bölgede dini radikalizm hakim olur. Bu da TSK'nın en fazla karşı olduğu şeydir.” demişti.
“BİZ OLMASAK MEYDAN DİNCİLERE KALIR”
TSK ile sadece Kürt sorunu konusunda anlaşamadıklarını ifade eden Kaplan, İslam’a ve laikliğe bakış konusunda tam olarak örtüştüklerini belirterek şöyle konuşmuştu: “Öcalan'ın da laiklik konusundaki görüşleri bellidir. Bu görüşler, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş felsefesiyle ve cari uygulamalarla örtüşmektedir. Biz hem laikliğin hem de sosyal devletin teminatıyız.” Kasıtlı olarak bölücülükle itham edildiklerini belirten Kaplan “Oysa, kesinlikle şunu ifade ediyorum ki, eğer bizler olmasak orada AKP dini eğilimleri ağır basan bir yönetim tarzını egemen kılmak ister. Biz olmasak, meydan dincilere kalır. Bu kesinlikle böyle. Diyarbakır'da şeriatçılar nasıl miting yaptılar? Bu, yapılmak istenenin nüvesidir. Laikliği kim koruyacak? Bizden başka kim koruyacak? Çağdaşlığın, laikliğin bir nevi kalesi, savunucusu konumundayız” diye konuştu. Açıklamasında başörtülüleri de hedef alan Kaplan, “21. yüzyılda bunlarla mı uğraşacağız? Bunların dayanağı istismardır. Türban simge olarak kullanılmamalıdır. Başörtülü savcı, avukat olmaz. Başörtülü hakim olamaz.” dedi.
KÜRTLERE EN UYGUN DİN ZERDÜŞTLÜKMÜŞ!
Bölücü terör örgütü PKK’nın da azılı bir İslam düşmanı olduğu biliniyor. Örneğin PKK elebaşlarından Murat Karayılan, Almanya`da yayımlanan `Bir Savaşın Anatomisi` isimli kitabında, PKK`nın dine yaklaşımını anlatırken İslamı, tarikatı ve İslam adına ne varsa hepsini çözümsüzlüğün hedefi yaparak Kürtlerin bu yüzden geri kaldığını, diğer taraftan Alevilik, Zerdüştlük ve Yezidiliği Kürtlerin için asıl çözüm olarak sunmuştu.
AVRUPA’DA PKK CAMİLERİ KURDULAR
Her fırsatta şeriatı ön plana getiren Marksist terör örgütü PKK, bugüne kadar hep karşı çıktığı İslam ve ibadethanelerini istismar etmeyi de ihmal etmiyor. PKK Avrupa’da yaşayan Müslüman Kürt vatandaşlarına hitap edebilmek için kendisine ait olduğunu iddia ettiği sözde camilerde eş başkanlık uygulaması başlattı. Avrupa’da yaşayan örgüt yanlılarının kurmuş olduğu Kürdistan İslam Toplumu (Civaka İslamiya Kürdistan-CİK) adlı PKK yanlısı örgüt 33 camide eş başkanlık uygulaması başlatacağını duyurdu. Camide kongre düzenleyen PKK yandaşları kadınları da cami yönetimine dâhil etti. Amacın, Avrupa’da yaşan Kürt vatandaşları İslamiyet’ten uzaklaştırarak PKK militanı ve sempatizanı yapmak olduğu ifade ediliyor.
ALTERNATİF CUMA NAMAZLARI TUTMADI
PKK terör örgütünün üst yapısı KCK’nın ortaya attığı alternatif cuma namazları ise vatandaştan karşılık görmedi. BDP’nin çadırlarında düzenlenen alternatif cumalara beklenen katılım olmadı. Alternatif cumalara ilgisizliğin vatandaşın KCK’ya karşı tepkisi olarak değerlendirildi. Çadırda yasa dışı girişimlerle alternatif cumalara katılım olmazken, bölgedeki camilerin cuma namazlarında dolup taşması vatandaşın Diyanet’e bağlı camileri tercih ettiğini ortaya koymuştu.
VATANDAŞTAN ‘KİRLİ ELLERİNİZİ İSLAM’DAN ÇEKİN’ UYARISI
Bölgede yaşayan duyarlı Kürt vatandaşları ise, terör örgütü PKK’nın kirli elini İslam’ın üzerinden çekmesini istiyor. PKK’nın Müslümanca yaşayan Kürtleri sevmediğini dikkat çeken vatandaşlar, çocukların ve gençlerin dini eğitim adı altında kandırılmaya çalışıldığına vurgu yapıyor. Örgütün dindar Kürt istemediğini vurgulayan vatandaşlar, “Örgüt şimdi burada camiler vasıtasıyla gençlerimizi kandırmaya çalışıyor. Camide dini eğitim veriyor. Örgütün, dini eğitimi olur mu? Nerde görülmüş, siz kimi kandırıyorsunuz? Bizler bu tuzağa düşmeyeceğiz. Oraya gidenler zaten örgüt yanlıları.” diyor.
Akit / Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.