Ankara’da “Kota” Zulmü

Ankara’da “Kota” Zulmü
Herhangi bir tüketici derneği veya sivil toplum örgütü konuyu mahkemeye taşırsa Ankara’da uygulanan ‘KOTA’ zulmü sona erebilir.

Habervaktim’in ısrarla gündeme getirdiği Başkent’teki doğal gaz satışlarında kota uygulamasına tepkiler dinmek bilmiyor. 

Kış aylarının da yaklaşmasıyla birlikte vatandaş ne yapacağını kara kara düşünürken, yetkilerin ise, hiçbir haklı gerekçesi olmayan bu uygulamaya karşı sessiz kalması ise manidar bulunuyor.

Memur şehri olarak da bilinen Ankara’daki doğalgaz satışlarında kota uygulamasına memurlar da isyan etti. Memur-Sen Ankara İl Başkanı Mustafa Kır, kota uygulamasını Milli Şef dönemindeki karne uygulamasına benzeterek, “Doğalgazda sıkıntı mı var da satışlarına kota getiriliyor?” diye sordu. Kotanın neden uygulandığına dair hiçbir Ankaralının da tam bir bilgi sahibi olmadığını vurgulayan Kır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ı göreve davet etti. Kır, “Acaba Sayın Bakan Avrupa’nın Başkenti olan Ankara’da doğalgaz satışına kota uygulandığından ve her aboneye ayda 110 TL’den fazla gaz satışı yapılmadığından haberdar mıdır?” tepkisinde bulundu. 

Doğalgaz satışlarında Başkent Ankara’da geçtiğimiz Mart ayından buyana uygulanan ‘KOTA yani SINIRLI SATIŞ’ ile ilgili yazılı bir açıklama yapan Memur-Sen Ankara İl Başkanı Mustafa Kır, Ankaralıyı çileden çıkaran bu uygulamaya biran önce son verilmesini istedi. Doğalgazda en fazla KDV ve ÖTV’nin ödendiği bir dönemde bir de vatandaşın alacağı doğalgaza sınırlama getirilmesinin hiçbir haklı gerekçesinin olamayacağını vurgulayan Kır, mevcut durumda vatandaşların aylık 110 liradan fazla doğalgaz alamadıklarının altını çizdi. Kış aylarının yaklaşması ile birlikte çaresiz kalan vatandaşların ne yapacaklarını şaşırdıklarını bildiren Kır, “Hangi gerekçe ile olursa olsun kimsenin vatandaşa bu sıkıntıyı yaşatmaya hakkı yoktur” diye konuştu.

Ankara’da yıllardır vatandaşların ön ödemeli doğalgaz saatlerini kullandığını ve bugüne kadar satışlara bir sınırlama getirilmediğini hatırlatan Kır, şunları kaydetti: “Dar gelirli insanlar, kışın yüksek faturalarla karşılaşmamak için kullanacağı doğalgazın bir miktarını yaz aylarında almaya çalışıyordu. Ancak ne olduysa yıllardır uygulanan bu sistemden vazgeçilerek, hiçbir gerekçesi de açıklanmadan doğalgaz satışlarına kota getirildi. Yaz aylarında insanlara 70 liradan fazla doğalgaz satışı yapılmadı. Şimdi de 110 liradan fazla doğalgaz satılmıyor”

Doğalgaz satışlarına getirilen kotanın gerekçesinin de halka açıklanmadığını vurgulayan Kır, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatarak, Başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız olmak üzere yetkilileri göreve davet ederek, kotanın gerekçesinin halka açıklanmasını istedi. 

‘KOTA’nın nedeni bu mu?

Kotanın asıl nedeninin ne olduğu konusunda Milli gazeteden de ilginç bir iddia geldi. Gazetenin haberi şöyle: “Bilindiği üzere Başkent Doğalgaz, geçtiğimiz Haziran ayında özelleştirilerek Torunlar Gıda’ya satılmıştı. Doğalgaz satışlarında kota uygulaması ise şirket satılmadan önce yani Mart ayından itibaren hayata geçirilmişti. Peki, Ankara Büyükşehir Belediyesi, yıllardır ön ödemeli saatlerde doğalgaz satışına bir sınırlama getirmezken, Başkent Doğalgaz’ın özelleştirilmesinin hemen öncesinde niye böyle bir uygulamayı başlattı? Bu sorunun cevabı yaşanan sıkıntının anlaşılabilmesi için hayati önem taşıyor.

Özelleştirme ihalesinin öncesinde ihaleye girecek firmaların; ‘Bu uygulama bizi zarar ettirir. Böyle bir yükün altına giremeyiz’ dedikleri iddia edilmişti. Bu iddianın doğruluğunu en iyi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) biliyor ancak uygulamanın hemen özelleştirme ihalesinin öncesinde hayata geçirilmesi bu iddiaları da manidar kılıyor. Hükümet doğalgaz kullanımını yaygınlaştırma yönünde bir politika izlerken ve dünyada doğalgaz arzında bir sıkıntının olmadığı bir dönemde doğalgaz satışlarında böyle bir kısıtlamaya gidilmesinin başka bir açıklaması da bulunmuyor.

KOTA ZULMÜ MAHKEMEDEN DÖNEBİLİR

Ön ödemeli saatleri kullanan tüketicilere yönelik uygulanan KOTA’nın EPDK kararı ile getirildiği için bundan böyle kaldırılması da mümkün görülmüyor. Bir şartla. Konu mahkemeye taşınırsa bu uygulamanın mahkemeden geri dönme ihtimali yüksek görünüyor. Çünkü benzer bir uygulama hiçbir üründe bulunmuyor. Bu durum uygulanan liberal politikalarla da çelişiyor.

ANKARALI BİLMEDİĞİ İÇİN KONU MAHKEMEYE TAŞINMADI

Ancak uygulanan KOTA’nın gerekçesi hiçbir kimse tarafından sağlıklı bir şekilde bilinmediği için bu konu henüz tüketici mahkemelerine de taşınmış durumda değil. Buda dikkat çekici bir durum. Ancak bu haberimizden sonra her hangi bir tüketici derneği veya sivil toplum örgütü konuyu mahkemeye taşırsa Ankara’da uygulanan ‘KOTA’ zulmü sona erebilir. Yoksa siyasi bir kararla KOTA’nın kalkmasını kimse beklemesin.

Diğer yandan KOTA’nın kalkmaması durumunda vatandaş kış aylarında ne yapacak? Ön ödemeli doğalgaz saatini mekanik saatle değiştirmek zorunda kalacak. Zaten KOTA getirilerek gizliden gizliye yapılmak istenen de bu. Şimdiden birçok vatandaş ta saatini bu şekilde değiştirmiş durumda. Bir zamanlar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in; ‘gelen doğalgaz zamlarından Ankaralılar etkilenmeyecek’ diyerek 300 dolar gibi yüksek bir maliyetle Ankaralıların yönlendirildiği ön ödemeli saatler, şimdi iddia edildiği üzere Torunlar Gıda’nın zarar etmemesi için çöpe atılacak.

ANKARALI DOLAYLI YOLDAN MEKANİK SAATE YÖNLENDİRİLİYOR

Burada sorulması gereken soru ise; vatandaşlar mekanik saatlere yönlendirilecekse bu doğrudan neden söylenmiyor da KOTA getirilerek dolaylı yoldan uygulanmak isteniyor? Bunun cevabı da gayet açık. Eğer bu doğrudan açıklanırsa o zaman saatlerin değişim maliyetlerine Başkent Doğalgaz’ı alan firmanın üstlenmesi gerekir. Gerçi, firma şikâyette bulunan abonelerine; ‘Saatlerinizi hiçbir ücret almadan değiştirelim’ teklifinde bulunuyormuş. Ancak burada bir yanılgıya düşülmesin. Saatler ücretsiz değiştirilecek ancak depozito karşılığında. Yani her halükarda vatandaşın cebinden belli bir maliyet çıkacak. İşte bundan dolayı vatandaş zorunda bırakıldığı, ancak kendi isteği ile saati değiştireceği için bu uygulama doğrudan değil dolaylı yoldan yapılmak isteniyor.   

GERÇEKTEN BİR ZARAR VARSA BUNA BUGÜNE KADAR NEDEN GÖZ YUMULDU?

KOTA uygulamasında sorgulanması gereken bir soru da, iddia edildiği gibi özel şirketlerin ‘zarar ederiz’ diyerek kabul etmediği bir sistem Ankara’da yıllardır neden uygulandı? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile EPDK neden buna göz yumdu? Gerçekten burada bir zarar söz konusu ise bunun kamuya maliyeti nedir? Bu bilgilerin Ankaralılara açıklanması gerekiyor.”

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum