26 Temmuz 2017 Çarşamba29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:58Güneş 05:47Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:35Yatsı 22:15
    • 27°C Adana
    • 24°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 13°C Ağrı
    • 16°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 25°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 107.041 0.31
  • Altın: 143,530 -0.01
  • Dolar: 3,5635 0.19
  • Euro: 4,1526 0.34

Emine Erdoğan: "Öğretmenlik memuriyet değil..."

Emine Erdoğan, "Devletimizin çalışmaları yanında bu alanda gayret gösteren sivil toplum kuruluşlarımızın varlığı son derece önemlidir. Son 10 yıldır çeşitli vakıf ve derneklerin bu konuda yaptığı çalışmaları teşvik ve himaye etmeye çalışıyorum" dedi
Emine Erdoğan: "Öğretmenlik memuriyet değil..."
Emine Erdoğan: Emine Erdoğan: Emine Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, okul öncesi eğitim ile ilgili düzenlenen zirvede yaptığı konuşmada, "Öğretmenlik bir memuriyet değil, bir gönül işçiliğidir" dedi.

Gelecek Eğitimde Derneği'nin organize ettiği, İstanbul MEM, ÖZKUR-BİR ve İhlas Koleji'nin desteklediği "Okul Öncesi Eğitim Zirvesi" Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşti.

İstanbul MEM, ÖZKUR-BİR ve İhlas Koleji"nin desteklediği "Okul Öncesi Eğitim Zirvesi"ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ÖZKUR-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Hami Koç, sanatçı Gülben Ergen, TED Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Ziya Selçuk, şair Hayati İnanç ile eğitim dünyasından pek çok öğretmen ve eğitmen adayı katıldı.

Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, öğretmenliğinin bir memuriyet değil, bir gönül işçiliği olduğunu söyledi. Erdoğan, şunları söyledi:

"Çocuk, onun ihtiyaçlarına duyarlı, onu önemseyen bir ortamda büyüdüğü oranda potansiyelini açığa çıkarabilir. Uzmanlar bir insanın kendine güveninin çocukluk yıllarında çevresine duyduğu güvenle kazanıldığını vurguluyorlar. Bu duygunun sonradan edinilmesi gerçekten çok zor. Güven duygusunun gelişiminde elbette önce ebeveynlerin tutumu büyük önem taşıyor. Çünkü hayata yön veren temel değerler aile ortamında kazanılıyor. Çocuğun burada öğrendiği tüm olumlu ve olumsuz davranışlar hayat boyu kalıcı izler bırakmakta. Aile ve okulun bu anlamda çok iyi bir işbirliği içerisinde olması gerek ki çocuklar ikilemde kalmasın. Aile ortamı ve okul öncesi eğitim kurumları bir anlamda hayatın prova alanlarıdır. Çocuklar temel insani eylemleri; paylaşmayı, dayanışmayı, birlikte yaşamayı buralarda öğrenip benimsiyorlar".

Okul öncesi eğitim alanında hizmet veren öğretmen sayısında önemli bir artış olduğunu dikkat çeken Erdoğan, okul öncesi eğitim hizmetlerinin, 13 yıl öncesine kadar daha çok çalışan annelerin çocuklarına yönelik bir hizmet alanı olarak algılandığını kaydederek, "Fakat son 13 yılda bu algı değişti. Artık tüm çocukların okul öncesi eğitim alması bir ihtiyaç olarak kabul edilmekte. Devletimiz bu konuda önemli adımlar atmıştır. Milli Eğitim Bakanlığımızın çalışmalarına baktığımızda tüm eğitim kademeleri içinde en büyük ilerleme okul öncesi eğitim alanında yaşanmıştır. Bakanlığımız her çocuğun zorunlu eğitime başlamadan en az bir yıl okul öncesi eğitim almış olmasını kısa vadeli bir hedef olarak belirlemiştir. Bunun sonucu olarak 2002 yılında yüzde 11 olan okul öncesi eğitim okullaşma oranı bugün itibariyle 5 yaşta yüzde 70'e ulaşmıştır. Keza bu alanda hizmet veren öğretmen sayısı 14 binden 72 bine çıkmıştır. Bu süreçte okul öncesi eğitimin ücretsiz olması çocuklarımızın gelişimindeki maddi engellerin ortadan kaldırılması adına önemli bir adım olmuştur" şeklinde değerlendirme yaptı.

Devletin çalışmalarının yanında, bu alanda gayret gösteren sivil toplum kuruluşlarının varlığının son derece önemli olduğunu anlatan Emine Erdoğan, "Öğretmenlik bir memuriyet değil bir gönül işçiliğidir. Elbette yapılacaklar henüz bitmedi. Bu çalışmaların nihai noktası 4-5 yaşlarında yüzde 100 okullaşmış kaliteli bir okul öncesi eğitim olmalıdır. Devletimizin çalışmaları yanında bu alanda gayret gösteren sivil toplum kuruluşlarımızın varlığı son derece önemlidir. Son 10 yıldır çeşitli vakıf ve derneklerin bu konuda yaptığı çalışmaları teşvik ve himaye etmeye çalışıyorum. '7 çok geç', 'Ana sınıfsız okul kalması' gibi kampanyalar bu alandaki farkındalığı artırmıştır. Yüzlerce okul öncesi eğitim kurumu açıldı. Gerçekten sivil topluma çok önemli vazifeler düşmektedir. Gerek okullarımızın sayılarının gerekse kalitelerinin artırılması noktasında yapabileceklerinin sınırı yoktur" dedi.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.