28 Mayıs 2017 Pazar2 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:35Güneş 05:29Öğle 13:08İkindi 17:05Akşam 20:34Yatsı 22:19
    • 27°C Adana
    • 24°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 19°C Ağrı
    • 19°C Amasya
    • 11°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,781 1.23
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

Acının kaynağı Kudüs mü?

Yeni Şafak’tan Akif Emre bugünkü makalesinde, İslam dünyasının başına gelen bunca felaket, fitne, fesat, kaos ve acının sebebinin Kudüs’ün unutulmuş olmasından kaynaklandığını kaydetti.
Acının kaynağı Kudüs mü?
Acının kaynağı Kudüs mü? Acının kaynağı Kudüs mü? Acının kaynağı Kudüs mü?

Akif Emre “Ramazan hilâli Kudüs’ten doğar” başlıklı makalesinde, “Kudüs ümmet bilincinin siyasal, askeri, stratejik mihenk taşıdır; ne Arabın ne Acemin ne Türkün meselesidir; bundan öte ortak şuur halidir.” diye yazdı.

Yazısında “Eğer Kudüs bilincini yeterince kuşanabilmiş olsaydık yeterince arınıp anılması gerekeni anmayı hep gönlümüze yerleştirebilseydik yaşanmış olanlar da, yaşamakta olduklarımız da başımıza gelmezdi.” İfadelerine yer veren Emre’nin makalesinin ilgili kısmı şöyle:

Bazı acılar vardır, sürekli hatırlanması gerekir. Acıya sebep her ne ise ortadan kalkıncaya kadar hatırlamak gerek. Acıya da alışır insan... Bazı acılara alışmak ruhu alçaltır, kişiliği perişan eder. Alışmamak, direnmek, hatırlamak bazı acıların tek panzehridir.

Oruç her yıl kapımızı çaldığında arınmaya çağırır, anmaya davet eder.

Varlıktan vazgeçmeyi öğretir, yoksulları hatırlamamızı ister. Ve bir yandan yoksunluklarımızı bilincimizde taze tutmayı öğütler.

Kudüs her an anmayı gerektiren bir acı...

Bu yıl Ramazan'ın başlangıcı aynı zamanda Kudüs'ün düşüşüne giden savaşın başlangıç yıldönümüne denk geldi.

Oruç bir kez daha kapımızı çalıyor, bir kez daha Kudüs'ü hatırlatıyor. Nasıl oruç her yıl yeniden tüm diriliğiyle bize kendini hatırlatıyorsa, aynı zamanda Kudüs bilincimizi tazelemeye de çağırıyor. Ta ki, Kudüs âli kimliğini tekrar kazanana, yani özgürleşene kadar...

Tüm dünyada Müslümanları kasıp kavuran onca felaket, fitne ateşi, kaotik görüntüler dururken Kudüs'ü öne çıkarmayı lüzumsuz bulanlar olacaktır.

Eğer Kudüs bilincini yeterince kuşanabilmiş olsaydık yeterince arınıp anılması gerekeni anmayı hep gönlümüze yerleştirebilseydik yaşanmış olanlar da, yaşamakta olduklarımız da başımıza gelmezdi.

Kudüs'ü yitirten idraksizlikti, Kudüs'ü unutturan hamasettir.

Kuşanmamız gereken Kudüs bilincidir. Kudüs bir şehrin, bir mekanın adı olmaktan öte bir ümmetin varoluş bilincidir.

1967 savaşı, hamasetin körleştirdiği, acziyetin pelteleştirdiği bir beşeri coğrafyanın bize miras bıraktığı kanayan yaradır. Altı Gün Savaşlarının hemen başında 7 Haziranda Siyonist işgalciler Mağrip kapısına dayandılar. 9 Haziranda Selahaddin Eyyubi'den bu yana ilk kez Mescid-i Aksa'da Cuma kılınmadı. Çatışmalar Haremi Şerif'e dayanmış, bir avuç mücahidin dışında Kudüs'ü, Mescid-i Aksa'yı savunacak ordulardan eser kalmamıştı.

Yeryüzündeki tüm yoksulları hatırlayalım orucumuzla. Yeryüzünün yoksun kaldığını analım oruç vesilesiyle.

Kudüs bilincinden yoksun olanlar, Kudüs acısını idraklerinde diri tutamayanlar ne Halep'te ne Bağdat'ta ne yeryüzünün başka yerlerinde yaşanmakta olanları kavrayabilirler. Kudüs'te Cuma kılabiliriz, iftarlarımızı da yapabiliriz, hatta umre ziyaretlerimize Kudüs'ü de ilave edebiliriz; ancak bunlar Kudüs bilincimizi yeniler mi yoksa yaraya sünger mi çeker?

Kudüs'ün esaretinin yarım yüzyıla tamamlanmasına bir yıl kala, hala onun anlamına dair bizi kendimize getirecek çalışmalardan, sorunun ciddiyetini kavramaktan ve sorumluluğundan çok uzağız.

Hayatta karşılığı olmayan söylev ve söylemlerle anıyor gibi yapıyor; aslında uyutuluyor belki de uyuşturuluyoruz.

Kudüs ümmet bilincinin siyasal, askeri, stratejik mihenk taşıdır; ne Arabın ne Acemin ne Türkün meselesidir; bundan öte ortak şuur halidir. Irk, renk ayırmadan hepimizi saran ortak Ramazan iklimi aynı zamanda Kudüs'ün soluğunu da ruhlarımıza üflemeli...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.