27 Mart 2017 Pazartesi27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:49Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:31Yatsı 20:52
    • 14°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 7°C Ankara
    • 14°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,263 -0.10
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Evgin: Eşit sayılmak adaletsizlik

Şarkıcı Erol Evgin seçimlerde oy kullanan seçmeni okumuş ve cahil olarak ikiye ayırarak, 'Parmak basanla eşit sayılmak adaletsizlik' ifadesini kullandı.
Evgin: Eşit sayılmak adaletsizlik
Evgin: Eşit sayılmak adaletsizlik Evgin: Eşit sayılmak adaletsizlik Evgin: Eşit sayılmak adaletsizlik

Erol Evgin, demokrasinin Türkiye için fazla olduğunu, parmak basan biriyle 3 üniversite okumuş birinin eşit olamayacağını söyledi. Evgin, "Okumamış olanlar muhtarını seçsin, eğitimli olan belediye başkanını seçsin" diyerek, bu şekilde eşitliğin sağlanabileceğini söyledi. 

Erol Evgin, "Okuma yazma bilmeyen, oyuna parmak basan bir kardeşimizle, ablamızla, annemizle 3 üniversite bitirmiş birinin birer oy hakkı olması adaletli mi geliyor size sorarım. Hiç hakça değil" sözleriyle tepki çekti.

Sanatıyla gündeme gelemeyen Erol Evgin'in sözleri, Aysun Kayacı'nın 2008 yılında söylediği, "Ben vergi veriyorum niye vergisini vermeyen, çok özür dilerim herkes üstüme gelecek ama kalıp olarak söylüyorum, 'dağdaki çoban'la benim oyum eşit mesela. Niye? Hiç vergisini vermeyen biriyle niye benim oyum eşit. O benim kadar duyarlı benim kadar sorumluluk sahibi bir şekilde yaklaşıyor mu acaba" sözleri hatırlattı.

İşte Erol Evgin'in röportajından o bölüm:

-Haber bülteni izlemiyorsunuz yani? Beni izlemiyorsunuz.

İzlememek lazım aslında ama olmuyor tabii, sizi izliyorum. Bu ülkede demokrasinin en iyi çözüm olduğu konusunda şüphelerim var.

-Ne olmalı peki?

Daha iyisi yok maalesef, bulunamadı ama... Galiba eğitimli ülkeler için iyi bir çözüm demokrasi. Bize fazla geliyor. Bir manken kızımız “Dağdaki çoban ile benim oyum bir mi?” olacak demişti hatırlarsanız... Hoş değil o tanım ama şunu düşünüyorum; Okuma yazma bilmeyen, oyuna parmak basan bir kardeşimizle, ablamızla, annemizle 3 üniversite bitirmiş birinin birer oy hakkı olması adaletli mi geliyor size sorarım. Hiç hakça değil.

-Hak tam da bu değil mi? Eşitlik?

Bana adaletli gelmiyor bu durum. Herkes seçebilmeli tabii. O parmak basan ablamız muhtarını seçsin, biraz daha iyi eğitim alanı belediye başkanını seçsin.

-Çok seçkinci bir tavır değil mi bu? Eşitlik nerede kaldı?

Neyin eşitliği? Öbür tarafta eşitlik oluyor mu? Hakça bir durum mu? Bu ülkede eğitim açısından eşitlik var mı? İnsanlara aynı imkânları sunabiliyor muyuz? Bakın kadınların gücüne... Siyasetçiler bunun önemini kavrasalar, siyasetin merkezine oturtsalar müthiş başarılar kazanacaklar. Ama yapmıyorlar. Neden? İktidarları, güçleri ellerinden gider diye yapmıyorlar. Cehaletin korktuğu kadındır. Kadın öğrenirse çocuğu da öğrenir. O yüzden kadınları cahil bırakmak birilerinin işine geliyor. Eğitimde eşit fırsat yaratmazsanız eşitlik nerede kaldı? Önce herkesi eğitelim sonra “demokratız” diye ortaya çıkalım.

-Sanatçılar olan bitene tepkisini koymalı diyen bir anlayış var, rengini belli etmeli...

Zaten Türkiye kutuplaştı, ayrıştı. Sanatçının yapması gereken tek şey birleştirmek, ötesi yok. Çünkü bu şarkılar herkese aynı duyguları yaşatıyor, herkesin gözünden yaş getiriyor. Herkes şarkılarımla hisleniyorsa daha ötesini niye karıştırayım? Benim görevim bu şarkıyı söylemek ve insanları o duyguda birleştirmek. Siyasal ayrıntıları bana sormayın ve söyletmeyin. Hiçbir tarafçı değilim. Muhalefet de iktidar da iyi değil. Senin sanatçı olarak müthiş bir gücün var, bunu insanları ayrıştırmak için kullanma.

-Hükümetin kahvaltılı toplantılarına çağrılmıyor musunuz?

Çağırdılar gittim bir kere. Bir vakfın onursal başkanıyım, sanatçıların sorunları konuşulacak diye gittim ama öyle olmadı, Kürt açılımı falan konuşuldu. Ben de bir daha gitmedim. Hiçbir çağrıya gitmiyorum artık. 80 öncesi Mehmet Ali Aybar’a sormuştum endişeyle “Ne olacak bu memleketin hali?” diye. O da bana “Büyük devletlerde bu inişler çıkışlar olur” demişti. Bugün de öyle. Güzel günler göreceğimize inanıyorum.

habertürk

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.