07 Aralık 2016 Çarşamba8 R.Evvel 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Allah’a güven vekil olarak Allah yeter. (Ahzab, 3)
  • Ebu Zerr radıyallahu anh demiştir ki: “Eğer kılıncı şuraya koysanız -eliyle ensesini göstermiştir- ben bu esnada, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan işitmiş bulunduğum bir hadisi, sizin işimi bitirmezden önce söyleyebileceğime kanaatim gelse onu mutlaka söylerim.”Buhari, İlim 10
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:36Güneş 08:08Öğle 13:03İkindi 15:22Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 7°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • -1°C Artvin
    • 10°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 76.031 0.79
  • Altın: 128,354 -0.89
  • Dolar: 3,3888 -1.48
  • Euro: 3,6457 -1.10

Türk savaş uçakları Suriye semalarına nasıl döndü sorusunun cevabı

Türk savaş uçakları Suriye semalarına nasıl döndü sorusunun cevabı
Türk savaş uçakları 19 gün aradan sonra Fırat Kalkanı operasyonuna tekrar katıldı. Peki sürecin perde arkasında neler yaşandı.
Türk savaş uçakları Suriye semalarına nasıl döndü sorusunun cevabı Türk savaş uçakları Suriye semalarına nasıl döndü sorusunun cevabı Türk savaş uçakları Suriye semalarına nasıl döndü sorusunun cevabı

Kanal 7 Ankara Temsilcisi  Mehmet Acet, Türkiye'nin PYD'yi vurduktan sonra Suriye'nin hava savunma sistemlerini Türk jetlerine kilitlemesiyle başlayan ve 19 gün süren sürecin perde arkasını yazdı...

İşte Mehmet Acet'in o yazısı;

Türk savaş uçakları Suriye semalarından 19 gün boyunca uzak kaldı.

19 gün sonra, geçen hafta sonu, F-16 lar Fırat Kalkanı operasyonuna katılmak için yeniden havalandı.

Peki neden böyle oldu?

Türk savaş uçakları bu süre zarfında neden uçamadı? O arada ne oldu? Sorun nasıl çözüldü ki, 19 günlük aradan sonra uçaklarımız yeniden havalanabildi.

Bunun bir sebebi ve hikayesi var.

Öncelikle şunun altını çizelim.

Fırat Kalkanı operasyonunun başarısında havadan yapılan müdahalelerin büyük katkısı oldu.

Zaten günümüz savaşlarında hava gücünü elinde bulunduran ve iyi kullanan ülkelerin ciddi bir avantaj sahibi olduğunu söyleyebiliriz.

TSK YPG’Yİ HAVADAN VURUNCA…

Hikayemiz şöyle başlıyor:

Geçen Ekim ayının sonlarına doğru, Suriye’nin kuzeyinde, PYD kontrolündeki Afrin’in güneyinden El Bab ilçesine doğru bir hareketlilik oldu.

YGP militanları birkaç köyü aldıktan sonra Bab’a doğru ilerlemeye kalkınca, Türk Savaş uçakları havalandı ve YPG’yi ağır bir bombardımana tabi tuttu.

Hani diyebilirim ki, bu bombardıman ile YPG, Suriye savaşının başından beri en büyük kayıplarından birini verdi.

TSK’nın o günlerde yaptığı açıklamaya göre 160 tan fazla YPG militanı öldürüldü.

İşte ne olduysa ondan sonra oldu.

Suriye Hava Savunma Sistemi, Türk Savaş uçaklarına kilitlenmeye başladı.

Üstüne Şam’dan bir de açıklama yapıldı, “Türk savaş uçakları bir daha topraklarımıza girerse, icap eden bütün yöntemler kullanılarak bu uçaklar düşürülecek” dendi.

Kendi halkını katleden bir rejimin böyle bir tehdit savurmasına karşın Ankara, meseleyi uhulet ve suhulet içerisinde çözme yönünde bir tutum sergiledi.

Gelinen noktaya baktığımız zaman iyi ki, böyle bir tutum takınıldı diyebiliyoruz.

HULUSİ AKAR’IN VE HAKAN FİDAN’IN MOSKOVA ÇIKARMASI İLE DÜĞÜM ÇÖZÜLÜYOR

Askeri kaynaklardan edindiğimiz şöyle bir bilgi de var.

O arada Rus tarafı, Ankara’ya, Şam’ın savurduğu tehditler konusunda “Önceden haberdar” olduklarını ima eden bir şeyler de iletiyor.

“Bakın biz Şam’a sakin olması yönünde telkinde bulunuyoruz ama siz yine de bu açıklamaları dikkate alın. Kazara bir felaket yaşanmasın” gibisinden bir cümle kuruyorlar.

Mesele anlaşılmıştır.

Şam’dan yapılan açıklamanın önünde, arkasında ya da bir yerinde Moskova vardır.

Ankara, Suriye füzelerinin F-16’lara kilitlenmeye başlaması üzerine, uçakları pistte tutmaya başlayıp, ‘Diplomasi’ kartını açarak meseleyi çözme yolunu tutar.

Tabi bu arada uçakların havalanamaması nedeniyle Fırat Kalkanı operasyonu durma noktasına gelir.
Sahadan gelen şehit haberlerinde de bir artış olmuştur.

Tam o günlerde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Moskova’nın yolunu tutar.

Türk ve Rus Genelkurmay Başkanları, Türk ve Rus İstihbarat Başkanları arasında yapılan görüşmelerde masada yer alan konuların başında Türk savaş uçaklarının yeniden havalanabilmesi talebi vardır.

Türk tarafı Ruslara, Fırat Kalkanı operasyonunun amacını detaylı bir şekilde yeniden anlatır.

O görüşmelerin sonucunu hafta sonu F-16’ların yeniden havalanarak Suriye’deki operasyonlara katılması ile görüyoruz.

Fırat Kalkanı operasyonunun başında Ankara ile Moskova arasında bir mutabakata varıldığını biliyoruz.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Ankara’ya geldiğinde “Biz kayıtlara geçmesi için bazen tepki veririz ama siz operasyonlarınıza devam edin” diyerek Türkiye’nin yürüttüğü operasyona yeşil ışık yakmış, Fırat Kalkanı’na engel olmayacaklarının teminatını vermişti.

Anladığımız kadarıyla Fırat Kalkanı operasyonu El Bab’a dayanınca Ruslar, Türkiye ile ‘yeni bir durum değerlendirmesi’ yapmak istediler.

Ankara’nın verdiği garantiler üzerine, tekrar bir anlaşma sağlandı ve Türk Savaş uçakları yeniden Suriye semalarında havalanmaya başladı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Alaaddin Us hayatını kaybetti21 Kasım 2016 Pazartesi 12:15
  • MHP gazetesi Ortadoğu’dan ilginç anayasa yorumu21 Kasım 2016 Pazartesi 11:58
  • İzmir'de FETÖ operasyonu: 39 gözaltı21 Kasım 2016 Pazartesi 11:55
  • Mantardan ekmek yaptı21 Kasım 2016 Pazartesi 11:40
  • Otogaz'a zam yolda!21 Kasım 2016 Pazartesi 10:54
  • Ali Ülker'den FETÖ iddialarına cevap21 Kasım 2016 Pazartesi 10:41
  • 41 terörist etkisiz hale getirildi21 Kasım 2016 Pazartesi 10:06
  • Erdoğan: Teröristlerde dostların silahları var21 Kasım 2016 Pazartesi 10:02
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu21 Kasım 2016 Pazartesi 09:45
  • Savaş başlıyor21 Kasım 2016 Pazartesi 09:39
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.