29 Mart 2017 Çarşamba1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 11°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 5°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 147,216 0.93
  • Dolar: 3,6478 0.95
  • Euro: 3,9515 0.65

ABD, Azerbaycan’ı Rusya’ya mı itiyor?

Abdulkadir Özkan

ABD Başkan'ı Obama'nın Türkiye ziyaretinin hemen arkasından bir anda Ermenistan sınır kapısının açılmasının gündeme gelmesi Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini kopma noktasına getirdi. Elbette ilişkiler bir anda bitecek değildir, bitmemelidir. Ancak, iki kardeş ülkenin arasında ortaya çıkan kırgınlık ister istemez farklı arayışlara zemin hazırlamıştır.

Azerbaycan niçin birden bire böylesine bir alınganlık gösterdi?

Bu sorunun cevabının serinkanlılıkla verilmesi gerekiyor. Olay şudur: Türkiye Ermenistan ile sınırını Karabağ'ın Ermenistan tarafından işgali ve Hocalı katliamının arkasından kapatmıştır. Yani Türkiye, Ermenistan'ın Karabağ'ı işgalini ve katliamı protesto için sınırı kapatmıştır.

Ermenistan ile yıllardan beri sorun yaşayan Türkiye sınırı kapatmayı düşünmemişken Karabağ'ın işgali üzerine harekete geçmiştir. Çünkü, Türkiye Azerbaycan'ı kardeş ülke olarak görmektedir. Azerbaycan da Türkiye'ye aynı gözle bakmaktadır. Özellikle de iki halk arasında sevgi vardır.

Böyle olduğu içindir ki Türkiye'nin Ermenistan sınırını açacağı haberleri Azerbaycan'da hayal kırıklığına sebep olmuştur. Halk arasında bir söz vardır, "İnsan sevdiğine kırılır" diye. Çünkü, sevdiğinden kötü bir davranış beklemez. Karşılaştığı zaman da tepkisi ve kırgınlığı sert olur.

Olayın bir diğer boyutu ise Azerbaycan, ABD'nin isteği üzerine Türkiye tarafından terk edildiği duygusuna kapılmıştır.

Karabağ yıllardan beri Azerbaycan toprağıdır. Ermeni nüfus fazla da olsa işgal ile Azerbaycan'ın bir parçası kendisinden kopartılmıştır. Dolayısıyla Karabağ'ın işgalden kurtarılması Azerbaycan için milli meseledir, onur meselesidir. Bu meselede dost ve kardeş bildiği Türkiye'nin her şartta desteğini yanında görmek istemesi de normaldir. Normal olmayan daha ortada açılmış bir sınır kapısı yokken, hatta resmi ağızlarca bir açıklama yapılmamışken Azerbaycan'ın gösterdiği tepkinin aşırlığıdır. Çünkü, Başbakan Erdoğan iki farklı yerde yaptığı konuşmalarda "Karabağ meselesi çözülmeden Ermenistan sınır kapısının açılması söz konusu değildir" demiştir. Buna rağmen Azerbaycan'ın tepkisi sürmektedir ve Devlet Başkanı Aliyev, Rusya'ya giderek Karabağ sorununu bu ülke ile çözecekleri yönünde açıklamalar yapmıştır. Eğer bizim bilmediğimiz ve resmen açıklanmamış başka bir durum yoksa Aliyev'in alınganlığı aşırıdır. Ancak, ABD'nin Ermenistan'a karşı Azerbaycan'ı gözden çıkardığı ve Rusya'nın nüfuz alanına terk ettiği bilgileri Aliyev'e ulaşmış ise o takdirde yeni bir denge ve ittifak arayışı içine girmesini anlamak kolay olur. Türkiye'ye düşende böyle bir yeni ittifakın oluşmasının Türkiye'ye ne gibi zararları olacağını iyi düşünmektir. Çünkü bu yakınlaşma Azerbaycan doğalgaz ve petrolünün Rusya üzerinden pazarlanması sonucuna kadar varabilir .

Peki Obama Türkiye'nin böyle bir dost ve müttefiki kaybetmesi karşılığında ne vaat etmiştir?

Bunu şimdilik bilmiyoruz. Söz gelimi Obama Ermeni soykırımından bahsetmeyeceği sözünü mü erdi? Bunun için Azerbaycan'ı kaybetmeye değer mi? Çünkü, uluslararası arenada verilen sözlerin çoğu zaman unutuluverdiğini biliyoruz. Yani uluslararası ilişkilerin güven üzerine oturması gerekir ama verilen sözler üzerine bina edilmesi doğru olmaz.

Soğuk savaş yılları boyunca dünyanın görünürde iki düşman kutbunu oluşturan ABD ve Sovyetler Birliği arasında paylaşıldığını, iki nüfuz alanına ayrıldığını, iki ülkenin de paylarına düşen bölgeleri kontrol ettiğini ve bu kontrolde iki emperyalist gücün birbirine destek verdiklerini de biliyoruz. Sanki buna benzer yeni bir nüfuz alanları tespiti yapılmış gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. Eğer böyle ise ABD emperyalizmine Türkiye'nin destek vermesi yanlış olur.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.