28 Mart 2017 Salı1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:20Güneş 06:47Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:32Yatsı 20:53
    • 15°C Adana
    • 15°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • 1°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 7°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 11°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 147,082 0.84
  • Dolar: 3,6478 0.95
  • Euro: 3,9515 0.65

CHP'ye anayasa testi

Ahmet Taşgetiren

-Hiç kimse, bu Meclis'in anayasa değiştirme yetkisini tartışamaz.-Hiç kimse, Meclis'in AK Partili milletvekillerinin, anayasa değişikliği için çalışma yapma hakkını tartışamaz.
-Meclis bünyesinde falanca partililer ötekilerden daha çok anayasa yapma, değiştirme yetkisine sahiptir cümlesinin hukuki bir mantığı mevcut değildir.
"Anayasa değişikliği, neden şimdi değil de, seçimden sonra olsun" sorusunun mantıklı bir cevabı yoktur.
Anayasanın üç, beş, on maddesi şu anda değişebilir ise diğerlerinin neden değişemez olduğunu izah mümkün değildir.
Bunlar doğru ise ne CHP'nin ne de MHP'nin anayasa değişikliği konusundaki direnişlerinin makul yanı bulunmaktadır.
Doğru olan nedir?
Doğru olan, Meclis'teki çalışmalara katılmak, yanlış görülen hususları düzeltmek için çaba sarf etmek, düzeltmek mümkün olmamışsa, konuyu halka götürmek ve orada reddini sağlamak ya da Anayasa Mahkemesi gibi başka denetim oylarına başvurmaktır.
MHP'nin, "Anayasa değişikliğini bu Meclis yapmasın" çizgisinin hiçbir makul gerekçesi mevcut değildir. Bu tavır, partiyi bir tür kızağa çekme operasyonudur.
CHP'nin tavrına gelince:
11 veya 14 maddeyi kapsayan 3 konu dışında her şeye varız yaklaşımındaki sorun ne?
Sorun şu:
-Neden o üç konuyu dışlıyorsunuz?
-Neden o 3 konuda bir öneri getirmiyorsunuz?
-O 3 konunun, asla dokunulamaz konular olduğunu mu düşünüyorsunuz?
-O 3 konuda hiçbir aksama olmadığı kanaatinde misiniz?
O 3 konuyu somutlaştıralım:
HSYK'nın üye yapısı?
AK Parti, yargının tüm idari işlerini tanzim eden, terfi, tayin, azil gibi operasyonlar yapabilen ve kararı yargı dışı olan bu kurumun daha geniş temsile dayanmasını öneriyor. Bu kurumun üye sayısı artsın ve oraya, sayıları 11 bini bulan birinci sınıf hakimlerin arasından da üye seçilsin.
Artı, bu kurumun kararları yargıya açılsın.
Bunun neresine itiraz ediyorsunuz?
Parti kapatma maddesi...
AK Parti tasarısı, ilkesel olarak, parti kapatmanın zorlaştırılmasını öneriyor. Buna dair bir öneri geliştirmiş. Siz ne düşünüyorsunuz? Parti kapatma kolaylığı devam mı etsin? Parti kapatmak zorlaştırılsın ama başka yöntemlerle olsun mu diyorsunuz? Parti kapatma gerekçeleri arasında şu olmasın da bu olsun mu diyorsunuz? Bunu söyleyin. Kamuoyu önünde bu konudaki görüşlerinize destek arayın. Neden bunu yapmayıp da topu taca atıyorsunuz?
Anayasa Mahkemesi'nin yapısını ele alalım...
Bu konuda, bizzat AYM üyelerinin talepleri oldu, oluyor. AK Parti, bu konuda da bir öneri hazırlamış. Bunu kabul etmeyebilirsiniz. Ama neden kökten karşı çıkmak yerine, kendi tezlerinizi söylemiyorsunuz?
Yeniden başa mı dönmeliyiz?
Yani "Bu Meclis bazı maddeleri değiştirebilir, bazılarına dokunamaz!"
Evet, Anayasa'nın değiştirilmesi teklif edilemez maddeleri var.
Ama CHP'nin yaptığı itirazlar, değiştirilemez maddelerle ilgili bir değişiklik talebine değil, -çünkü o nitelikte bir talep söz konusu değil- tamamen başka maddelerle ilgili.
Ama CHP, daha önceki 42 ve 10'uncu maddelerin değiştirilmesinde devreye sokulan bir zihniyete oynuyor:
-Bu değişiklikler anayasanın değiştirilmesi teklif edilemez maddeleriyle, -dün laiklikti o, bugün hukuk devleti özelliği oluyor- ilgilidir, öyleyse Meclis, yetkisi olmayan bir değişikliğe soyunmuştur.
CHP'nin, komisyonda sonuçlanan taslağa yazdığı muhalefet şerhinde, bu değerlendirmeye yer veriliyor.
Oysa bu değerlendirme, neredeyse tüm maddelerinde, Meclis'in anayasa değişikliği yapabilme hakkına ambargo koyuyor.
Yani bu yaklaşım bile başlı başına bir sorun.
Yani bu yaklaşım, yasama organının yetkisini ortadan kaldırıyor. Yargı organını yasama yapar hale getiriyor.
Ve bu yaklaşımın derununda, AYM'yi, CHP'nin arka bahçesi gibi görme ukdesi var.
Bunlar normal değil.
Bunlara bir de CHP'nin içinde sakladığı "AK Parti'ye kapatma davası açılması umudu"nu eklerseniz, ortaya bel altı vuruşlar yapan ve Meclis dışında oyunlar kuran bir siyasi organ çıkıyor. Bu güzel mi?
CHP, Meclis içi çalışmayı önemser ve Meclis dışını millet iradesine baskı aracına dönüştürme hesaplarını bırakırsa, Türkiye siyaseti de rahatlayacaktır.
MHP'li Oktay Vural ne dedi:
"-Biz, Anayasa Mahkemeleri'ni iradeye bir tehdit olarak kullanmayız. Önce milletimizin iradesi ortaya çıkmalıdır."
Bu mesaj kime acaba?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.