Utanç Yasası'nda Karar Tarihi Belli Oldu...        İzmir'de silahlı çatışma: 1 ölü, 3 yaralı...        Emniyet'ten Büyükanıt'la ilgili haberlere dava...        Albay Çillioğlunun oğlundan açıklamalar...        T-37 uçaklarının uçuşu durduruldu...        Evlerinin yanışını gözyaşlarıyla izlediler...        Mevlit Kandili İstanbul'daki camilerde kutlandı...        Mardin'de 3 dilde Mevlit programı düzenlendi...        Sudan Devlet Başkanı Beşir'den savaş uyarısı...        Suriye tasarısı oylanacak...        Kız Lisesi’nde ETÖ toplantısı...        "Bildiklerimi Anlatırsam Yer Yerinden Oynar"...        
USD Alış 1.749 USD AlışUSD Satış 1.761 USD SatışEuro Alış 2.292 Euro AlışEuro Satış 2.309 Euro SatışAltın Alış 97.9710 Altın AlışAltın Satış 98.4100 Altın  Satış
 
 
12 R.Evvel 1433

4 Şubat Cumartesi 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Abdullah Büyük - Yeni Akit
2010-04-30

Yeni Anayasa tartışmalarını dinlerken

Çok şey gözümün önüne geldi. Bağıran, saldıran ve hatta milletvekili arkadaşına yumruk atmak isteyen insanları izlerken çok şeyleri içimden geçirdim. Bazen üzüldüm, bazen acıdım. Çünkü acınacak hallerdeydiler.
İzlediğim insanların birçoğu her senenin 17 Ocak’ında Konya’ya gelirler ve şebi arus gecesine katılırlar, hatta dini kavramlarla bağlantılı mesajlar bile verirler.
“Ve ben olduğumdan başka türlü görünenlerden de değilim” mealindeki ayeti hatırladım. “Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol” diyen Mevlana’nın sözü kulağımı çınlattı.
İnanır mısınız, yeni anayasa taslağını dinlerken, toplum için kötü örnek teşkil eden insanların geleceğe yönelik hiçbir projesinin olmadığını da anladım. Ülkesi için, milleti için hizmet edenlerle, milleti kullanan ve istismar edenler için kendilerini bekleyen iki çeşit istikbali bizzat Rabbimizin kelamından öğrendim:
“Doğrusu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara güzel bir gelecek vardır” ilahi vaadi, diğeri ise:
“Ama azgınlara kötü bir gelecek vardır.” Sad suresi: 49 ve 55. Ayetler.
Tabii bu gerçekleri kabul etmek için “Bu ülke için, bu ülke halkı için de ahret vardır” gerçeğine de inanmak gerekir. Zavallı zihniyet inanıyor ki: Bu ülke için ahret yoktur, Eflatun mantığı uygulamada hep söz sahibi olmuştur.
Eğer devleti ve milleti yönetenlerde ahret inancı ve kaygısı bulunmuyorsa, onlar için yapılan her türlü iş ve eylem meşrudur ve doğrudur. Ama Kur’an, konuyu çok farklı bir şekilde ele alır ve gerçeği söyler:
“ Ahirete inanmayanlara biz, o amelleri süsleyip güzel gösterdik. Onlar ilerisini göremezler, bocalayıp dururlar.” Neml suresi/4. Cidden de öyle, bocalayıp duruyorlar. Kullandıkları arabalar sürekli patinaj yapıyor. Bir santim ilerleme kaydedemedikleri için de huysuzlaşıyorlar. Kin ve intikamlarını almak için, akıl almaz plan ve projelere tevessül ediyorlar. Ama ne var ki, bunda da başarılı olamayacaklar. Niçin? Çünkü yaratanın açıklaması, onlarınkiyle kıyas edilemez:
“Onlar yeryüzünde büyüklük taslıyor ve kötü tuzaklar kuruyorlardı. Hâlbuki kişi, kazdığı kuyuya kendi düşer.” Fatır suresi/43.
Burada söylenmesi gereken bir konu daha vardır. Şu imtihan dünyasında, inanan insanlar için gizli plan, tuzak, düzen ve oyun kurmak isteyenler için, kuracakları her sinsi plan, kendileri için süslenir. Çağdaş ambalajlarla sarılır ve benliklerine öyle gösterilir.
“Müminlere karşı yaptıkları sinsi planları süslenip güzel gösterildi.” Rad suresi/33
Aklıselim olan her insan düşünür ve anlar ki bu ülke üzerinde kara bir leke gibi duran 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan ve benzeri tüm girişimler, oyunun, düzenin, tuzakların bir tercümanıdır. Her bir tuzak ve oyun, ülkenin kalkınmasına ve geriye gitmesine sebep olmuştur. Ne var ki kendi cılız fikirleri konuyu saptırmış, ülkeyi geriye götürenlerle ülkeyi parçalamak isteyenleri sanal âlemde sürekli olarak gündemde tutmuşlardır. Ta ki Ümraniye’deki bir evde bulunan bombalara kadar.
Üç asırdır, Allah’a inananları hakir görenler, baskı ve dayatma altında tutanlar, hatta çağın dışına atmak isteyenler bulunsa bile, o şerefli insanları yaratan Allah, hiç de öyle söylemiyor:
“Allah iman edenleri savunur, korur.” Hac/38.
“Allah, iman edenlerin velisi, koruyucusudur.” Bakara/257
Uzun söze gerek yoktur. Kasetler, gizli ses kayıt bantları, kapalı kapılar arkasında hile ve tuzak kurarak, hayatlarını “vur patlasın, çal oynasına” bağlı sürdürenler, şu gerçeğe de lütfen bir göz atsınlar.
“De ki: Allah’ın tuzağı daha süratlidir. Şüphesiz, elçilerimiz kurduğunuz tuzakları yazıyorlar” Yunus/21, Bilmiyorum, daha fazla söze gerek var mı? Kulaklarımızdan kalplerimize giren ilahi sözler, inananların temel sermayesidir. İşte o mutlak gerçekten bir gerçek daha verelim ve bu haftaki mesajımızı tamamlayalım: “Bu gerçeği sana, her şeyden haberi olan Allah gibi hiç kimse haber veremez.” Fatır/14
Biz inananların tek dayanağı Allah’tır. Silah, bomba gibi kuvvetlere dayanmak, inancımızla bağdaşamaz. İtibarını korumuş tüm inananlara selam ve saygılar...

 
 
 
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Gençliğe Hitabe Ayet değil ama…!
Cemal Nar İşte Can Alıcı Sorular
M. Emin Parlaktürk Mevlid-i Nebi ve Salavat Kampanyası
Ali İlbey "Türkülerle de Hüznümüz Allah'adır Bizim"
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Şark Ekspresi'nde cinayet ve Kardan Adam
Mustafa Durdu "Eğitim çökmüş durumda"
 Feyzullah Birışık Sahabe sevdi, gökten müjde indi!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 37
Güneş
7 06
Öğlen
12 25
İkindi
15 05
Akşam
17 32
Yatsı
18 54
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Ali Karahasanoğlu Şaşkın Odatv'li: Kitap (söz), Yunan topundan tehlikeli!
Hasan Karakaya Aydın Doğan, ilk önce benim evime gelmişti... Amaaa!
Abdurrahman Dilipak İskilipli Atıf'ı anmak ve anlamak
Yener Dönmez O bir görev kadını
Ahmet Varol Geçiş Döneminin Sancıları
Yavuz Bahadıroğlu 1950 öncesinde din ve devlet ilişkisi
Serdar Arseven Mustafa Başoğlu... Terörist olsaydı!..
Namık Açıkgöz Anayasa yolunda "Türkiye Günlüğü"
LütfüOflaz'la Sohbet Kalemini satan anasını da satar!
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
Âl-i İmrân Suresi Ayet 85
 
 BİR HADİS
"Kalbinde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır." Ebu Sa'îd der ki: "Kim (bu ihbarın ifade ettiği hakikatten) şüpheye düşerse şu ayeti okusun: "Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz..." (Nisa, 40).
Tirmizî Sıfatu Cehennem 10
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.