Utanç Yasası'nda Karar Tarihi Belli Oldu...        İzmir'de silahlı çatışma: 1 ölü, 3 yaralı...        Emniyet'ten Büyükanıt'la ilgili haberlere dava...        Albay Çillioğlunun oğlundan açıklamalar...        T-37 uçaklarının uçuşu durduruldu...        Evlerinin yanışını gözyaşlarıyla izlediler...        Mevlit Kandili İstanbul'daki camilerde kutlandı...        Mardin'de 3 dilde Mevlit programı düzenlendi...        Sudan Devlet Başkanı Beşir'den savaş uyarısı...        Suriye tasarısı oylanacak...        Kız Lisesi’nde ETÖ toplantısı...        "Bildiklerimi Anlatırsam Yer Yerinden Oynar"...        
USD Alış 1.749 USD AlışUSD Satış 1.761 USD SatışEuro Alış 2.292 Euro AlışEuro Satış 2.309 Euro SatışAltın Alış 97.9710 Altın AlışAltın Satış 98.4100 Altın  Satış
 
 
12 R.Evvel 1433

4 Şubat Cumartesi 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Abdullah Büyük - Yeni Akit
2010-06-11

Zulm ile ülkeler mâmur olmaz

İnsanlık tarihi, zulümde nam yapmış kişi ve devletlerin işledikleri kanlı cinayetlerle doludur. Firavunlar, Nemrutlar, Şeddatlar, Kazıklı Voyvodalar, Şaronlar, Haccac-ı Zalimler, Yezitler ve daha niceleri… Bunların hepsi tarihin karanlık sayfalarında kalmış, nefretle anılan kişilerdir. Yaptıkları zulmün altında kalarak yok olup gitmişlerdir. Çünkü zulüm yok olmaya mahkûmdur. Küfür devam eder, zulüm devam etmez. İsrail ve onun taşeronu Amerika da bu gerçeği bilsin. Onların sonu da bu zalimlerin sonu gibidir.
Zalimler utanmaz ve nankördür. Yahudileri, batının yaptığı zulümden kurtararak onlara rahmet ve merhamet kanatlarını açan Osmanlılardır. Onlar Osmanlı’nın torunlarına minnet borçlarını böyle ödüyorlar. Masumlara karşı yardım eden torunlarını öldürerek teşekkürlerini ifade ediyorlar. İşte İsrail’in bu zalim yöneticilerinin, kendilerine yapılan iyiliğe karşı minnet borçlarını ödeme ve teşekkür etme tarzları bu şekildedir. Kan ve ölüm. Ne insanlık ama!!!
On dokuzuncu yüzyılın başlarında milyonlarca masum insanın kellesi üzerine kurulan komünist Rusya, zulmünü yüzyılın sonuna kadar sürdüremedi ve darmadağın oldu. Çünkü zulm ile âbâd olunmaz. Yani zulüm ile ülkeler mâmur olmaz, toplumlar mutluluğa ermez. Şu anda İsrail, bulunduğu topraklarda korku ve tedirginlikle yatıp kalkmaktadır. Hem kendi huzursuz olmakta, hem de etrafındakileri huzursuz ve mutsuz etmektedir. Nükleer silah üretmeyi kendine meşru görürken İran’ın nükleer silah teşebbüsünden korkup küplere binerek dünyayı ayağa kaldırmaktadır. Bütün bunlar, yaptığı zulmün verdiği korkudur. Ama bu korkunun ecele faydası olmayacaktır. Allahu a’lem, Gazze’ye yardım gemilerine yaptıkları son zulüm, yakın gelecekte onların sonunu getirecektir. Çünkü tarihte bu hep böyle olmuştur. Zalim rejimler ve onların bânileri, erinde gecinde tarihin çöplüğünü boylamıştır. İnşaallah bu çöplüğe giderken, ona güvenerek şımardığı Amerikan babalarını da peşlerine takacaklardır. İnşaallah dünya yeni bir “adalet düzenine” gebedir. Her doğum sancılı olduğu gibi “adalet düzeninin” doğumu da sancılı olacaktır. Dünya adalet gönüllüleri bu zulüm karşısında pes etmemelidir. Bizim kutsal kitabımız, “hak nizam” için “geçmiş milletlerin çektiği sıkıntıyı çekmeden huzura erişilemeyeceğini, cennete ulaşılmayacağını” (Bakara:214) beyan eder. Zalimlerin zulüm bombalarının kendi ellerinde patlaması için, “dünya adalet nizamının” bağlılarının kesintisiz bir gayret içinde olması gerekmektedir. Zulme seyirci kalınarak adalet beklenmez. Adalet seferimiz sürekli olduğu müddetçe, Allah’tan zafer bekleme hakkımız olacaktır. Zulme alkış tutanların yoğun olduğu ve bunları görmezlikten gelenlerin kahir ekseriyette bulunduğu bir dünyayı, Allah kendi haline terk eder. Bu da zulmün uzamasına sebep olur, sürekliliğine değil. Erinde gecinde zulüm karşısında insanlık patlama noktasına gelir ve zalimlerin zulmüne son verir. Firavunlar karşısında Musaları, Nemrutlar İbrahimleri, Ebu Cehiller Muhammedleri, Haçlılar Selahaddin Eyyubileri bulurlar.
İsrail’in zalim yöneticileri şunu da iyi bilsinler ve örnek alsınlar ki, bizin inancımızda; yokluk, kıtlık ve açlık içinde kıvranan, düşman bile olsa, onlara gıda ve insani yardım yapılır. İslam tarihi buna şahittir. Henüz Hudeybiye anlaşması imzalanmamıştı. Mekke şirk devleti ile Medine İslam devleti savaş halinde idi. Mekkeliler, Medine’yi vurmak için fırsatlar kolluyor, Bedir, Uhud ve Hendek savaşları düzenliyor, Medine İslam devleti de bu zulmü püskürtmeye çalışıyordu. İşte böyle bir gerilim ortamında Mekke’de bir kıtlık baş göstermiştir. Mekkeliler, Arap yarımadasının buğday ambarı olan Yemame bölgesinden gıda talebinde bulunmuştu. Yemame Meliki Sümame b. Ûsal da İslam’ı yeni kabul etmişti. Mekke heyetine: “Ben bu talebinizi Rasulullah’a (sav) bildirmeden size hiçbir şey veremem” demiş ve Peygamber Efendimiz’den “Buğday yardımı yapabilirsin” onayı geldikten sonra kıtlık yaşayan Mekke’ye yardımda bulunmuştu. Hatta Rasulullah’ın başkanı olduğu Medine İslam devleti de kıtlıktan kıvranan Mekke’ye, harbî olmalarına rağmen yüklü miktarda altın yardımında bulunmuştu.
İşte bizim tarihimiz bu tür erdemlerle doludur. Biz, insanlık değerleri söz konusu olduğu zaman, bize taş atana gül atmışızdır. Eğer öldürmüşsek, ölmemek için yapmışızdır. Bizim peygamberimiz “Savaşı arzu etmeyin. Ama başınıza gelirse sonuna kadar çarpışın” diyerek barış vurgusu yapmıştır. Adaleti zedelemediği, başkasının inancına saldırmadığı, insanlık değerlerine sahip çıktığı sürece, kendine savaş açmayana savaş açmamıştır. Aç ve kıtlık içinde olanların hep yanında olmuştur. İsrail ve onun yandaşları bunu da iyi bilsin.

 
 
 
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Gençliğe Hitabe Ayet değil ama…!
Cemal Nar İşte Can Alıcı Sorular
M. Emin Parlaktürk Mevlid-i Nebi ve Salavat Kampanyası
Ali İlbey "Türkülerle de Hüznümüz Allah'adır Bizim"
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Şark Ekspresi'nde cinayet ve Kardan Adam
Mustafa Durdu "Eğitim çökmüş durumda"
 Feyzullah Birışık Sahabe sevdi, gökten müjde indi!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 37
Güneş
7 06
Öğlen
12 25
İkindi
15 05
Akşam
17 32
Yatsı
18 54
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Ali Karahasanoğlu Şaşkın Odatv'li: Kitap (söz), Yunan topundan tehlikeli!
Hasan Karakaya Aydın Doğan, ilk önce benim evime gelmişti... Amaaa!
Abdurrahman Dilipak İskilipli Atıf'ı anmak ve anlamak
Yener Dönmez O bir görev kadını
Ahmet Varol Geçiş Döneminin Sancıları
Yavuz Bahadıroğlu 1950 öncesinde din ve devlet ilişkisi
Serdar Arseven Mustafa Başoğlu... Terörist olsaydı!..
Namık Açıkgöz Anayasa yolunda "Türkiye Günlüğü"
LütfüOflaz'la Sohbet Kalemini satan anasını da satar!
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
Âl-i İmrân Suresi Ayet 85
 
 BİR HADİS
"Kalbinde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır." Ebu Sa'îd der ki: "Kim (bu ihbarın ifade ettiği hakikatten) şüpheye düşerse şu ayeti okusun: "Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz..." (Nisa, 40).
Tirmizî Sıfatu Cehennem 10
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.