Utanç Yasası'nda Karar Tarihi Belli Oldu...        İzmir'de silahlı çatışma: 1 ölü, 3 yaralı...        Emniyet'ten Büyükanıt'la ilgili haberlere dava...        Albay Çillioğlunun oğlundan açıklamalar...        T-37 uçaklarının uçuşu durduruldu...        Evlerinin yanışını gözyaşlarıyla izlediler...        Mevlit Kandili İstanbul'daki camilerde kutlandı...        Mardin'de 3 dilde Mevlit programı düzenlendi...        Sudan Devlet Başkanı Beşir'den savaş uyarısı...        Suriye tasarısı oylanacak...        Kız Lisesi’nde ETÖ toplantısı...        "Bildiklerimi Anlatırsam Yer Yerinden Oynar"...        
USD Alış 1.749 USD AlışUSD Satış 1.761 USD SatışEuro Alış 2.292 Euro AlışEuro Satış 2.309 Euro SatışAltın Alış 97.9710 Altın AlışAltın Satış 98.4100 Altın  Satış
 
 
12 R.Evvel 1433

4 Şubat Cumartesi 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Abdullah Büyük - Yeni Akit
2010-06-22

Irkçılık Cehennemi

Bu anlamlı terkibi, sevgili kardeşim Mesut Karaşahan, yeni çıkan kitabına isim olarak vermiş. Tebrikler.
İnsan hakları, totalitarizm ve ırkçılık üzerine yaptığı derinlikli araştırmalarıyla tanınan çok değerli dostum Mesut Karaşahan, Irkçılık Cehennemi kitabında, bizzat gidip yerinde incelediği Güney Afrika’daki Apartheid (ırk ayırımı) uygulamasını merkeze alarak, Avrupa sömürgeciliğine paralel olarak türetilen “modern ırkçılığı”, ya da bir başka ifade ile “beyaz ırkçılığı” çeşitli yönleriyle ele alıyor, sorguluyor.
Amerika’da Ku Klux Klan olarak boy gösteren beyaz ırkçılığının felsefi temellerini Avrupa’da buluruz. İnsan Irklarının Eşitsizliği Üzerine Bir Deneme kitabının yazarı Fransız aristokrat ve diplomat Arthur de Gobineau ile başlayan ırkların fiziki ve kültürel özelliklerine göre tasnif edilmesi şeklindeki ırkçı düşünce, Herbert Spencer’in “Sosyal Darvinizm” teorisi ile bilimsellik süsü kazanacak ve zamanla bir elit ideolojisi ve pratiği olarak “beyaz ırkçılığı” ortaya çıkacaktır. Nihayet ırkçılık, fiziksel özelliklerden fiziksel olmayan nitelikler çıkarma çabası olarak Avrupa’nın sömürge imparatorluklarının hizmetine girecek; İngilizlerin elinde sofistike bir vasıta, öjenik (ırk ıslahı) uzmanlarına başvuran Nazilerin elinde kaba ve çılgınca bir enstrüman olarak kullanılacaktır. (s.17-18) Özetle: “Hangi etiketi taşırsa taşısın, Avrupa kaynaklı ırkçılık; sömürgeciliğin, emperyalizmin, soykırım hareketlerinin, kapitalizmin, liberal ekonomik modellerin ve nihayet aşırı tüketim, israf ve konfora dayalı modern Batılı hayat tarzının ideolojisidir.” (s.22)
Son yüz elli yılda “kendi kendini sömürgeleştirme” yöntemi ile Batılı sistemi ve hayat tarzını aynen kopya eden Jön Türkçü-İttihatçı-Cumhuriyetçi elitimiz, Avrupa kaynaklı ırkçı akımdan etkilenerek, bu süreçte Türkçü ideolojiyi yine Batılıların lojistik desteği ile üretmiş ve resmileştirmiştir…
Bu toprakların dokusuna ve bin yıllık kadim İslami geleneğin özüne taban tabana zıt böylesi bir ırkçı ideolojinin “öteki”sini üretmesi kaçınılmazdı. Öyle de oldu. Yine Batılı temellerden hareketle Kürtçülük ideolojisi türetildi. Ulus devlet doğmasına bağlı Türk ırkçısı odaklarla seküler ideallere sahip Kürt ırkçısı odakların farklı dahili ve harici uzantıları olan kavgası, köklü inanç bağı ve ortak mazi ile birbirine sımsıkı bağlı Türk ve Kürt halkına nice acılar yaşattı, yaşatıyor. Bu anlamsız kavgayı durdurmaya yönelik kardeşlik temelli açılımcı, akılcı çabalar ise, tekrar tekrar alevlendirilen bir kör dövüşe kurban edilmek isteniyor…
Böylece, Türk ve Kürt halkı, -maazallah- “Irkçılık Cehennemi”nin dehşetli anaforuna itilmek isteniyor…
Şemdinli’de 11 Mehmetçiğin manidar biçimde katledilmesi ile doruk noktaya çıkan ırkçı terör, sözünü ettiğimiz bu kör ve anlamsız kavgadan nemalanan “derin güçler”den başkasını akla getirmiyor doğrusu…
Hasan Cemal’in tespitine katılmamak mümkün değil:
“Hem dağda, hem PKK’da, hem Ankara’da, hem devletin içinde barış sözcüğünden hiç hazzetmeyenler vardı. Onlar için her şey namlunun ucundaydı.
Onlar için silah ve şiddet, bir türlü kopamadıkları bir hayat tarzı haline gelmişti uzun yıllar içinde…
Hiç kuşkusuz kolay olmayacaktı bu yürüyüş. Barışı Türkiye’ye çok gören akbabalar, ülke sınırlarının içinde eski deyişle mebzul miktardaydı…
Sonuç malum: Şiddetin mantığı yine galip geldi… Yazık değil mi?..” (Milliyet, 19 Haziran 2010)
Birçok yazarın üzerinde birleştiği yorum ise şu: İsrail, PKK ve Ergenekon karşı atağa geçti.
Öyleyse, Türkiye’yi sıkıntılı günler bekliyor demektir. Birliğimizi ve kardeşliğimizi zedeleyecek ırkçı ve şiddetçi kışkırtmalara karşı son derece dikkatli ve temkinli olma zamanıdır.
Halkımızın kan ve gözyaşları üzerinden kendilerine iktidar üretmeye çalışanlara fırsat verilmemelidir.
Bilinmelidir ki, ırkçılık; şeytani bir duygudur ve son tahlilde benlik ve üstünlük iddiasına dayanır…
İnsanların arasını sürekli bozmak isteyen Şeytan ise, Rabbimizin beyan ettiği üzere, tarihte ilk ırkçıdır:
“Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, ‘Âdem’e saygı için Allah’a secde edin’ dedik. İblis’ten başka hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.”
“Allah: ‘Sana emrettiğim halde secde etmene ne engel oldu?’ dedi. İblis: ‘Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan.’ dedi.” (A’râf, 11-12; Hicr, 29-33; İsra, 61-62 Sad, 75-76)
Hangi nesneden, hangi ana-babadan, hangi soy-soptan yaratılacağını tercih etme imkanı olmayan insanların birbirlerine karşı üstünlük taslamaları Allah’a isyanla ve O’na secde etmemekle eşdeğerdir.
Yazımızı, Mesut Karaşahan’ın “Irkçılık Cehennemi”nde yer alan bir tespitiyle bitirelim:
“Irkçılık, insan ben’inin derinliklerinde yatan gurur ve kibre hitap ettiği ve insanın var olduğu her yerde tekrarlanma potansiyelini taşıdığı kadar, yol açtığı zulüm ve tahribat itibariyle, insanlık onuruna ters düşen uygulamaları ve sürdürülemez durumları da ifade etmektedir.” (s.24)
(Kitap için www.kitappinari.com tlf: 0212 520 98 90)


 
 
 
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Gençliğe Hitabe Ayet değil ama…!
Cemal Nar İşte Can Alıcı Sorular
M. Emin Parlaktürk Mevlid-i Nebi ve Salavat Kampanyası
Ali İlbey "Türkülerle de Hüznümüz Allah'adır Bizim"
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Şark Ekspresi'nde cinayet ve Kardan Adam
Mustafa Durdu "Eğitim çökmüş durumda"
 Feyzullah Birışık Sahabe sevdi, gökten müjde indi!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 37
Güneş
7 06
Öğlen
12 25
İkindi
15 05
Akşam
17 32
Yatsı
18 54
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Ali Karahasanoğlu Şaşkın Odatv'li: Kitap (söz), Yunan topundan tehlikeli!
Hasan Karakaya Aydın Doğan, ilk önce benim evime gelmişti... Amaaa!
Abdurrahman Dilipak İskilipli Atıf'ı anmak ve anlamak
Yener Dönmez O bir görev kadını
Ahmet Varol Geçiş Döneminin Sancıları
Yavuz Bahadıroğlu 1950 öncesinde din ve devlet ilişkisi
Serdar Arseven Mustafa Başoğlu... Terörist olsaydı!..
Namık Açıkgöz Anayasa yolunda "Türkiye Günlüğü"
LütfüOflaz'la Sohbet Kalemini satan anasını da satar!
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
Âl-i İmrân Suresi Ayet 85
 
 BİR HADİS
"Kalbinde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır." Ebu Sa'îd der ki: "Kim (bu ihbarın ifade ettiği hakikatten) şüpheye düşerse şu ayeti okusun: "Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz..." (Nisa, 40).
Tirmizî Sıfatu Cehennem 10
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.