17 Ekim 2017 Salı26 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 20°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • 1°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 106.474 0.23
  • Altın: 151,840 -0.28
  • Dolar: 3,6440 0.37
  • Euro: 4,3033 0.16

Erdoğan'daki "Hayır", Kılıçdaroğlu'ndaki "Evet"

Haşmet Babaoğlu

Seçim mitinglerini, seçim konuşmalarını izledikçe...
Daha iyi anlıyorum.
Statüko, demokratik gelişmeye ve toplumsal barışa karşı var gücüyle direniyor!
Asıl önemlisi şu ki...
Statükoyu sadece yargı kurumları ile sivil ve askeri bürokrasinin rejim üzerindeki vesayetinden ibaret sanmak bu direnci tam olarak anlamayı ve aşmayı engelliyor.
Doğrudur; statükonun "yuva"sı devlettir.
Fakat statükoculuk çok geniş bir "coğrafya"dır. Toplumun çeşitli kesimlerine ve çok derinlere nüfuz etmiştir.



***

Belki siz de benim gibi soruyorsunuz...
Neden Kılıçdaroğlu bazen içinde ürkek bir "Evet"çi varmış hissi uyandırıyor? Onu Tunceli'de başka, Konya'da başka konuşmaya iten şaşkınlığın arkasında ne var?
Neden Erdoğan bazı konularda gizli bir "hayır"cı gibi tavır alıyor?
Bahçeli neden Türkeş'ten bile daha sakıngan ve tutucu bir modelin içine hapsoldu?
Çünkü statükoculuk sadece bürokrasi ve yargı yoluyla değil, kitlelerin zihinlerinde de demokrasiye karşı direniyor!
Erdoğan'ın Diyarbakır konuşmasını beklenenden daha temkinli ve renksiz kılan dinamik bu! CHP seçmeni bazen Önder Sav ve örgütten daha çok ürkütüyor Kılıçdaroğlu'nu! Bahçeli örgütü kaybetmekten korktuğu için kitleleri kaybediyor!
Çünkü siyaset zihinlerimizdeki tutuculukla hesaplaşmaktan çekiniyor.


***

Statükoculuk bir parti değildir.
Statükoculuk bütün partilerdedir.
Halk bir bütün olarak ne seçim sandığında ne genel taleplerini dile getirdiğinde ne de toplumsal hayallerinde statükocu olmamıştır, olmaz.
Ama tek tek herkesin ve elbette siyasetçilerin de içinde bir statükocu gizlenir.
Mesela babalar!.. Şair ve yazar Yılmaz Odabaşı anlatmıştı.
Katlanılmaz işkencelerden geçtiği tutukluluk ve cezaevi süreci bitip evine döndüğünde, babası "devlet aklınızı başınıza getirmiştir" demiş...


***

İşte tam da bu yaygın ve derin statükoculuk nedeniyle...
Türkiye'de demokrasinin...
Çok cesarete ve...
Sivilleşmeye ve...
Adalet duygusunun yeniden tesisine ve...
Mutlaka ama mutlaka barış ortamına ihtiyacı var.
Bu yolda hiç adım atmadan demokrat olmak mümkün mü? Hayır, kuyruklu yalandır bu!
Bu yüzden matematikçi Ali Nesin'in Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin İzmir'deki Anayasa paneline gönderdiği açıklamadaki şu sözlerini çok anlamlı buluyorum: "Bir adım atmayı, hiç adım atmamaya yeğlediğim için referandumda evet diyorum."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.