Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

İşgüzarlığın böylesi!

İşgüzarlığın böylesi!

Pazar gecesi Trabzon'da oynanan Beşiktaş maçında çok ilginç bir olay yaşandı. İkinci yarıda Ernst çıktı; Bobo girdi. Fakat daha sonra öğrenildi ki; Beşiktaş kenar yönetimi aslında Aurelio'yu oyundan alıp Bobo'yu sahaya sürmeyi düşünmüş. Değişiklik kağıdı hazırlanmış ve maçın dördüncü hakemi Hakan Ceylan'a verilmiş. İşte ne olduysa bu dakikada olmuş. FIFA kokartlı eski hakem Hasan Ceylan'ın oğlu Hakan Ceylan da bu değişiklik kağıdı eline ulaştığında kenar yönetimine "Bir Türk oyuncu çıkıyor, yabancı giriyor. Bunu yapamazsınız. Zira sahada 7 yabancı olacak" diyerek uyarıda bulunmuş. Sana ne kardeşim? Senin böyle bir görevin var mı? Dördüncü hakemin oyuncu değişikliğindeki görevi hakemi uyarmak, yedek oyuncunun teçhizatını kontrol edip sahadaki oyuncu oyun alanından çıkmadan yedeğini sahaya sokmamaktır. Bir dördüncü hakem böyle bir işgüzarlığı niye yapar? Yarın bir gün, bir başka dördüncü hakem böyle bir uyarıyı yapmazsa sorumlusu kim olur? 7 yabancı sahada olduğunda cezayı hükmen yenik sayılacak kulüp mü öder, yoksa buna müdahale etmeyen dördüncü hakem mi?

YA BEŞİKTAŞ KAZANSAYDI...
Çıkan Aurelio, giren de Bobo olduğunda her şey çok kolay. Çünkü ikisinin de neredeyse çocukluklarını biliyoruz. Ama yarın bir gün, Süper Lig'de diğer takımlarda böyle bir oyuncu değişikliği yaşandığında bir dördüncü hakemin çıkan ve giren oyuncuların milliyetini bilmeme olasılığı var. Ya o maçı Beşiktaş kazansaydı ne olacaktı? Bugün Trabzonspor bangır bangır bağırmayacak mıydı? Ya da Hakan Ceylan karışmasa, Trabzon 1-0 kazandığı maçı 3-0 almış sayılmayacak mıydı? Bugünkü 1- 0 sonrasında sezonun ikinci yarısında İstanbul'daki maçı Beşiktaş 2-0 kazanırsa, sonra da iki takım sezonu aynı puanla 1-2 bitirirlerse Beşiktaş ikili averajla rakibini geçmeyecek mi? Hakem sıralamayı etkilemiş olmayacak mı?

BU MHK İLE BU KADAR
Oğuz Sarvan ve Yüksel Okçuoğlu'nun hakemleri ancak bu kadar yapıyor. Karabük'te G.Saray iki büyük hakem hatasıyla maçı kaybediyor. Hakemler yine şanslı. Çünkü G.Saray yönetiminin konuşacak yüzü yok. Takım o kadar kötü oynuyor ve öylesine büyük problemler birbirini takip ediyor ki; hakemlere reaksiyon gösterecek enerjileri bulunmuyor. Adnan Polat hakemi ancak "Bostancılık yapar" diyerek eleştirebiliyor. Fırat Aydınus'a dönüyoruz. Maç 2-0 oluncaya kadar farklı, bu dakikadan sonra ise çok daha farklı bir yönetim sergiliyor. G.Birliği Teknik Direktörü Doll işe uyanıyor ama neyi değiştirebilir ki? Buca maçında hakem Suat Arslanboğa tarih yazıyor. Bir kartlık pozisyonda yankesici tarafından cüzdanı çalınmış bir adam gibi ceplerini karıştırıp sarı kartını arıyor ama bulamıyor. Gidiyor yardımcısından alıyor. Manisa maçında Özgür Yankaya diziyle kalecisine pas veren oyuncuya düdük çalıyor. Kaleciye pasa hükmedebilmek için pasın sadece ayakla yapılması gerektiğini bile bilemiyor. İşte Sarvan'ın hakemleri bu. Aslında Mahmut Özgener geçen sezon sonunda MHK'yi görevden alacaktı. Ve bunu bazı basın mensupları ve yakın çevresine açıkladı. Ama sonra ne oldu, neler gelişti de, Sarvan ve arkadaşları görevlerine devam edebildiler? Bu koskoca bir soru işareti.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Çakar Arşivi