Mevlüt Özcan

Mevlüt Özcan

Kazancın helâl yolu ticaret

Kazancın helâl yolu ticaret

Muhterem Müslümanlar!..

Rızkımızı kazanma yollarından biri de ticarettir. Rızkı temin için gayret sarfetmek farz-ı ayndır. Bu helâl ve haram hudutları için olursa ibadete dönüşür. Mü'minler ticaretle meşgul olmalıdırlar.
Aziz cemaat!...

Peygamber (s.a.s.) Efendimiz: "Rızkın onda dokuzunun ticarette "(1) olduğunu beyan buyurmuşlardır. Bir başka hadislerinde: "Doğru sözlü ticaret erbabı ahirette peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraber olacaktır" (2) buyurmuştur.

Demek oluyor ki, kazanç yollarının en kârlı olanı ticarettir. Ticarete atılacak kimse İslâm'a göre alış-veriş usûlünü öğrenmesi farz-ı ayndır. Bunu öğrenmez ise ticaretine haram karışır. Haram ateştir. Müslümanın amelinin sevabını yakar. Haram ile beslenen vücut fesat makinası olur, şerre çalışır. Rasûlullah (s.a.s.) Efendimiz "İnsanların yedikleri yiyecekler, amellerin tohumudur" buyurmuştur. Helâl rızık helâl kazancın ürünüdür.

Ticaret bir vurgunculuk mesleği olarak düşünülmemelidir. Ticaret, normal kazançlarla halka hizmet etmek meziyeti ve Allah'ın rızasını kazanma gayesi olarak yapılmalıdır. Aksi halde nice kimselere zulüm edilmiş hakları gasbedilmiş olunur.
Muhterem mü'minler!..

Bakara suresinin 19'uncu ayetinde ticaret medh edilmiştir. Ticarette yalan, entrika yolunun hakiki kâr yolu olmadığı ayette tenbih edilmiştir. Bunun için kârlı ve helâl kazanç ancak dinin esaslarına tâbi olmaya bağlıdır.

Ticarette yemin doğru için bile olsa yasaktır. Peygamberimiz bir hadisinde mealen şöyle buyurur:

"Sizler alış-verişte çok yemin etmekten sakının. Çünkü yemin etmek mala revâc sağlar ama sonra da onu mahveder." (3)

Birisi çarşıda satış sırasında: "Bu malın bedeline müşterinin vermediği bir bedel verildiğini..." yemini-billah ile müslüman bir müşteriyi iknaya çalışmıştı. Bu vak'a üzerine Al-i İmran sûresi 77'inci ayeti nazil oldu.

Ayetin meâli şudur:

"Allah'ın kitaplarındaki peygamberlere iman sözünü ve kendi yeminlerini az bir menfaate değişenlerin ahirette hiçbir nasibi yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmaz. Onları temize çıkarmaz. Onlar için elim bir azab vardır."

Ölçü ve tartıda doğruluk ticaret erbabının başta gelen görevleri içindedir. Rasûlullah (s.a.s.) Efendimiz ölçen tartanlara şöyle buyurdu:

"Siz iki önemli iş başına getirildiniz. Sizden önceki milletler bu husustaki ilâhi emirlere riayet etmediklerinden helâk oldular." Zamanımızda insanlığı hêlake götüren sebeplerin içinde ölçü ve tartıdaki ihanetler de vardır.

Mü'minler, her ne şekilde olursa olsun kazanmayı değil, helâl ve haram hudutlarına riayet etmeyi esas alırlar.

Çünkü helâl ve haram hudutları dinin temelini teşkil eder.

Enes bin Malik (r.a.) Rasûlullah (s.a.s.) Efendimize bir defasında şöyle sordu:

"Ya Rasûlulah!.. Ben duaların kabulünü isterim.

Bunun yolları nelerdir?" Efendimiz şu cevabı verdi:

"Ya Enes!.. Helâl kazan duan kabul olur. Kim ağzına haram bir lokma sokarsa, kırk gün duası kabul olmaz." (4)
Muhterem Cemaat!...

Hz. Ömer (r.a.) ticaret yapacakları şeriatı bilip bilmedikleri hakkında imtihan eder, şeriatı bilenlere ticaret yapmaları için müsaade ederdi. Ve derdi ki: "Bir kimse kendine lâzım olan bilgilere sahip değilse çarşılarımıza gelip ticaret yapmasın.."

Pazarlarda malın iyisini tezgahının önüne koyup arkasından çürükleri dolduran pazarcılar halkı aldatmanın hesabını nasıl vereceklerdir. Kazandıkları haramın kendileri saran cehennem ateşi olduğunu bilmelidirler.

Çarşılarda pazarlarda mal satmak için bağırıp çağırmak dinimize göre haramdır. Böyle yapanlar günah işliyorlar.

Peygamberimiz bir hadisinde: "İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, kişi, kazancının helâlden mi haramdan mı olduğuna aldırış etmeyecektir." buyurmuştur. Geçmişte ticaret erbabı, yanlarında mutlaka bir din âlimi bulundururlardı. Yapılacak alış-verişlerin dinimize uygun olup olmadığını o âlimlerden öğrenmeden iş yapmazlardı.

Şimdiki ticaret erbabı ise dini müşavir değil de mali müşavir bulunduruyorlar. Ticarette ziyan etmek, laik kanunlara göre cezalandırılmamak için muhasebeci, mali müşavir, hukuk müşavirine başvurmayı ihmal etmeyenler İslâm'a aykırı kazançlarının ceza durumlarını nasıl savacaklar? Bunlar, Allah'ın cezasına çarpılma korkusunu niçin hesaba katmazlar?
Muhterem Cemaat!

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: "Tüccarda şu dört haslet bulunursa kazancı hayırlı olur:

1- Malı alırken onu yermemek.

2- Satarken, malı medhetmemek.

3- Alış verişte hile yapmamak

4- Yalan yere yemin etmemek."

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mevlüt Özcan Arşivi