21 Ocak 2017 Cumartesi22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:51Akşam 18:15Yatsı 19:39
    • 8°C Adana
    • 2°C Adıyaman
    • 0°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • -1°C Amasya
    • 1°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 5°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,627 -1.10
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Modernlikle baş etme yöntemi: Anakronizm

Akif Emre

İdeolojilerin gerçekte moderniteyle baş edebilmek için geliştirilmiş siyasal programlar olduklarını söyler Wallerstein. Ve devam eder: işte bu nedenle, her birinin bir özneye yahut temel siyasal aktöre ihtiyaçları vardır.. Sosyal teorinin kapsamına giren bu tartışmanın yansımaları belki çok alakasız gibi görünen bir alanda, Müslüman duyarlılığını öne çıkaran kesimlerde farklı biçimde yaşanıyor olması ilginç.

Geçen yüzyılın başlarında iyice alevlenen kaynaklara dönmek, ilerlemek, düşmanın silahıyla silahlanmak gibi tezlerle yola çıkan bugün modernist olarak nitelenen akımlara yöneltilen en büyük eleştiri, tarihsel tecrübeyi yok saymasıydı. Batının ilim ve fennini alıp ahlakını reddetmek şeklinde formüle edilen bu modernist tavır olanca anakronizmine rağmen gizli bir 'ilerlemeci tarih' tasavvuruyla da malüldü. İnsanlığın ilim ve fenle hep ileriye yani iyiye doğru gittiği ön kabulü sadece batıcı aydınlarda değil Osmanlı Müslüman aydınlarda da revaçta idi. Söz gelimi medeniyeti tek dişi kalmış canavara benzeten Mehmet Akif'in şiirlerinde de zaman zaman uc verir bu düşünce.

Bugün karşı karşıya geldiğimiz sorunlara Müslüman aydınların geliştirdiği cevaplara bakarak bir asır öncesi yaşanan tecrübenin neresinde olunduğu konusu düşünmeye değer. Sömürgeci yüzüyle tanıştığı batı uygarlığı karşısında aceleci bir çırpınışla çıkış bulmak, adeta kurtuluş reçetesi peşinde koşan dönemin İslamcı aydınların eklektik ve anakronik olmak gibi önemli kusurları vardı. Bugünden geriye bakıldığında bu tecrübenin yaşanmış olmasının önemi daha iyi anlaşılıyor.

İslam dünyasını kurtaracak formülasyonu tarihin biriktirdiği yüklerden kurtularak, kaynaklara dönerek bulan, her türden tarihsel tecrübeyi yok sayan sosyal gerçeklikleri, geleneği önemsemeyen bu romantik yaklaşım bugün aşılmış durumda. Kaynakları daha iyi anlamaya çalışırken tarihi tecrübeyi yok saymayan, toplumsal realiteyi göz önüne alan soğukkanlı yaklaşımlarla yeni arayışların gerçekleşme imkanı ortaya çıktı en azından.

Ne var ki, postmodern bir durumu yaşamaya başlayan Türkiye'de Müslümanca duruş sahibi olma çabasındaki kesimler iki zıt cephede tavır alırken ortak yöntemlere başvuruyor olmaları ilginç. Açalım: özellikle kadın bedeni üzerinden yapılan tartışmalar "modernite ile baş etmek sevdasındaki ideolojilerden" biri yani feminizm üzerinden yürütülüyor olması tam da Wallerstein'lik bir durum.. Modern dünyaya kafa tutmak adına feminizt teoriden ödünç alınmış kavramlarla, liberal bireycilikten beslenen durumalışlar söz konusu. Bu tavrın anakronizmi yüzyıl öncesinin yaklaşımından hiç de farklı değil. Tarihi birikimi, yaşadığı sosyal gerçekliği yok sayan bir aydın tavrı her kapıyı açan bir maymuncuğa dönüşüyor.

Bunun karşısında duran, moderniteyle hesaplaşmayı göze alanlarda da benzer bir anakronizm kendini gösteriyor. Feminizme yelken açan söylemin, modernliğin getirdiği çalkantının sonuçlarını görmezden gelerek kaynaklara inerek meydan okuma çabası... Biri geleneği, tarihi birikimi yok sayarak anakronizme düşüyor, diğeri bu savrulmaya yol açan hayatın gerçeklerine gözünü kapıyor. Referans sistemine başvurmada yöntem olarak her iki taraf anakronizme düşüyor.

Modern dünyayı anlamakla modern dünyanın argümanlarına sığınmak arasında temel fark var. Biri anlamaya çalışır ve ona kendi değerler sisteminden çözümler üretirken tarihselliğin de geleneğin de farkındadır. Diğeri moderniteyle baş etmekten çok onunla uzlaşmayı seçer, değerlerini ona uydurur. Bir bakıma modernliğin muhafazakarıdır. Kadının konumunu feminizmden ödünç kavramlarla açıklamaya çalışmak, radikal görüntüsüne rağmen modernitenin parantezi içinde düşünmektir. Kadını ve erkeği parçalayan, bütüncül bir kainat, insan, tanrı anlayışından mahrum bir eklektik çıkıştır. İnsanın yeryüzünde işgal ettiği yerin bilincinde olması, nasıl bir insan tipi önerdiği sorusuna verdiğimiz cevapla yakından alakalıdır. Başa dönecek olursak, "moderniteyle baş etmenin aracı ideolojiler" derde şifa olmadığı gibi, onunla baş etme adına ortaya çıkan yöntemler de Müslüman zihinleri modernliğin parantezine sıkıştırıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.