23 Ocak 2017 Pazartesi25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:53Akşam 18:17Yatsı 19:41
    • 1°C Adana
    • 0°C Adıyaman
    • -5°C Afyon
    • 3°C Ağrı
    • -4°C Amasya
    • -3°C Ankara
    • 2°C Antalya
    • -5°C Artvin
    • 2°C Aydın
    • -3°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,538 0.01
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Amerikan çocuğu

Engin Ardıç

Yazıya oturdum, haberini aldım, dağıldım. Artık bu yazıdan hayır gelmez. Konumuz da "Amerikan çocuklarıydı", işe bak...
Hayır, Ankara bozkırından çıkıp İstanbul görmeden New York görmüş matbuat yavşakları değil tabii.
Gerçek Amerikalılar. Tarihsiz ve dipdiri, iyimser ve bön, hoş ve boş, "kitsch" ama kendinden çok emin, yüzeyde ama yaratıcı, cahil ama her yeniliğe açık insanlar. Dünyanın her yanında babasının çiftliği gibi gezinen, Murat Belge'nin deyimiyle "komşu çiftliğe yavuklusunu görmeye giden yanaşma" kadar rahat, ama birçok ülkede kendisine gösterilen tepkiyi hatta nefreti de bir türlü anlayamayıp şaşan saf insanlar...
Dalgamı geçmeyi hiç ihmal etmeyecektim: Virgin Atlantic Airlines bir anket yapmış. Yolcuların hosteslere en çok sorduğu sorular...
En çok sorulan soru: "Camı açabilir misiniz?"
Sonra da, "motorlar çok ses yapıyor, acaba kapatabilir misiniz?"
"Duşları gösterebilir misiniz" diyen de var, "uçakta MacDonalds var mı" diye soran da.
"Barbie bebeğime masaj yapabilir misiniz?" diye soran da var, hanımın yaşı belirtilmemiş. Sekiz olsa gerek ama otuz sekiz de çıkabilir.
Hani bizim Münih-İstanbul uçağı inişe geçince torbalarını toplayıp çıkış kapısına doğru ilerleyen gurbetçilerimize hiç boşuna küfür etmeyiniz. Ampul kafalıları gidip de Amerika'da görünüz. (Yolu göze alamıyorsanız eski başkanları George W. Bush'un resmine de bakabilirsiniz.)
Amerika'da, seçimde oyunu kime vereceği sorulunca "my husband knows" diyen kadınlar vardır, "beyim bilir"... Abartmıyorum, televizyonda kendi kulağımla duydum.
Oradan lafı Jack LaLanne'a getirecektim...
"Sağlık gurusuymuş" bu herif... Fransız kökenli görünüyor, Louisianalı falan olsa gerek.
Doksan altı yaşında ölmüş. Maşallah.
"İnsan yapımı ve lezzetli yemekleri sadece çiğneyip tükürürmüş"... Öyle dermiş...
Hayatı boyunca spor yapmış, sigarayı ağzına sürmemiş. Kahvaltılarda yumurtanın beyazını, bir de soya sütüyle yulaf ezmesi ve meyve yermiş, bir bardak da et suyu içermiş.
Davar gibi yaşadıktan sonra doksan altı değil yüz seksen altı yıl yaşasan neye yarar, diyecektim.
Jack LaLanne doksan altı yıl yaşamış da ne yapmış, hangi becerileri görülmüş, kime ne faydası dokunmuş? Bizim en şarlatanımız bile "fındık yiyin" deyip hiç olmazsa Giresun'a destek oluyor.
Ahilleus hepi topu yirmi altı yıl yaşamış ama üç bin beş yüz yıl sonra bile tanınıyor, diye ukalalık edecektim.
Küt diye ölüm haberi geldi.
Defne Joy Foster, bizim yağmur yağınca camdan bakan "Arap kızı"...
Otuz iki yaşındaydı, çocuğum yerinde.
Tanıdığımda da yirmi yaşında yoktu bile.
"Kunta Kinte'nin torunu" diye dalga geçerlerdi, Star televizyonunun makyaj odasında öbür çocuklar... Alabama'da babaannesi vardı, ara sıra ona giderdi.
Hep gülerdi, hep neşeliydi, Amerikan "dinamizmiyle" Türk çaçaronluğunun mükemmel bir bileşkesiydi, cıvıl cıvıldı. Çok şeker, çok cici bir kızdı. Son zamanlarda birtakım dandik yarışma programlarına katılırmış, haberim yoktu.
Bu yaşta öldü. Tuğrul Şavkay elli iki yaşında, bir başka sınıf arkadaşım Şadan Tecmen otuz beş yaşında, sıra arkadaşım Salih Attila on yedi yaşında.
Ben de iki gün önce elli dokuzu bitirdim, altmışa girdim.
Hayatta olduğuma gizlice sevinecektim, hesapça. Muhasebe falan yapacaktım.
Ne yazının tadı tuzu kaldı, ne ağzımın.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.