24 Ocak 2017 Salı25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:45Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:54Akşam 18:18Yatsı 19:42
    • 11°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • -1°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 9°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 84.208 1.40
  • Altın: 147,192 0.25
  • Dolar: 3,7769 0.44
  • Euro: 4,0596 0.51

Öğrencilere dev kıyağımdır

Engin Ardıç

Sınavdan önce sabahlayan öğrenciler kötü, oysa mışıl mışıl uyuyanlar daha iyi notlar alıyorlarmış... Uykusuz kalmak enayilikmiş yani... Amerika’da yapılan bir araştırmanın sonucu.

Efendim? Hayır, bu yazıda Fazıl Say yok.

“Bizim zamanımızda” da vardı sabahlayanlar, ilaç falan da kullanırlardı. Biz de onlara acımayla karışık küçümsemeyle bakardık.

Bendeniz yalnız sınav öncesi değil “genelde” hiç ders çalışmadığım için, öğrenim hayatım hep birilerine acımakla geçti!

Ders çalışmadan da sınıf geçebileceğimi daha ilkokul sıralarında anladığım için kendimi hiç sıkıntıya sokmadım, Galatasaray’ı da bitirdim Boğaziçi’ni de... Çok çeşitli işlere girdim çıktım, her boyadan boyadım ama çalışma hayatımda hiçkimse de “lise ikide fizikten kaç almıştın” ya da “lise üçte kimyadan kaçla geçmiştin” diye sormadı... (Aslına bakarsanız, “getir ulan şu diplomalarını da görelim, bakalım kıtır mı atıyorsun” da demedi.)

Üniversite ayrı. Şimdi orada öğrendiklerimizi kullanıyor, örneğin “eğer biz bu işi biliyorsak CHP asla tek başına iktidara gelemez” diyoruz, bu sefer meslekdaşlarımız düşman kesiliyorlar!

Çocuklar... Şakayı bir yana bırakırsak, size çok önemli, çok çok önemli bir “tüyo” vereceğim... İsterseniz ağabey nasihati, dilerseniz amca öğüdü olsun...

Nasıl ders çalışırsınız? Yani, çalışma “tarzınız” ve “temponuz” nedir?

Sözlü olsun yazılı olsun, sınav yaklaşınca, yani yumurta kapıya gelince, oturup sınav kapsamına giren konuları gözden geçirmek şeklinde, değil mi? Hoca “nerelerden” soracaksa, biriktirip biriktirip sonra da hafızlama. Türk yöntemi.

Öyle yapmayacaksınız.

O gün hangi dersler verildiyse, o günün akşamı, o gün öğrendiklerinizi gözden geçireceksiniz. Yani, sıcağı sıcağına.

Sonra bunları yeniden çalışmanıza gerek kalmayacak! Hafızanıza çakılacak, zihninize yerleşecek çünkü.

Bunu deneyin, göreceksiniz sınav için ayrıca çalışmaya hiç gerek olmayacak! Çünkü “hemen tekrar” yöntemiyle “zaten biliyor” olacaksınız.

Bu, Amerikan yöntemidir.

Özellikle İngilizce öğrenme sürecinde kullanılan ve bana da Sheldon Wise, Larry Fisher ve Charles Gilchrist gibi kıymetlerini şimdi anladığım çok değerli hocalarım tarafından aşılanan bu yöntemi, diğer bütün derslere de uygulayabilirsiniz.

Amerikan emperyalizmi aşağılıktır ama “seçmeli ders”, “sınıf geçmek için ortalamanın bir üstü not almak” gibi kavramları bulmuş olan Amerikan eğitim sistemi bombadır bomba!

Örneğin “curve” uygulamasıyla kopya çekmenin de önüne geçmiştir bu sistem. Yanında oturan yüksek not alırsa bunun sana zararı dokunur, dolayısıyla ona kopya vermezsin...

Sınıf geçmek için de on üzerinden beş almak yetmez, altı alacaksın! Adam olmak için, ortalamada kalmayacak, onun hiç olmazsa azıcık üstüne çıkacaksın... “Ortalama insan” yetiştirmeyi pek seven Türk eğitim sistemine ne kadar aykırı...

Elbette “bireyci” bir sistemdir, öğrencinin bir okul numarası bile yoktur, öğrenci de bireydir çünkü. Orada kulak çeken, tokat atan, küfür eden öğretmen de hem haber olur, hem kendini hapisanede bulur. Sapık değilse böyle bir şey yapmaya da kalkışmaz.

Evet çocuklar... Son dakikada “hafızlamaya, ineklemeye” paydos.

O gün hangi dersten ne öğrendiyseniz akşam onu şöyle bir gözden geçireceksiniz, başka da bir şey yapmanıza gerek kalmayacak.

Alışkanlıklarınızı değiştireceksiniz, önceleri belki azıcık zorlanacaksınız ama inanın bana, değecek.

Deneyin ve Engin amcanıza dua edin.

Ana babalar da lütfen çocuklarına bunu uygulatsınlar. Bana müteşekkir kalacaklar.

Gördükleri gibi, ara sıra faydalı yazılar da yazmıyor değiliz...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.