Merve Kavakçı İslam

Merve Kavakçı İslam

Yeni bir sayfa

Yeni bir sayfa

Yeni bir dönem... yeni bir sayfa... bu vatanın bütün insanlarına hayır getirmesi temennisiyle... AK Parti oyları yüzde elli... CHP oyları yüzde yirmialtı... MHP oyları yüzde onüç... Yeni bir sayfa. Umarım yeni anayasanın hazırlanışı bölünmüşlükleri ortadan kaldırır, farklılıklar bir kenara itilir, bu ülkenin tüm insanlarına iyilik getirecek yeniliklere imza atılarak yola devam edilir. Diktatoryal eğilimleri içinde barındıran 61, 82 anayasalarından iz kalmaz, değer ve önceliklerimize yakışır bir eser ortaya konur. Birlik ve beraberlik içinde.
İktidar Erdoğan’ın son başbakanlık dönemine de girmiş oldu böylece. Bundan sonra onu ya Başkan ya da Cumhurbaşkanı olarak göreceğiz Allah dilerse. Zaman içinde bu sürecin nasıl şekilleneceğine hep beraber şahit olacağız. Bu arada kesin olarak azami aciliyetle yapılması gereken işler, düzeltilmesi gereken hatalar var. Hükümeti aksiyona davet etmek, yanlışlara işaret etmek her birimizin görevi. Birinci mesele eğitim. Milli Eğitim Bakanlığı ne işle iştigal ediyor anlamakta güçlük çekiyorum. Hiç şüphesiz bir şeyler yapıldı. Dizüstü bilgisayarlar, akıllı tahtalar, elektronik kitaplar... hem de eskiden olduğu gibi sadece seçkin sınıfın çocuklarına değil, herkese! Kürdü, Türkü, Abazası, Çerkezi, Doğusu Batısı fark etmeksizin herkese! Bunları görmezden gelemeyiz. Ancak. Okullarda ne oluyor! Devlet okulları. Özel okullar. Neler oluyor. İzah edeyim. Aylardan Mayıs... İki öğrenci... Anneleriyle konuşuyorum. Biri üniversite sınavına hazırlanıyor. İstanbul’un köklü Fransız okullarından birinde okuyor. Annesine nasıl olduğunu sorunca iyi diyor ve ekliyor o da evde. Evde? Okul bitti mi. Hayır ama sınava hazırlandıklarından gelmeyebilirsiniz diyor hocaları, evde ders çalışıyor... Okey. Anlamakta zorlanıyorum ama hadi neyse... Okul varken niye öğrenciden evde kalması istenir bilmem. Okul böyle bir şeyi nasıl promote eder onu da anlamam ama haydi neyse, eski köye yeni adet diyelim... Diğer öğrencinin annesi de aynı şeyi söylüyor. O da evde. Daha ilköğretim dördüncü sınıfta. O niye evde! Okul bitti sayılır diye evde. Okul, öğrenciye gelmenize gerek yok dediği için evde. O da bir başka özel okulda!! Durum bu Türkiye’de. Milli Eğitim’e bağlı okulların halidir bu. Bilemem, belki devlet okullarında vaziyet daha farklıdır. Belki beklenen ciddiyete oralarda daha çok rastlanır. İnsanlar imkanları el veriyorsa daha iyi eğitim alsın diye çocuklarını özel okullara yollamak isterdi eskiden. Nisbeten kalabalık olmayan küçük sınıflar, eğitmenden özel ilgi ve okul imkanları göz önünde bulundurularak... Şimdi düşünmek lazım kendilerinden beklenen eğitimi vermeyen eğitim kurumlarının hedefi nedir diye eğitmek öğretmek değilse... Bir ton da para almalarına rağmen...
İkinci mesele yine eğitim. Eğitim okulda verilir. Verilmeli. Yoksa okula ne ihtiyaç var. Bu ülkede son on yılda temel eğitimin ana makinesi haline gelen dershaneler de neyin nesi öyleyse. AK Parti iktidarının bir ürünüdür bu yayılmacı dershaneler. Eğitim adeta okullardan bu kurumlara kaydırılmıştır. Her çocuk dershaneye gitmelidir sanki. Eskiden gerekirse imtihan öncesi, mesela üniversite sınavı öncesi takviye niyetiyle gidilirdi gidilirse dershaneye. Gerçi o zamanlar sınav denince tek bir sınav vardı o da üniversiteye giriş içindi, şimdiki gibi her adım başı imtihan yoktu. Yarış atına dönüştürülen çocuklar azınlıktaydı. Şimdi dershaneler koşuya at yetiştiriyor her yerde hiç istisnasız. Okullar da sayfiye yerine dönmüş durumda adeta... O zaman okula ne hacet... dershaneleri okullaştırın iş bitsin. Okullar olmasa Milli Eğitim ne de iyi yönetilirmiş ya... tam da o noktadayız herhalde.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Merve Kavakçı İslam Arşivi