Selimiye'yi yeniden inşa etmek

Selimiye'yi yeniden inşa etmek

O artık bir usta. Şimdi ondan bir Selimiye inşa etmesini bekliyoruz. Yeni, sağlam, göz kamaştırıcı, kalıcı ve muhteşem bir eser. Ne tesadüf! Sinan'ın kalfalık eseri Süleymaniye'nin restorasyonu yeni tamamlanmıştı. Şimdi gözlerimiz Selimiye'de.


Bütün bir şanlı tarihin zirveye yerleşen eserinde. Kalfalık ve ustalığın farkı Sinan'ın Süleymaniye ve Selimiye'de taşa verdiği biçimde görülür. Süleymaniye bir dağ gibi güçlü, saygılı ve etkileyici yükselir, sizi içine alıp kucaklar. Selimiye'de şevket ve zarafet yekvücut karşınızda durur. Maddenin kanunlarına meydan okuyan o cesaretin ve dehanın önünde saygı ve hayranlıkla eğilmek düşer bizlere.

Bizimki aklın ve gönüllerin mimarisi. Önce o mimari gerekli. İnşallah, Türkiye ustalık işi bir esere dönüşecek.

Mimarbaşımız işini doğru yapıyor. Kavgada dövüşmesini, masada uzlaşmasını iyi biliyor. Başbakan'ın vizyonu güven veriyor. Balkon konuşmasında iki kere Osmanlı coğrafyasına mesajlar verdi. Demek ki ustalık döneminde sadece Türkiye değil, bütün bir kardeş ve dost coğrafya bu imar faaliyetinden hissesine düşeni alacak. Başbakan'ın hemen önünde Suriye var. Suriye'deki kan duracak. Başbakan bunun için harekete geçecek. Taşa kazınan ayak izlerimizi takip edecekler.

Başbakan kendisine oy vermeyenleri de kucakladı. Yeni anayasaya, yani Yeni Türkiye'nin imarına herkesi davet etti. Kırıp döktüklerini samimî şekilde tamir etti. Yeni sayfayı şu cümlelerle açtı: "Ret ve inkârı bitirdik. Asimilasyonu bitirdik ve bitiriyoruz." Demek yapılacak işler var.

Türkiye'nin her yerinde var olan, Türkiye'nin her yerini kucaklayan ve 'yaratılanı, yaratandan ötürü sevdiğini' söyleyen bir lider, ahenkli ve sağlam bir eser, tam usta işi bir eser vücûda getirebilir. Elbette tek başına değil.

Bu seçimlerde bir ilk gerçekleşti. İlk defa sivil toplum, sivil bir gayret ile bu mimarinin önünü açtı. Bu yeniliği kavramak için 'sivil' tabirini, artık doğru kullanmamız lâzım. 'Sivil', 'siyasal' olanın karşıtıdır, 'askerî' olanın değil. Askerî vesayet düzeni tarihe gömülürken biz de 'sivil' kelimesini aslına uygun kullanmaya başlayacağız.

Siyasetin dışında, siyasî partilerin bünyesi dışında bir toplum seferberliği gerçekleşti. Sivil örgütler inisiyatif üstlendiler. Örgütlendiler ve kampanyalar yürüttüler. Konferanslarla, broşürlerle, adam adama ilişkilerle seçime müdahil oldular. Bir siyasî partiyi değil, hukuku ve demokrasiyi savundular. Askerî vesayet düzenini tarihe gömmek, devlet içindeki çetelerin iflahını kesmek için seçimde taraf oldular. Sessiz, derinden ve tevazu ile çalıştılar. Ve sonuç üzerinde etkili oldular. Bir şeyi ispat ettiler: Halk örgütlü biçimde, kendi geleceğine ve iradesine sahip çıkıyor. Etkileyici bir sivil inisiyatif geliştiriyor.

Selimiye için çok şey lâzım. Önce inanç, sonra gayret ve farklı alanlarda işinin ustaları. Taş ustasından demirciliğe, marangozluktan çiniciliğe kadar genel bir seferberliğe ihtiyaç var. Mimar Sinan'ın yeteneksiz bir marangozla çalışması mümkün müydü? Selimiye'de gördüğünüz Kütahya çinileri, Mimar Sinan'a müsavi bir ustalığın eseri değil mi?

12 Haziran seçim sonuçları açıkça anlatıyor. Bu ülkede artık usta bir halk var. Zenginlik, refah, huzur ve itibar için ayağa kalkmış bir halk. Her biri tek tek işini çok iyi biliyor ve yapıyor. Yüksek bir özgüvenle ve geleceğe inanarak işine koyulmuş bulunuyor.

Erdoğan'ın ustalık dönemi başlıyor. 12 Haziran'da sandığa tam usta işi iradesini koyan bir halkın lideri olarak.

Hep birlikte yeni bir Selimiye inşa edeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi