29 Mayıs 2017 Pazartesi4 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:34Güneş 05:29Öğle 13:09İkindi 17:05Akşam 20:35Yatsı 22:21
    • 19°C Adana
    • 16°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 10°C Ağrı
    • 12°C Amasya
    • 10°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 13°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,647 -0.09
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

Görüşmeyi değil sonucu tartışmak gerekir

Abdulkadir Özkan

Her olayda olduğu gibi sızdırılan PKK-MİT görüşmesinde de tartışılması gereken değil, görüşmenin kendisi tartışılıyor. Bir başka ifade ile böyle bir görüşmenin yapılmasının doğru mu yanlış mı olduğu ön plana çıkartılıyor. Özellikle CHP ve MHP olayı bir devlet zaafı, PKK'ya prim verilmiş gibi takdim ediyor. Elbette olayın bu boyutu da tartışılabilir. Görüşmenin medyaya sızdırılan bölümü içinde PKK'ya taviz verildiği, devletin itibarının zedelendiği gibi bir husus varsa bunun üzerinde durmak gerekir. Ancak, olayı "Devlet terör örgütü ile nasıl görüşür?"

Penceresinden ele almanın fazlaca bir anlamı yoktur.

Terörle mücadele bir taraftan sürdürülürken dolaylı bir takım görüşmeler yapılarak barışın sağlanmasına katkıda bulunulabilecekse yapılan görüşmeyi sadece görüşme yapıldı diye eleştirmek doğru olmaz diye düşünüyorum. Görüşmelerden barış yönünde bir sonuç alınabilmiş midir? Yani görüşmelerin barışa katkısı olmuş mudur? sorularının cevabı sanıyorum tartışılması gereken esas husustur.

Hemen belirteyim ki 27 yıl boyunca terörle emniyet güçlerinin yaptığı mücadeleden istenen sonuç alınamamıştır. Bunun nedenleri ayrı bir yazı konusudur. Bazılarının dediği gibi hiçbir sonuç alınamamıştır yaklaşımı da doğru değildir. Ancak, terör devam ettiğine göre tam başarı sağlanamadığı da ortadadır. Bu noktada devlet arabulucuların katılımı ile görüşmede yarar görmüşse bunu eleştirmenin anlamı yoktur.

Kaldı ki bugün gelinen noktada barışın görüşme yoluyla sağlanması yönünde hiçbir ümit kalmamış, havadan sınır ötesi harekat yürütülürken karadan da harekat başlatılması gündemdedir. Bunun için gerek Irak yönetimi gerek Kuzey Irak Kürt bölgesi idarecileri ile temaslar sürmektedir.Yani görüşmelerden sonuç çıkmamıştır. Niçin çıkmamıştır, görüşmeler nerede tıkanmıştır? Terör örgütü ne gibi isteklerde bulunmuştur? sorularının cevabı önem taşımaktadır. Belki görüşmelerin zamanı uygun düşmemiştir. Kaldı ki her görüşmeden istenen sonucun alınmasını beklemek doğru olmaz. Hatta terör örgütünü barışa zorlayacak etkili bir mücadele verilememiş olabilir. Eğer böyle ise dolaylı ya da doğrudan görüşme talebinin karşıdan gelmesini sağlayacak etkili mücadele şarttır. Bir bakıma terör örgütü barış için kendisini mecbur hissetmelidir. Kaldı ki terör örgütü ile yapılan görüşmelerin içeriği değil ama görüşme yapıldığı daha önceden medyaya sızdırılmış, konu iktidar ile muhalefet arasında tartışmaya yol açmıştı. Hatta karşılıklı açıklamalarda iş hakaret boyutuna kadar varmıştı. Görüşmenin içeriğinin medyaya yansıması CHP ve MHP'de adeta haklılıklarının tescili gibi karşılandı. Bu arada Başbakan Erdoğan, "Biz Hükumet olarak görüşmediğimizi söyledik. Devlet görüşebilir" gibi bir açıklama yapmıştır. Sanki görüşmeyi yapanlar hükumetten habersiz görüşmüşler gibi bir görüntü verilmeye çalışılmıştır ki yanlıştır. Hükmet devletin icra organı olduğuna göre ondan habersiz ve bağımsız bir görüşmenin hiçbir anlamı olamaz. Çünkü, eğer bir barış ortamı sağlanacaksa işi sonuçlandıracak olan hükumet değil midir?

Ne ise muhalefet olayı farklı bir boyuttan ele alıp iktidara yüklenmek için sızdırılan görüşmeyi malzame olarak kullanmaya kalkışınca Başbakan daha önce böyle bir görüşme olmadığını açıklamasının sebebini devlet-hükumet ayrımı ile izaha çalışmıştır. Aslında bunlara hiç gerek yoktur. Görüşmenin de ihanet gibi algılanması yanlıştır. Ama, görüştünüz de ne sonuç aldınız demeye herkesin hakkı vardır ve buna karşılık iktidarında bu soruları cevaplandırması gerekir. Bu sorulara şu anda her şeyin ortaya dökülmesi doğru olmaz karşılığı da verilebilir. Ancak, görünen o ki iktidar öncelikli olarak terörü görüşmeler yoluyla bir takım demokratik istekleri karşılayarak sonuçlandırmak istemiş, bunun için bazı bürokratları görevlendirmiştir. Belki görüşmelerin sonuçsuz kalması hükumete olayın bir takım demokratik talepleri yerine getirerek çözüme ulaştırılamayacağını göstermiş olabilir. Bir diğer ifade ile terörün hedefinin bir takım demokratik hakları elde etmekten ibaret olmadığını, çok daha ileri boyutları olduğunu göstermiştir ki bu sonuç bile görüşmenin faydalı olduğunu gösterir. Artık terörü demokratik taleplerin karşılanması ile sonuçlanmayacağını göstermiştir.

Bize göre daha işin başından beri terörün demokratik isteklerin karşılanması ile bitmeyeceği belliydi. Ama, sorumluluk mevkiinde bulunanların bütün yolları denemesi gerekebilir. Basına sızdırılan görüşmede bunun bir adımını oluşturmuş olabilir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.