17 Aralık 2017 Pazar26 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:43Güneş 08:16Öğle 13:07İkindi 15:24Akşam 17:45Yatsı 19:12
    • 13°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • -7°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • -1°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 109.330 -0.31
  • Altın: 155,894 -0.46
  • Dolar: 3,8638 -0.70
  • Euro: 4,5501 -0.72

Depremde yıkılan ve yıkılmayan binalar

Abdulkadir Özkan

Her depremin ardından söylenenler Van depreminin ardından da aynen tekrarlanıyor. Yine daha fazla kazanmak için malzemeden çalınmış. Çürük binaların çökmüş fotoğrafları ile kaplı televizyon ekranları ile gazete sayfaları. Dileğimiz bu görüntü ve söylemlerin son olması. Ancak, insanoğlunun para hırsı devreye girince ortaya yine çürük binalar çıkacaktır. Özelliklede paranın tek değer olarak topluma sunulduğu, insanların sahip oldukları maddi değerler ölçüsünde itibar gördükleri bir toplumda sanıyorum para hırsının önüne geçmek bir yana frenlemek bile mümkün olmayacaktır. Elbette her şeye rağmen bunu önlemenin bir yolu vardır. Bunun yolu hırsızlığa izin vermemek, malzemeden çalınmış binaların kullanıma açılmasını önlemektir. Aslında Marmara depreminin ardından bunu sağlamak için yasal düzenlemeler yapıldı ve bağımsız yapı denetim firmaları oluşturuldu. Yasa ile denetimleri doğru dürüst yapmayan firmalara da ağır cezalar getirildi. Elbette bu uygulama yeni yapılar için geçerliydi ve eski yapılar varlıklarını koruyordu. Yıkılıp yerlerine yenilerinin yapılmasının faturası ağır olacağı için de eski binaların fazlaca üzerlerine gidilmedi. Gidilmediği içinde her depremin ardından aynı şeyleri tekrarlayıp duruyoruz. Sanki uzayı ilk defa keşfediyormuş gibi aynı şeyleri tekrarlamadan usanmıyoruz da.

Toplum olarak ortak temennimiz her depremin ardından yaşananların ders ve bunun son olmasıdır. Halbuki bu iş temenni ile halledilemez. Tüm kurumlar üzerlerine düşeni yapmak durumundadırlar. Yapmayanlardan kesinlikle hesap soracak mekanizmaların işlemesi gerekiyor. Herkesin yaptığının yanına kaldığı bir toplumda insanların daha fazla kazanma hırsını frenleyemezsiniz. Hele birde kapitalist anlayışı tek doğru olarak insanların beyinlerine yerleştirirseniz bu işin içinden çıkamazsınız.

Bu noktada Van depreminde TOKİ konutlarının yıkılmamış olmasına dikkat çekmek istiyorum. Özel şahıslar günü birlik kazançlar peşinde koştukları için kullanılmaması gereken malzeme kullanmakta bir sakınca görmüyorlar. Ama yaptıkları binalar ilk depremde yerle bir oluyor ve enkazların altında canlar kalıyor, pek umursamıyorlar. Bu manzara karşısında çöken binaları yapanların vicdan muhasebesi yapıp yapmadıklarını bilemem ama yapanların büyük bir bölümü de sanıyorum kendilerine bir takım haklı gerekçeler icat edeceklerdir. Bir dostumun ifadesiyle insanoğlu gerekçesini bulmadan günah işlemez. Demek istediğim o ki TOKİ konutları son depreme dayandığına göre diğerleri de dayanabilirdi eğer malzemeden çalınmamış olsaydı. Bunu söylerken tüm konutlar her depreme dayanabilir diyor değilim. Sadece gerekli tedbirlerin alınmasında ihmalin bulunduğuna dikkat çekiyorum. Biz gerekli tedbiri alırız ondan sonrası bize ait olmaz. Yapanlar da sorumlu tutulmaz.

Dileriz gerçekten çürük binalar konusunda Van depremi bir milat olur. Üç kuruş fazla kazanmak uğruna bir takım kimseler çürük binalara insanları doldurmazlar.

Mekanın Cennet Olsun Nazır Kardeş

Pazartesi akşamı telefonuma gelen mesaj ile ahirete intikal ettiğini öğrendiğimde geçmiş gözümün önünde canlandı. Çoktandır görüşemiyorduk. Genel Merkeze ve Gazeteye uğramıyordun. Aslında ben de biraz uzaklardaydım. Rahatsızlandığını Ferhat'tan (Koç) öğrendim. Doğrusu öleceğini de hiç aklıma getirmemiştim. Nedense insan tanıdıklarına ölümü konduramıyor. Gazeteye her uğradığında seni güldürebilmek için şakalar yapardım. Sende karşılık verirdin. Ama doğum gibi ölüm de bir gerçek. Hepimizin gideceği yer orası. Başta eşin ve çocuklarına sabır sana da rahmet diliyorum. Allah mekanını Cennet eylesin Kardeşim...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.