Yılmaz Öztuna

Yılmaz Öztuna

Nüfusumuz 7 milyar

Nüfusumuz 7 milyar

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, 31 Ekim 2011 günü Dünya nüfusunu tam 7 milyar kişi olarak ilan etti. 11 Temmuz 1987’de de Dünya nüfusunun tastaman 5 milyara yükseldiğini bildirmişti. Demek 24 yıl yani çeyrek asır içinde tam 2 milyarlık bir artış gerçekleşti.
1930’da 2 milyar olan Dünya nüfusu, 1950’de 2.5 milyara ulaşmıştı. Demek 1950-1987 arasındaki 37 yılda 2.5 milyardan 5 milyara çıkarak nüfus tam bir misli katlanmıştı. Bugün dünya nüfusu 1 saniyede 1 bebek doğarak çoğalıyor.
Halbuki Mîlâd sıralarında 300 milyon nüfusla yaşıyorduk ki, bunun 80 milyonu Roma cihan imparatorluğuna aitti. Aşağı yukarı bugünki Türkiye nüfusu kadar. 1453’te Orta Çağ’ı kapatıp Yeni Çağ’a girdiğimizde Dünya nüfusu ancak 400 milyonu bulmuştu. Yani 15 asırda (yüzyılda) dünya nüfusunda ancak 100 milyon kadar bir artış olmuştu. 1900 yılına ise 1.5 milyar nüfusla girdik.
Normal üstü artış (taux de croissance), daha çok yoksul ülkelerde görülüyor. Ülkeler, gayri safi millî gelir yanında, mükemmellik ve refah devleti olmak bakımından bilhassa kişi başına (per capita) düşen meblağ ile değerlendiriliyor. Dünya nüfusunun aşağı yukarı 5’te 1’i Çin’de, bir o kadarı Hindistan’da yaşıyor. Çin son yılda gayri safi millî hasılada Japonya’yı 3.’lüğe düşürerek millî gelirde Dünya 2.’si oldu. Ama kişi başına gelirde 1 Japon = 11 Çinli durumundadır. Yani bir Japon, bir Çinli’den tam 11 (on bir) misli daha müreffeh (refah içinde) hayat yaşıyor. GSMH’da Dünya 2.’si Çin, kişi başına gelirde 200 devlet arasında dünya 94.’südür.
Çin, Dünya tüketiminin (harcamalarının) ancak yüzde 3’ünü tüketiyor. ABD yüzde 36’sını, Avrupa Birliği gene yüzde 36’sını (ikisi birden yüzde 72) harcıyor. Bu dengeleri pas geçip jeostratejik hesaplar yapanlar, kendilerini yanlış sokakta buluverirler. 2050 yılı için Dünya nüfusu 9.3 ve 2100 yılı için 10 milyar tahmin ediliyor. Yılda 80 milyon bir artış var. Bu nüfusu yaşatmak için Arz’ın doğal kaynakları yok edilmek derecesinde kullanılabiliyor. Hava, deniz, toprak kirliliği tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor.
Bir ailede ortalama 2 çocuk olduğu takdirde nüfus durağandır (ne azalıp ne çoğalır). Avrupa kıt’asında hemen hemen böyle. Ortalama 3 çocukla hafif ve makul bir artış sağlanıyor. Sayın Başbakanımız’ın 3 çocukta ısrarının sebebi budur. Türkiye nüfusu bugün Rusya ve Almanya’dan sonra Avrupa’da 3.’dür. Halbuki yakın yıllara kadar İngiltere, Fransa, İtalya’dan çok az nüfusumuz vardı. Başbakanımız, bugünki dengeyi koruyalım istiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yılmaz Öztuna Arşivi