17 Ekim 2017 Salı27 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 31°C Adana
    • 23°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 13°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 19°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 29°C Aydın
    • 23°C Balıkesir
  • BIST: 107.478 0.94
  • Altın: 151,228 -0.40
  • Dolar: 3,6615 0.48
  • Euro: 4,3022 -0.03

Toplumu Yıkan Kanunlar

M. Şevket Eygi

Bireylerin (fertlerin) başlıca dört çeşit kan grubundan birine mensup ve sekiz ana karakterden biriyle karakterli oluşları; beyaz, siyah, sarışın, esmer, uzun boylu, kısa boylu, çekik gözlü olmak gibi çeşitliliklerin bulunduğu şu dünyada ülkelerin ve halkların da kendilerine mahsus özellikleri vardır.

Halkların kimliklerini, karakterlerini, kültürlerini değiştirmek mümkün değildir.

Norveçlilere uygun elbise bedenleri Türk halkına uymaz.

Kanunlar ve nizamlar da böyledir.

Her ülkenin kendi medenî kanunu ve ceza kanunu vardır.

Bugünkü Türk Medenî Kanunu ve Türk Ceza Kanunu bizim sosyal yapımıza, kimliğimize, kültürümüze, toplumsal karakterimize uygun değildir.

Kaç defa yazdım, bir kere daha tekrar etmeme izin veriniz:

Bugünkü Medenî Kanun ve Ceza Kanunu Türkiye'yi çökertir.

Medenî Kanun, toplumun temeli olan aileyi yıkıyor, Ceza Kanunu toplumu yıkıyor.

Türkiye halkı sosyal ve kültürel sağlığını ve dengesini yitiriyor.

Artık bir tek halk yok, halklar var.

İç barış ve toplumsal mutabakat berhava edilmiştir.

Bir tasarı hazırlandı, Meclis'te müzakere edildi ve kanunlaştı... İş o kadar ucuz ve kolay değildir.

İsveç'te, İsviçre'de tıkır tıkır işleyen bir kanun, Türkiyenin temellerini dinamitleyebilir.

Bize, toplum yapımıza, karakter(lerim)ize, millî kültür ve kimliğimize uygun, millî ve yerli kanunlar lazımdır.

Soruyorum:

Zinayı suç olarak kabul etmeyen bir Ceza Kanunu bize uyar mı?

Uyduğunu kim iddia edebilir.

Zina suç sayılmamalıymış, zina yapan kadınlar ve erkekler cezalandırılmamalıymış... Avrupalı böyle düşünse de biz düşünemeyiz.

Boyu 170 santim olan zayıf bir kimseye, 190 boylu, iri vücutlu bir adamın elbiselerini giydirirseniz neye benzer? Soytarıya değil mi?

41 numara ayakkabı giyen birinin ayaklarına 45 numara kundura giydirirseniz Şarlo'ya benzemez mi?

Toplumumuzda vahim çatlaklar, ârızalar başlamıştır. Son Abant toplantısında, her yıl 100 bin çocuğun suç işlediği belirtildi. Çocuklarımız ve gençlerimizin büyük bir kısmı raydan çıkmıştır.

Koskoca delikanlı, yaşı 17 yıl küsur ay... Evlense çoluk çocuğu olacak. Geziyor, tozuyor, her şeyi yapıyor; kanun bunu çocuk sayıyor. Olur mu böyle şey?

Suçluları gerektiği gibi cezalandırmayan bir Ceza Kanunu, suçların patlamasına sebep olur.

Zinayı suç saymayan bir Medenî Kanun ailenin çökmesine, ardından toplumun çökmesine sebep olur.

Suç işlemeye meyilli olanları korkutarak, suç işlenmesini önleyemeyen bir kanun, Ceza Kanunu değil, Yıkım Kanunu olur.

Depremler oluyor, binalar yıkılıyor, insanlar ölüyor ve çürük binaları inşa eden, onlara ruhsat veren şahıs ve kurumlar cezalandırılmıyor.

Bu ne biçim hukuk sistemidir ve yargıdır?

Türkiyeyi kurtarmak ve yükseltmek istiyorsak, Avrupayı bırakmalı, kendimize uyan kanunlar yapmalıyız.

Bu konuda bize örnek olacak ülkelerin başında Singapur gelmektedir.

Orada Batı demokrasisi yok ama adalet var, sosyal adalet var, nizam intizam var, çok geniş, engin bir din ve kimlik hürriyeti var, çoğulculuk var, çeşitlilik var, millî gelirin âdil şekilde paylaşımı var, âqil bir idare var.

Bunlar anarşik ve sahte bir demokrasiye tercih edilmez mi?

Zinanın serbest olmasını savunanlara bunları anlatmak ne kadar zor.



* (İkinci yazı)

Maydanoz Beye Mektup

Muhterem Maydanoz beye... Selam ve ihtiramdan sonra... Mektubunuzu aldım, itirazlarınızı ve tenkitlerinizi küfür etmeden nazik ve kibar bir şekilde yazdığınız için size teşekkür ediyorum.

Memlekette büyük gelişme, kalkınma, ilerleme olduğunu beyan buyurmuşsunuz. Elhak doğrudur. Lakin bir husus kaydetmeyi unutmuşsunuz. Bu kalkınmanın, gelişmenin, ilerlemenin bir kısmı hayırlıdır, bir kısmı ise hayırsız ve kötüdür.

Ankaradan Konya'ya artık hızlı trenle bir buçuk saatte gidiliyormuş... Bu gerçekten teknik bir başarıdır. Eyvallah, ne güzel...

Lakin kötü gelişmeler ve ilerlemeler de var.

Mesela: Seks, fuhuş, zina, çıplaklık konusunda çok kötü, ama gerçekten çok kötü bir gelişme, ilerleme, çağdaş uygarlık ufuklarına füze hızıyla yükselme görülüyor. Güçlü fuhuş mafyası yurdun her yerinda fuhşu ve zinayı geliştirip büyük bir sektör haline getirmiştir.

Bu da bir gelişme ve ilerlemedir ama kötüdür.

Türk ekonomisi çok kalkındı ama bu bir israf ekonomisidir. Biz Müslümanlar israfı kesinlikle iyi görmeyiz. İsraf iyidir diyen kâfir olur.

Yurdun her yeri yüksek binalarla doldu. Artık Müslüman halkın büyük kısmı, bahçeli evlerde değil, az veya çok yüksek apartmanlarda, yüksek binalarda oturuyor. Bu yükselme iyi bir yükseliş değildir.

Otomobil konusunda da büyük kalkınma var. Ülkemiz lüks, pahalı, gösterişli, gurur ve kibir verici otolarla doldu. Bu da Kur'ana, Sünnete, Şeriata, İslam ahlakına ve bilgeliğine göre kötüdür. İhtiyaç ise elbette herkesin otomobili olacak ama bunlar aşırı lüks, aşırı pahalı olmayacak. Çünkü Kitabımız, Peygamberimiz (Salat ve selam olsun ona), Şeriatimiz, gerçek büyüklerimiz lüksü, gösterişi, sefahati, gururu, kibri yasaklıyor, iyi görmüyor.

Türkiye o kadar kalkındı ki, günde 4,5 milyon ekmek çöpe atılıyor, israf ediliyor. Bu da bir zenginlik ve kalkınma ama şeytanî bir zenginlik ve kalkınma.

Zenginlik artarken, teknik ilerlerken, ekonomi yükselirken Müslüman halkın namaz kılma nispeti pek düşük. Bendeniz yüzde on diyorum, yüzde 3,5 diyen de var. Demek ki, Müslümanların yüzde 90'ı, dinimizin en büyük amelî emri ve temel ibadeti olan namazı terk etmiş. Kur'anımız kötü bir toplum için "Onlar namazı terk ettiler, şehvetlerine uydular" buyuruyor.

Kadın konusunda İslamî bakımdan ilerleme mi var, gerileme mi? Çıplaklık arttı, fuhuş arttı, artık yeni Ceza Kanununda zina suç değil, yurdu ağ gibi saran yasal ve resmî genelevler harıl harıl faaliyette. Hattâ bunların imparatoriçesi Madam Matild Manokyan'a bir ara resmî devlet törenleriyle vergi rekortmeni ödülü ve beratı verilmişti. Bu da bir kalkınmadır sayın Maydanoz beyciğim...

Yurdun her yeri okullarla doldu, bir ordu kadar öğretmen var, öğrenci sayısı 10 milyonun üzerinde. Millî eğitim konusunda kalkınma var ama nasıl bir kalkınma?.. Hayra yönelik bir kalkınma mı, şerre yönelik bir kalkınma mı? Çağ dışı, millî kimlik ve kültüre zıt bir eğitim sistemi hayırlı mıdır, şerli midir?

Sözü uzatmayayım sevgili Maydanoz'cuğum, kuralı beyan edip satırlarıma son vereyim:

Bir Müslümanın gözünde ve vicdanında Kur'ana, Sünnete, Şeriata, İslam ahlakına, İslam'ın dünya görüş ve nizamına ters düşen bütün kalkınmalar, ilerlemeler, gelişmeler kötüdür, şerlidir, fenadır, hederdir

Baki selam ve ihtiram...

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.